Sivas’ın kuzeyinde, Kelkit Vadisi üzerinde konumlanan Koyulhisar, tarihi geçmişi ve coğrafi yapısıyla dikkat çeken ilçeler arasında yer alıyor. Antik dönemlere kadar uzanan yerleşim geçmişine sahip olan ilçe, Roma döneminde önemli merkezlerden biri olurken, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de varlığını sürdürdü. Ancak bu köklü geçmiş ve doğal zenginlikler, günümüzde turizm açısından yeterince değerlendirilebilmiş değil.
Karadeniz ile İç Anadolu arasında bir geçiş noktası olan Koyulhisar, iklimi ve bitki örtüsüyle bölgesinde farklı bir konumda bulunuyor. Çam, köknar, meşe ve gürgen ağaçlarıyla kaplı geniş ormanlık alanlar ilçeye eşsiz bir doğal görünüm kazandırırken, temiz havası ve yüksek oksijen oranı sağlık turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor.
İlçenin en dikkat çeken değerlerinden biri ise yaylaları. Koyulhisar genelinde toplam 48 yayla bulunuyor. Bu yaylalar, hem geleneksel yaylacılık kültürünü yaşatıyor hem de rekreasyonel turizm için büyük bir potansiyel barındırıyor. Ancak bu potansiyelin büyük ölçüde atıl durumda olduğu ifade ediliyor.
Özellikle Eğriçimen Yaylası, yaklaşık 500 yıllık geçmişi, su kaynakları ve gelişmiş yapısıyla öne çıkarken; Sarıçiçek, Arpacık ve Kengercik yaylaları da doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Buna rağmen yaylalarda turizmin planlı ve sürdürülebilir şekilde geliştiğini söylemek zor.
Bölgeyi çevreleyen dağlar, doğa sporları için elverişli alanlar sunarken; Tekke Deresi, Dipsiz Göl ve Yedigözeler gibi doğal alanlar da önemli cazibe merkezleri arasında yer alıyor. Tüm bu zenginliğe rağmen ilçede turizmin büyük ölçüde bireysel girişimlerle sınırlı kaldığı görülüyor.
Uzmanlara göre Koyulhisar’ın en büyük sorunu, sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin yeterince tanıtılamaması ve planlı turizm yatırımlarının eksikliği. İl merkezine uzaklığı nedeniyle Sivas’tan farklı bir turizm karakterine sahip olan ilçe, aslında Karadeniz turizm modeliyle daha uyumlu bir yapıya sahip.
Yetkililerden ve yatırımcılardan beklenen adımların atılması halinde Koyulhisar’ın, yayla turizmi başta olmak üzere doğa turizminde önemli bir merkez haline gelebileceği ifade ediliyor.
Tüm bu özellikleriyle Koyulhisar; tarihiyle, coğrafyasıyla ve 48 yaylasıyla büyük bir potansiyel barındırmasına rağmen, hâlâ keşfedilmeyi ve hak ettiği değeri görmeyi bekliyor.