Türk Dünyası Ankara'daki Tarihi Zirvede Güç Birliği Mesajı Verdi
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde Beştepe Millet Sergi Salonu'nda gerçekleştirildi. "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen üst düzey toplantıda, üye ve gözlemci ülkelerin liderleri ortak gelecek vizyonunu şekillendirmek üzere bir araya geldi. Cumhuriyetin 103. yıl dönümü kutlamalarının hemen ardından icra edilen zirvede Türkiye, teşkilatın dönem başkanlığını Azerbaycan’dan resmen devraldı.
Zirvenin açılışında katılımcı liderlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak kültürel mirasın ve kardeşlik bağlarının altını çizerek birlik ruhuna vurgu yaptı:
"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur."

Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanlığı ile Yeni Vizyon
İsmail Gaspıralı’nın tarihi ülküsünden esinlenen zirve temasının derin bir anlam taşıdığını ifade eden Erdoğan; dilde birliğin iletişimi aracısız kılmak, fikirde birliğin ortak vizyon üretmek, işte birliğin ise kararları somut başarılara dönüştürmek olduğunu belirtti. Türkiye'nin başkanlık döneminde kurumsal kazanımların pratik çıktılara evrileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir. Bu anlayışla Türkiye olarak Teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan'dan devralıyoruz."
Dönem başkanlığı süresince halklar arasındaki seyahat kolaylıklarının artırılması, kültürel ve sportif projelerin çoğaltılması ile aile kurumunun korunmasına ağırlık verileceği kaydedildi. Erdoğan ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekerken, Türkmenistan'ın en kısa sürede tam üye olarak teşkilat çatısı altında yer alması yönündeki arzusunu dile getirdi.
Bölgesel Barış Arayışı ve Kritik Ticaret Koridorları Gündemde
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kafkasya'daki normalleşme sürecine tam destek verdiklerini belirterek Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış görüşmelerinin kalıcı huzur için büyük bir fırsat teşkil ettiğini kaydetti. Orta Doğu'daki gelişmelere ve Filistin meselesine de değinen Erdoğan, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulması gerektiğini, Gazze'ye insani yardımların ve imar faaliyetlerinin ivedilikle ulaştırılmasının hayati olduğunu aktardı. Bölgedeki ticari entegrasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma akslarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."

Dijital Gelecek ve Siber Güvenlik Alanında Stratejik Adımlar
Konuşmasında çağın getirdiği teknolojik gereksinimlere geniş yer ayıran Erdoğan; siber güvenliğin en az sınır güvenliği kadar kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Üye ülkeler arasında siber iş birliği mutabakatının süratle yürürlüğe girmesi gerektiğini hatırlatan Erdoğan, ortak uydu projesi, ortak dijital ticaret platformu ve Türk dili yapay zekâ modeli geliştirme çalışmalarının hız kesmeden sürdürüleceğini ifade etti:
"Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zeka ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz."
Geniş katılımlı zirve, liderlerin tarihteki 16 Türk devletini simgeleyen bayraklar önünde çektirdiği aile fotoğrafı ve Ankara Bildirisi'nin kabul edilmesiyle sona erdi.