Sivas’ta Kış Depresyonuna Dikkat! Uzmanından Önemli Öneriler
Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Burak Koçkanat, mevsimsel değişimlerin yetişkinler ve çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığından daha az yararlanılması ve hava sıcaklıklarının düşmesi, kişilerin ruh hali üzerinde değişikliklere neden olabiliyor. Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Burak Koçkanat, bu dönemde görülen yorgunluk, isteksizlik ve uyku düzenindeki değişikliklerin mevsimsel etkilerle ilişkili olabileceğini belirtti.
“Kış depresyonu gerçekten var”
Mevsim geçişlerinde yaşanan yorgunluk ve isteksizliğin yalnızca psikolojik bir algıdan ibaret olmadığını ifade eden Koçkanat, gün ışığının azalmasının uyku ve duygu durumuyla ilişkili biyolojik süreçleri etkileyebildiğini söyledi.
Sivas gibi kış mevsiminin uzun ve sert geçtiği şehirlerde bu etkilerin daha belirgin hissedilebildiğini vurgulayan Koçkanat, sonbaharda yaşanan hafif hüzün, daha fazla uyuma isteği ve tatlı tüketme arzusunun her zaman bir sağlık sorunu anlamına gelmediğini kaydetti.
Ancak bu belirtilerin haftalarca devam etmesi, iş hayatını, arkadaşlık ilişkilerini ve günlük yaşamı olumsuz etkilemesi durumunda sıradan bir mevsim hüznünden söz edilemeyeceğini belirten Koçkanat, mevsimsel örüntülü depresyona karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Özellikle genç yetişkinlerin iş ve kariyer baskısı, ekonomik kaygılar ve ebeveynlik sorumlulukları gibi birçok yükü aynı anda taşıdığına işaret eden Koçkanat, akşamların erken kararmasıyla sosyal hayatın daralabildiğini ve kişilerin zamanla çevrelerinden uzaklaşabildiğini dile getirdi.
Çocuklarda belirtiler yaşa göre değişiyor
Mevsimsel değişimlerin çocukları da etkilediğini belirten Koçkanat, çocukların yaşadıkları duyguları yetişkinler gibi sözel olarak ifade edemeyebildiğini söyledi. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Koçkanat, çocuklarda görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı:
Okul öncesi çocuklarda: Uyku düzeninin bozulması, huzursuzluk ve sık ağlama.
İlkokul çağındaki çocuklarda: Okula gitmek istememe, dikkat dağınıklığı ve karın ağrısı gibi bedensel şikâyetler.
Ergenlerde: Odaya kapanma, sinirlilik ve ekran başında daha fazla zaman geçirme.
Çocukların üzüntülerini çoğu zaman kelimeler yerine davranışlarıyla ifade ettiğini belirten Koçkanat, ebeveynlerin ruh halinin de çocuklar üzerinde doğrudan etkili olabildiğini kaydetti. Yorgun, gergin veya sürekli tükenmiş hisseden ebeveynlerin bu durumunun ev ortamına yansıyabileceğini ifade etti.
Kışı daha sağlıklı geçirmek için 3 öneri
Koçkanat, kış aylarının ailece daha sağlıklı ve verimli geçirilebilmesi için üç temel öneride bulundu.
1. Gün ışığından yararlanın: Sabahları perdeleri açmak, kahvaltıyı pencere kenarında yapmak ve hava koşulları elverdiğinde öğle saatlerinde ailece kısa yürüyüşlere çıkmak faydalı olabilir.
2. Uyku düzenini koruyun: Aile bireylerinin düzenli uyku alışkanlıkları edinmesi, mevsim geçişlerinde günlük yaşamın dengelenmesine yardımcı olabilir.
3. Ekran yerine ortak alışkanlıklar geliştirin: Birlikte yemek yemek, ailece oyun oynamak ve kitap okuma saatleri oluşturmak, aile içindeki iletişimi güçlendirebilir.
Kış aylarının aileler için birlikte vakit geçirme fırsatı sunduğunu belirten Koçkanat, ruhsal belirtilerin uzun sürmesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğine dikkat çekti.
Koçkanat, yetişkinlerde iki haftadan uzun süren mutsuzluk, umutsuzluk veya iştahta belirgin azalma görülmesi halinde destek almak için beklenmemesi gerektiğini ifade etti. Çocuklarda ise davranış değişikliklerinin haftalarca devam etmesi, okul başarısının düşmesi veya arkadaşlık ilişkilerinin bozulması durumunda bir uzmana başvurulmasını önerdi.