reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Sağlık Uyarı Sivas'tan Geldi: Bu Belirti Varsa Parkinson Hastalığının İlk Aşamasında Olabilirsiniz

Uyarı Sivas'tan Geldi: Bu Belirti Varsa Parkinson Hastalığının İlk Aşamasında Olabilirsiniz

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Burhanettin Çiğdem,   hareketlerinde yavaşlama olan kişilerin  parkinson hastalığına yakalanmış olabileceğini söyledi.

MUHABİR: Barış Çatak

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Burhanettin Çiğdem,  11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Parkinson hastalığının ilk kez 1817 yılında James Parkinson tarafından tanımlandığını söyleyen Çiğdem,

“Parkinson hastalığı beyinde dopamin adı verilen, beyin hücrelerinin birbirleriyle haberleşmesini sağlayan maddeyi üreten hücrelerin bozulması sonucu ortaya çıkar. Beyinde dopamini üreten bu hücreler hareketlerin kontrolünden, uyumundan ve akıcılığından sorumludur. Parkinson hastalığı erişkinlerde Alzheimer hastalığından sonra ikinci sıklıkta görülen nörodejeneratif bir hastalıktır. Tüm dünyada 10 milyon üzerinde insan parkinson hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Parkinson hastalığının görülme sıklığı 55-60 yaş üzerindeki nüfusta %1’dir. Yaşam süresinin uzaması nedeniyle toplumda yaşlı nüfusunun artması parkinson hastalarının sayısında da artışa neden olmaktadır”

dedi.

Parkinsonluların %5-10 kadarının 20’li ve 30’lu yaşlarda da görülebildiğini belirten Çiğdem, şunları söyledi:

“Genç yaşta görülen bu vakalar genellikle kalıtsaldır ve akraba evlilikleri genç hastaların artmasına neden olabilir. Parkinson hastalığının temel belirtisi kişinin hareketlerinde yavaşlamadır. Buna ek olarak eklem hareketlerinde katılık, titreme erken dönemde ortaya çıkan diğer belirtilerdir. Hastalığın ileri dönemlerinde bu belirtilere denge bozukluğu da eklenir. Parkinson hastalığında bu motor bulguların dışında belirti ve bulgular da izlenir. Bu belirtiler kabızlık, pozisyon değişikliği ile kan basıncının düşmesi, depresyon, anksiyete, uyku bölünmeleri, huzursuz bacak sendromu olarak sayılabilir. Hastalığın tedavisinde yer alan ilaçlar hastalığı durduramamakta ancak belirtileri hafifleterek hastaların günlük yaşam faaliyetlerini rahat sürdürebilmesine yardım etmektedirler. Hastalığın tanısı konulduğunda hemen tedaviye başlanmalıdır. Çünkü hastalığın erken evresinde tedaviye başlandığında dopamin eksikliğinin beyinde oluşturacağı diğer işlev bozuklukları geciktirilebilmektedir. Parkinson hastalığı ile mücadele etmede erken teşhis, uygun ilaçlarla doğru tedavi seçiminin uzmanlarca yapılması, fizyoterapi ve egzersiz de önemlidir. Böylece hastalık önemli ölçüde kontrol altına alınabilir. Parkinson hastaları için egzersiz ve hareket, yürüyüş ve denge bozukluklarının kontrolünde çok önemlidir. Egzersiz sadece yürüyüş, denge, duruşu düzeltmekle kalmaz, Parkinson hastalığının depresyon, durgunluk, yorgunluk ve kabızlık gibi diğer belirtilerini de olumlu etkiler. Egzersiz hareketsizlikten kaynaklanan kalp damar hastalıkları ve kemik erimesine karşı da koruyucu işlev görür. İlaç tedavisini aksatmamak ve ilaçları aniden kesmemek gerekir. İlaçlar başka bir sağlık sorunu nedeniyle bir süre kullanılamayacaksa nöroloji doktorunun önereceği takvime göre azaltılıp düzenlenmelidir. Parkinson hastalığının başlangıç tedavisi ilaç tedavisidir. Cerrahi tedavi hastalığın orta evrelerinde, ilaçlar belirtileri kontrol ettiği halde, ilaca bağlı istemsiz hareketler ve ilaç aralarında aşırı yavaşlama gibi sorunların ortaya çıktığı durumlarda uygun hastalara yapılabilir. Unutkanlığı, denge bozukluğu olan veya sık düşen Parkinson hastalarında cerrahi tedavi yapılmamaktadır. Parkinson hastalığı yaşam boyu bireye eşlik edeceğinden ona teslim olmamak, onu yönetmek gerekir. Tedaviye uyan ve yaşam biçimini uyarlayabilen hastaların yaşam kaliteleri artacağı için iş ve sosyal yaşamını daha rahat sürdürebilirler.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...