reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Kültür-Sanat 1960’ların Türkiye’sinde bisikletler, otomobil gibi denetleniyordu

1960’ların Türkiye’sinde bisikletler, otomobil gibi denetleniyordu

Türkiye’de uzun yıllar bisikletler, tıpkı günümüz otomobilleri gibi ruhsatlı ve ehliyetle sürülen resmi ulaşım araçları olarak kullanılıyordu.

KAYNAK: İHA

Türkiye’de en yaygın ulaşım aracı 1960’lı yıllarda bisikletlerdi. O dönemde bisikletler ruhsatlı, plakalı ve ehliyetli olarak kullanılıyordu. Bisiklet sahipleri, neredeyse otomobil vergilerine denk vergiler ödüyor ve bisiklet sürmek için ehliyet sahibi olmaları gerekiyordu. Ehliyetsiz bisiklet kullanımı yasaktı. İlginç bir detay ise bisiklet kullanımının bir kişiyle sınırlandırılmış olmasıydı. Bu kural muhtemelen kazaları önlemek amacıyla getirilmişti. Ayrıca, bisikletler düzenli olarak muayeneye tabi tutuluyordu. 6 ayda bir fenni muayene, 4 ayda bir ise genel muayene yapılmaktaydı. Günümüzde özgürce ehliyetsiz kullanılan bisikletler, o dönemde ciddi bir ulaşım aracı olarak kabul ediliyor ve sıkı kurallarla denetleniyordu.

“Günümüzde özgürce bindiğimiz bisikletler zamanında ulaşım aracı olduğu için ehliyetliydi”

Bisiklet sahiplerinin 1960’lı yıllara kadar günümüzdeki otomobillere eş değer vergi ödediklerini söyleyen Tarih Araştırmacısı Aybike Gamze Gazioğlu;

“ Tokat Şehir Müzesini ziyaret ettiğim esnada plakalı bisiklete denk geldim ve bunun geçmişini araştırdım. 1963 yılında en yaygın ulaşım aracı bisikletti. O dönemdeki bisikletler hem ruhsatlı hem plakalı hem de ehliyetli kullanılıyordu. Yani mevcut günümüzdeki otomobil vergileriyle neredeyse eş değer vergiler ödüyorlardı. İnsanlar ulaşım aracını kullanabilmek için ehliyete sahiptir ve bu ehliyetleriyle bisiklete binebiliyorlardı. Ehliyet yoksa o bisikleti kullanamıyordu. Belgelerde bir de bir kişiyle sınırlandırıldığı dikkatimi çekti. Muhtemelen o dönemde insanlar birden fazla bisiklete biniyordu. Bu da kazaya sebep olmuş olabilir. Bunun neticesinde de bu bir kanunen bir kişiyle sınırlandırılmış. Yani o dönemde bisiklete binme hakkı bir kişiyle sınırlıymış. Plakalı bisikletlerin bir de muayeneleri oluyordu. Muayeneleri 6 ayda bir fenni muayene, 4 ayda bir de normal muayene yapılıyordu. Buradan da şunu anlıyoruz. Bisikletler günümüz otomobil muayeneleriyle neredeyse eş değer muamele görüyordu. Yani bu dönemde mesela nasıl otomobilleri muayene ettiriyoruz? Belli bir süreçleri ve periyotları var. Aynı şekilde o dönemlerde de bisikletler muayene ettiriliyordu. Şu anda ehliyetsiz özgürce bindiğimiz bisikletler zamanında ulaşım aracı olduğu için ehliyetliydi. Belki gelecek zamanda da şu anda vergi ödediğimiz otomobiller ücretsiz olur. Biz bambaşka araçlara vergi ödüyor oluruz”

dedi. /İHA/ 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...