reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

ALICILAR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Muhtemelen hayatın genelinde bilgiyi yaymanın gerekliliğine değinen bu sözü şu sıralar meşguliyetimiz olan Sedat Peker açıklamaları özelinde örneklendirmek istedim.

Bayırbucak Türkleri’ne gönderildiği görünümünde El Nusra’ya silah yardımı yapıldığı iddiası yıllar önce Tuğrul Türkeş tarafından ‘’Vallahi de billahi de o silahlar Türkmenlere gitmiyordu.’’ Sözleri ile üstü kapalı olarak gündeme getirilmiş.

İletişimin gerektirdiği unsurlar içerisinde kaynak kadar alıcı da önemlidir. Tuğrul Türkeş’in, sonrasında ısrarcı olmayan tavırlarından hareketle hedeflediği alıcıya ulaşıp ulaşmadığından emin değiliz; ancak toplu iletişim araçlarından yayılan bilginin hedeflenenden bağımsız olarak ilgili tüm alıcılara ulaşıp ulaşmadığını bugün açıklamaların ayrıntılı tekerrürü ile anlamak mümkün olabilir.

‘’Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör olamaz.’’ İbn-i Sina

Doğu Ortodoks Hıristiyan Mezhebinin merkez kilisesi olarak inşa edilen Ayasofya, dün Fatih Sultan Mehmet, bugün Mustafa Kemal Atatürk sayesinde topraklarımızda ve egemenliğimizdedir. Minnet duyulacaksa bu ecdadımıza duyulmalıdır. Tarihimiz, ecdada hakaretin bir kesime yönelik popülist ve işgüzar bir yaklaşımdan ibaret söylemlerini anlamsız ve suça yönelik kılmaktadır. Din adamlığı sorumluluğu ağırdır ve her camii gibi Ayasofya minberi de bu sorumluluğu layıkıyla taşıyabilen tarih bilincine sahip imamların varlığıyla ancak hak ettiği itibarı pekiştirebilir.

‘’Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğin tehlikesi ise robot olmaktır.’’ Erich Fromm

Kendisini, düşünerek hareket etme kabiliyetinden yoksun bırakan kimseler, kumandası başkasının elinde bulunan robotlardan farksızdır. Mesleği icabı görev icra edenler konumuz dışında olmakla birlikte, üzerine vazife olmaksızın düşünmeden, sorgulamadan barış ortamlarında hamasi telkinlerle galeyana

getirilerek birilerince icat edilmiş sözde düşmana saldırmak, kabiliyetini, insan olmanın gereği vasıflardan yoksun bırakarak kapasitesini heba etmekten ibarettir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...