reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Sivas Sivas’ta Yaşlılar Nasıl Uzun ve Mutlu Yaşar?

Sivas’ta Yaşlılar Nasıl Uzun ve Mutlu Yaşar?

Sivas Numune Hastanesi’nde görevli Gerontolog Gökçe Tan, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında yaşlılık ve aktif yaşlanma konularında açıklamalarda bulundu.

MUHABİR: Haber Merkezi

Sivas’ta Yaşlılar Nasıl Uzun ve Mutlu Yaşar?

Tan, aktif yaşlanmanın modern dünyada kadim ölümsüzlük arzusunun dönüşmüş hali olduğunu belirterek, “Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan hayatı anlamlı, katılımcı ve onurlu şekilde geçirmek” dedi.

Tan, yaşlı bakımına dair tarihsel örnekler de paylaştı: “Sivas’ta kurulan Darülreha, Anadolu’daki ilk huzurevi olarak önemli bir mirasa sahip. İnsanlık tarihinin en eski destanlarından Gılgamış Destanı, ölümsüzlük arayışını konu alır. Benzer şekilde Anadolu kültürlerinde Lokman Hekim’in Şahmeran’dan ölümsüzlük ilacı öğrendiği rivayet edilir. Ancak ölümsüzlük mümkün olmadığında, toplumlar yaşlı bireylere nasıl yaklaşacağını şekillendirmiştir. Antik Yunan’da yaşlı bakımı yasalarla güvence altına alınmış, bakmayan çocuklar cezalandırılırken, şehirlerde bakım hizmetleri sağlanıyordu. Oğuz Boyları’nda ise yaşlılar bilge ve saygın kişiler olarak görülüyordu. Selçuklular döneminde Sivas’ta kurulan Darülreha da yaşlıları koruyan ilk kurum olma özelliğine sahipti.”

Gerontolog Tan, yaşlılığın tıbbi ve sosyal boyutlarına dair gelişmeleri de anlattı: “Orta Çağ’da İbn-i Sina, yaşlılık dönemine özgü bedensel değişimleri ve sağlık sorunlarını ele alarak tıbbın yaşlılık konusunu incelemesini sağlamıştır. Tıbbın ilerlemesi ve sosyal bilimlerin katkısıyla yaşlanma, biyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan çok boyutlu bir olgu olarak ele alınmaya başlandı.”

yüzyılın başlarında Ignatz Leo Nascher tarafından ortaya atılan geriatri kavramı ile yaşlı sağlığı ayrı bir uzmanlık alanı haline gelirken, yaşlanma sürecini tüm yönleriyle inceleyen gerontoloji de bağımsız bir bilim dalı olarak gelişti. Tan, aktif yaşlanmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımladığı aktif yaşlanma; sağlık, katılım ve güvenlik üçgeninde şekillenir. Bu yaklaşım, yaşlı bireyleri sadece sağlık hizmeti alan pasif bireyler değil, toplum içinde üretken, katılımcı ve karar süreçlerine dahil olan bireyler olarak görür.”

Tan sözlerini şöyle tamamladı: “Ne Kral Gılgamış ölümsüzlük otuna ulaşabildi ne de Lokman Hekim gençlik iksirini kullanabildi. Artık amaç, sonsuz yaşam değil; uzayan hayatı anlamlı ve onurlu kılmaktır. Cicero’nun dediği gibi, yaşlılığa karşı en etkili ilaç, bilgili ve erdemli olmaktır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...