Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
12°
sivas360 Sağlık Okullar açıldı, enfeksiyonlar arttı: Uzmanı salgın endişesine açıklık getirdi

Okullar açıldı, enfeksiyonlar arttı: Uzmanı salgın endişesine açıklık getirdi

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda boğaz ağrısı, ateş, öksürük, kusma, ishal ve döküntü gibi şikâyetlerle seyreden enfeksiyonlarda artış görülmeye başladı.

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda boğaz ağrısı, ateş, öksürük, kusma, ishal ve döküntü gibi şikâyetlerle seyreden enfeksiyonlarda artış görülmeye başladı.

MUHABİR: Haber Merkezi
KAYNAK: İHA
Okullar açıldı, enfeksiyonlar arttı: Uzmanı salgın endişesine açıklık getirdi

Okullar açıldı, enfeksiyonlar arttı: Uzmanı salgın endişesine açıklık getirdi

 Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nafiz Koçak, bu artışın tek başına yeni bir salgın anlamına gelmediğini belirterek, okul döneminde bulaşıcı hastalıkların yayılmasının kalabalık ve kapalı ortamlar nedeniyle arttığına dikkat çekti.

Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nafiz Koçak, okulların açılmasıyla çocuklarda enfeksiyon görülme sıklığının artmasının olağan olduğunu ifade etti. Çocukların uzun süre sınıf, servis, oyun alanları ve diğer ortak kullanım alanlarında bir arada bulunmasının bulaşı kolaylaştırdığını belirten Koçak, salgın değerlendirmesi yapılırken epidemiyolojik veriler ve sürveyans sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Kapalı ve kalabalık ortamlar bulaş riskini artırıyor

Çocukların uzun saatler boyunca aynı kapalı alanlarda bulunmasının özellikle solunum yoluyla bulaşan virüslerin yayılmasını kolaylaştırdığını belirten Koçak, havalandırması yetersiz sınıflarda riskin daha da artabileceğini söyledi.

Okula başlayan çocukların enfeksiyonu yalnızca kendilerinde taşımadığını belirten Koçak, hastalıkların kardeşlere ve ebeveynlere de bulaşabileceğini, bunun aile içerisinde bakım yükü ve iş gücü kaybına yol açabileceğini ifade etti.

Koçak, TOBB İklimlendirme Meclisi tarafından İstanbul, Ankara, İzmir ve Erzurum'da yapılan ölçümlerde bazı sınıflarda karbondioksit seviyelerinin 5 bin ppm'e kadar çıktığının tespit edildiğini belirterek, sınıfların özellikle teneffüslerde düzenli şekilde havalandırılması gerektiğini vurguladı.

El-ayak-ağız hastalığına dikkat

Son dönemde özellikle küçük çocuklarda görülen el-ayak-ağız hastalığına da dikkat çeken Prof. Dr. Koçak, hastalığın enterovirüslerin neden olduğu, çocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olduğunu söyledi.

Hastalığın ateş, halsizlik, iştahsızlık ve boğaz ağrısıyla başlayabildiğini belirten Koçak, ilerleyen süreçte ağız içerisinde ağrılı yaralar ile el ve ayaklarda, bazı durumlarda ise diz, dirsek, kalça ve gövde bölgesinde döküntüler ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Koçak, el-ayak-ağız hastalığının yeni ortaya çıkan bir hastalık olmadığını, özellikle kreş ve okul gibi çocukların yakın temas halinde olduğu ortamlarda daha kolay yayıldığını belirtti.

Her boğaz ağrısı grip, her kusma aynı enfeksiyon değil

Okul döneminde çocuklarda aynı anda farklı enfeksiyon etkenlerinin görülebileceğini belirten Koçak, boğaz ağrısı, ateş, kusma veya halsizlik gibi belirtilere bakılarak tek başına hastalığın kaynağının belirlenemeyeceğini söyledi.

Soğuk algınlığına çok sayıda farklı virüsün neden olabildiğini ifade eden Koçak, çocuklarda influenza enfeksiyonu sırasında bulantı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi belirtilerinin yetişkinlere göre daha sık görülebildiğini kaydetti.

Yüksek veya uzun süren ateş, genel durum bozukluğu ya da sıvı alamama gibi durumlarda çocukların hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koçak, ailelerin belirtileri dikkate alması gerektiğini vurguladı.

Soğuk hava tek başına hastalık nedeni değil

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte velilerin "Soğuk hava çocukları hasta ediyor mu?" sorusunu gündeme getirdiğini belirten Koçak, soğuk havanın tek başına enfeksiyona neden olmadığını söyledi.

Enfeksiyonların virüs ve bakteriler gibi mikroorganizmalar tarafından meydana geldiğini ifade eden Koçak, mevsim değişikliğiyle insanların daha fazla kapalı ortamlarda bulunmasının ve pencerelerin daha az açılmasının bulaş açısından uygun şartlar oluşturabildiğini belirtti.

Hasta çocukların okula gönderilmemesi önem taşıyor

Çocuğunda ateş, belirgin halsizlik, aktif kusma veya ishal, yoğun öksürük ya da bulaşıcı hastalığa işaret eden döküntüler bulunan velilerin dikkatli olması gerektiğini belirten Koçak, bu çocukların diğer çocuklarla yakın temasının sınırlandırılması gerektiğini söyledi.

El-ayak-ağız hastalığında yakın temasın yanı sıra tükürük, solunum salgıları, dışkı ve döküntü sıvıları yoluyla da bulaş gerçekleşebildiğini belirten Koçak; el yıkama, ortak kullanılan eşyaların temizlenmesi ve hasta çocukla temasın azaltılmasının önem taşıdığını ifade etti.

Çocuğun okula gönderilip gönderilmeyeceğinin yalnızca ateş durumuna göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Koçak, hastalığın türü, çocuğun genel durumu, bulaştırıcılık dönemi ve okulun sağlık politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

En etkili önlemler: El hijyeni ve havalandırma

Okullarda enfeksiyonların yayılmasını azaltmak için çocuklara küçük yaşlardan itibaren el hijyeni alışkanlığı kazandırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Koçak, özellikle tuvalet sonrası, yemeklerden önce ve okuldan eve geldikten sonra ellerin su ve sabunla yıkanmasının önemine dikkat çekti.

Sınıfların düzenli havalandırılması, ortak kullanılan yüzeylerin temizlenmesi, kişisel eşyaların paylaşılmaması ve öksürme-hapşırma sırasında ağız ve burnun kapatılması gibi temel önlemlerin de bulaş riskini azaltabileceği belirtildi.

Prof. Dr. Koçak, okulların açılmasıyla çocuklarda enfeksiyonların artmasının her yıl karşılaşılan bir durum olduğunu belirterek, paniğe kapılmak yerine bulaş zincirini azaltacak doğru alışkanlıkların günlük yaşamın parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız