Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
12°
sivas360 Sağlık Çocuklarda Dijital Ekran Kullanımı Psikolojik Dayanıklılığı Zayıflatıyor

Çocuklarda Dijital Ekran Kullanımı Psikolojik Dayanıklılığı Zayıflatıyor

Dijital ekranlarda geçirilen sürenin artması ve çocukların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri zorluklardan ebeveynleri tarafından sürekli korunması, gerçek hayat deneyimlerini azaltıyor.

Dijital ekranlarda geçirilen sürenin artması ve çocukların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri zorluklardan ebeveynleri tarafından sürekli korunması, gerçek hayat deneyimlerini azaltıyor.

MUHABİR: Haber Merkezi
Çocuklarda Dijital Ekran Kullanımı Psikolojik Dayanıklılığı Zayıflatıyor

Çocuklarda Dijital Ekran Kullanımı Psikolojik Dayanıklılığı Zayıflatıyor

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, bu durumun çocukların psikolojik dayanıklılığını olumsuz etkilediğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Tuncay Dilci, yaptıkları son araştırmanın çocukların dijital ortamlarda daha fazla zaman geçirmesi ve konforlu yaşam şartlarının yaygınlaşmasının psikolojik dayanıklılık üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Çocukların geçmişe kıyasla sokakta, okul yolunda ve akranlarıyla doğal sosyal ortamlarda daha az zaman geçirdiğini belirten Dilci, bunun mücadele etme, sabretme, sorun çözme ve sosyal ilişkiler içerisinde kendi varlığını sürdürebilme becerilerinin gelişmesini zorlaştırdığını ifade etti.

“Konforlu yaşam yeni nesil psikolojik dayanıksızlık oluşturuyor”

Çocukların dijital ekran odaklı sanal ortamlarda daha fazla zaman geçirmesinin gerçek yaşam deneyimlerini zayıflattığını dile getiren Dilci, “Konforlu yaşamın ürettiği yeni nesil psikolojik dayanıksızlıkla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.

Dilci, çocukların gerçek hayatta karşılaşabilecekleri zorluklarla baş etme konusunda yeterince deneyim kazanamadığını belirterek, bazı ülkelerde çocukların doğada kalma ve hayatta kalma gibi senaryolarla yetiştirildiğini, buna karşın çocukların sosyal ilişkiler, arkadaşlık, mücadele ve sabır gibi konularda daha fazla deneyime ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Çocukların okula yürüyerek gitmek yerine servislerle evden okula, okuldan eve taşınmasının da doğal yaşam deneyimlerini azalttığını belirten Dilci, güvenlik kaygıları nedeniyle çocukların akranlarıyla doğal ortamlarda geçirdiği zamanın azaldığını ifade etti.

Bu durumun çocukların hayatın farklı alanlarındaki becerilerini de etkileyebileceğini söyleyen Dilci, çocukların sorunlarla karşılaştıklarında daha kırılgan davranışlar sergileyebildiğini ve kendi başlarına çözüm üretme fırsatlarının azaldığını kaydetti.

“Kalabalıklar içerisinde yalnızız”

Dijitalleşmenin çocukların sosyal ilişkileri üzerinde de etkili olduğuna dikkat çeken Dilci, çocuklarda toplumsal anlamda yalnızlaşmanın görüldüğünü belirtti.

“Kalabalıklar içerisinde yalnızız” diyen Dilci, çocukların gerçek yaşamla daha fazla tanıştırılması gerektiğini vurgulayarak, doğal sosyal ortamların ve gerçek hayat deneyimlerinin çocukların psikolojik dayanıklılığının gelişmesinde önemli olduğunu söyledi.

Ebeveynlere önemli tavsiyeler

Çocukların psikolojik dayanıklılığını geliştirmek için ebeveynlerin de yaklaşımını değiştirmesi gerektiğini belirten Dilci, çocukların her isteğinin anında yerine getirilmemesi gerektiğini söyledi.

Dilci, çocukların karşılaştıkları sorunlarda doğrudan çözüm üretmek yerine, sorunlarını kendi başlarına çözmeleri için fırsat verilmesini önerdi. Çocukların denemelerine, hata yapmalarına ve gerektiğinde yeniden deneyerek çözüm bulmalarına imkân tanınmasının önemine dikkat çekti.

Ebeveynlere çocukların her boşluğunu ekranla doldurmamaları çağrısında bulunan Dilci, ev içerisinde ekransız zamanlar oluşturulmasını ve çocukların zorluklarla kendi başlarına mücadele etmeyi öğrenmelerinin desteklenmesini istedi.

Çocukların ihtiyaç duyduklarında yardım istemeyi öğrenmelerinin de önemli olduğunu belirten Dilci, ancak sorunların tamamında başkalarının müdahalesine ihtiyaç duymamaları gerektiğini ifade etti.

Dilci ayrıca çocukların değişen şartlara uyum sağlayabilmesi, duygularını yönetebilmesi ve öfke gibi duygular karşısında sağlıklı tepkiler geliştirebilmesi için psikolojik esneklik ve duygu düzenleme becerilerinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Aile içindeki iletişimin de önemli olduğunu belirten Dilci, çocukların yaşadıkları sorunları rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir aile ortamının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız