Güzel Hitap Edişler
Birgün İstanbul'da, misafir olduğum evin site giriş kapısından bahçeye girdim. Bir ağacın dibine gelişi güzel oturmuş altı ila sekiz yaş aralığında üç çocuk ve ağaca yaslatılmış bir de çocuk bisikleti vardı.
Yanlarına yaklaşırken üçü de bana bakıyodu. Ben henüz birşey demeden içlerinden biri, Aleyküm Selam 'abi' dedi. Davranışları çok hoşuma gitti ve anında Selâmün Aleyküm 'gençler', nasılsınız iyi misiniz dedim. Üçü birden teşekkür ederiz 'abi' iyiyiz dediler. Ben de, var olun, sağ olun 'gençler' dedim ve yanlarından geçerek eve doğru yürümeye devam ediyordum. Çocuklar kendi aralarında fısıltıyla birşeyler konuştular ve arkamdan biri, sen nasılsın 'abi' diye sesleniverdi. Ne kadar başarabildim bilmiyorum ama, kendimi en sempatik bir görünüme modlayıp geri dönüp çocuklara, çok teşekkür ederim 'gençler' ben de iyiyim, sizi gördüm daha iyi oldum dedim.
Üçünün de çok mutlu olduğunu gülen gözlerinde gördüm, hissettim. Yaşadığım bu diyaloğun mutluluğuyla yoluma devam ederken kendi kendine de, bu 'gençlik' ne güzel birşey ki çocuklar onu dört gözle bekliyor, yaşlılar da her fırsatta özlüyor diyordum.
Az ilerlemiştim ki karşıdan gelen kırk yaşlarında biri, Selâmün Aleyküm 'amca' diye selam verdi. Aleyküm Selam diyip selamını aldıktan sonra içimden, 'amca' demeyeydin de şu abiliğin tadını eve kadar olsun bir yaşayaydım be mübarek diye geçirdim. Çünkü, eve gittiğimde kapıyı açacak küçük torunum zaten hoşgeldin 'dede' diye beni karşılayıp, boynuma sarılıp bir başka güzellik yaşatarak mutlu edecekti ki, öyle oldu.
Abi, amca/dayı, dede... ne güzel hitap edişler.
Bu güzelliği siz abiler, amcalar/dayılar ve dedeler adına da yaşamış olayım diye paylaşmak istedim. Var olun be çocuklar, hep mutlu olun inşallah.