reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24

Bir Fren Sesi ve Gerçeğin Soğuk Yüzü

YAYINLAMA:

Kaldırımda yürüyordum…

Bir anda yükselen o keskin fren sesi ve hemen ardından gelen çarpma sesiyle irkildim. Refleksle etrafıma baktım. Karşı şeritte, yaya geçidinde yayaya yol vermek için duran araca arkadan bir motosikletin çarptığını gördüm.

Hiç düşünmeden olay yerine koştum.

İlk refleksim motosiklet sürücüsüne yönelmek oldu. Genç bir çocuktu. Hızla göz gezdirdim, çok şükür ciddi bir durumu yoktu. O an içime bir nebze su serpildi.

Ama asıl tablo şimdi başlıyordu…

Araçtan inen sürücü şok içindeydi. Bir yandan “İyi misin, bir şeyin var mı?” diye motorcuya soruyor, diğer yandan aracındaki hasara bakıp ne yapacağını bilemez halde telefonuna sarılıyordu. Gözlerinde hem korku hem de çaresizlik vardı.

Klasik bir trafik kazası gibi görünüyordu.

Ama değildi.

Motorcu çocuğun durumundan emin olduktan sonra ona döndüm ve belki de en kritik soruyu sordum:
“Evrakların yanında mı?”

Cevap kısa ama düşündürücüydü:
“Ehliyetim var… Motosiklet 50 cc… Sigorta yok.”

İşte o an içimden tek bir cümle geçti:
Eyvah…

Çünkü o kazanın asıl yükü şimdi başlıyordu.

Belki kimse yaralanmamıştı. Belki olay dışarıdan “ucuz atlatılmış” gibi görünüyordu. Ama günümüz şartlarında bir aracın aldığı en küçük hasarın bile ne kadar büyük maliyetler doğurduğunu hepimiz biliyoruz. Ve o maliyet, sigorta yoksa doğrudan birinin omzuna yükleniyor.

İşte 50 cc gerçeği tam da burada ortaya çıkıyor.

Başlangıçta cazip gelen “ehliyet kolaylığı, sigorta zorunluluğu yok, uygun fiyat” üçlüsü; böyle bir anda yerini ağır bir sorumluluğa bırakıyor. O genç çocuk belki o sabah yola çıkarken sadece pratik bir ulaşım aracı kullandığını düşünüyordu. Ama birkaç saniye içinde kendisini ciddi bir maddi yükün eşiğinde buldu.

Trafikte bazen en büyük risk, hız değil…
Eksik önlemdir.

Ve o gün, bir fren sesiyle birlikte bunun en net haline şahit oldum.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...