Anadolu’nun Parlayan Yıldızı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi
Yıllar önce ilk kez Gani Müjde tarafından serdedilse de, İbrahim Tatlıses’e bir televizyon programında okuma yazmayı nasıl öğrendiğinin sorulması üzerine, “Urfa’da Oxford vardı da biz mi gitmedik” cevabıyla meramını anlatması dillere pelesenk olmuştu.
Muhakkak ki bu ifadenin altında yatan birbirinden ilginç bir çok hikâye vardır. Bunlardan birisi de kadîm belde, “şehirlerin anası” Sultanşehir Sivas’ta yaşanır.
Türkmen mavisi çinilerle bezeli minarelerin göğe erdiği... Timur’un yakıp, yıktığı... Osmanlı’nın Eyalet-i Sivas yaptığı... Millî Mücadele kıvılcımının ilk çakıldığı yerdir Sivas.
İlim ve bilim insanlarının yetiştiği Gök, Buruciye, Şifaiye ve Çifte Minareli Medresesi... Hızır Aleyhisselâm’ın cemaate karışıp miraca yükseldiği Ulu Camisi... Derdini türkülere döken yanık sesli âşıkların kıymetlisi... Kızılırmak gibi gurbete akanların yurdudur Sivas.
Sivas, hürmete lâyık izlerin, ruhları ferahlatan nefeslerin hayat bulduğu belde... Sivas, Sultanşehir... Sultanşehrin Sultanı Şems-i Sivâsî’nin yaydığı “ Anadolu İrfanı” hâlâ bu beldeyi kuşatmaya devam ediyor... “Manevî Güneş”in türbesine kirli giren pâklanıp, kalbi aklanıp çıkıyor...
*
İç Anadolu’nun kalbi mesabesinde olan Sivas, tarihi boyunca askerî, siyasî öneminin yanında ilim ve kültür merkezi olur. Kadı Burhâneddin, Danişment, Eretna Beyliği’nin başkenti; Selçuklu Devleti’nin “Dârü’l-a’lâsı”; Osmanlı İmparatorluğu’nun eyalet merkezi; Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı yer olarak önemli olaylara tanıklık etmesi vesilesiyle “Sultanşehir”lik makamına yükselir. Gök Medrese(Sahibiye Medresesi), Buruciye, Şifaiye ve Çifte Minareli Medreseleriyle ilim, bilim ve kültürel zenginliğine zenginlik katar. Bu medreselerde yetişen âlim, mutasavvıf ve kültür dünyasının kutup yıldızlarıyla “dâru’l-ulemâ” unvanını fazlasıyla hak eder. Bu vasfı asırlar boyunca taşımayı şiar edinen Sultanşehir Sivas geçen zaman ve değişen şartlarla birlikte eski günlerini arar olur. 1960’larda “750 sene önceki Darü’şifâ’yı canlandırma” fikri gündeme gelir. Gelenekten beslenerek geleceğe yön vermek için yitik hazinelerin izi sürülür.