GÜBRELEME
Ülkemiz topraklarının ; % 75 den fazlasında azot miktarı çok az veya azdır. %75‘inde bitkilere elverişli fosfor çok az veya azdır. % 80’inde bitkiler tarafından Kullanılabilir potasyum fazla veya çok fazladır. Toprak verimliliği ve sürdürülebilir tarım açısından Toprakta az bulunan bu elementlerin bir şekilde toprağa kazandırılması son derece büyük bir öneme sahiptir. Ayrıca Ülkemiz topraklarının tamamına yakınında organik madde içeriği de yetersizdir.
Azalan bitki besin maddeleri mineral ve organik gübreler ile yerine koymadığımız durumda toprak verimliliğinde ve bağlı olarak üründe kayıplar olmaktadır. Türkiye’de konvansiyonel tarımda yılda; 6 milyon ton kimyasal gübre kullanılmaktadır.
Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için organik gübreler son derece önemli bir role sahiptir. Topraklarımızdaki organik maddenin azlığı ve besin elementleri eksikliği, gerek çiftlik gübresinin gerekse diğer organik gübrelerin topraklara verilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Ülkemizde tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması açısından doğal dengelerin bozulmadan adaptasyon yetenekleri yüksek, verimli ve kaliteli çeşit ile uygun yetiştirme tekniklerinin uygulanması yanında tarım alanlarımızın verimliliğinin korunarak, üretken bir şekilde kullanılması önem arz etmektedir. Tarımda veriminin arttırılması için alınacak önlemlerin başında toprakların korunması ve verimliliklerinin attırılması gelmektedir. Bitki besin maddelerince fakir, fiziksel kimyasal ve biyolojik özellikleri kötü bir topraktan diğer kültürel önlemler ne ölçüde alınırsa alınsın elverişsiz toprak özellikleri düzeltilmedikçe iyi, bol ve devamlı ürün almanın imkânı yoktur. Bitki artıkları ve hayvan kalıntılarının parçalanması ile meydana gelen organik maddeler bitkiler için gerekli olan bir kısım besin maddelerini içerirler. Yüksek verim için toprağın kimyasal gübrelerle gübrelenmesi çoğu kez yeterli olmamaktadır. Toprağın organik maddelerle zenginleştirilmesi gerekmektedir. Ülkemiz toprakları ve özelliklede Orta Anadolu bölgesi toprakları organik madde yönünden oldukça fakir topraklardır.
Organik Gübreler Bitki besin kaynağı olarak bitki, hayvan ve insan kaynaklı kalıntılar veya atıklardan oluşmaktadır. Organik maddenin kaynağına göre değişik oranlarda Azot (N), Fosfor (P), Potasyum (K) ve diğer besin elementlerini içerirler. Bitki besin kaynağı olarak önemli organik gübreler; * Ahır (çiftlik) Gübresi * Yeşil Gübreler * Kent Artığı Gübreler * Kompostlar * Diğer Organik Gübreler * Et Kombinası Atıkları * Ticari Organik Gübreler Bunların çoğu doğada bol miktarda bulunur. Besin maddesi içerikleri az olmasına karşın, toprağa organik madde kazandırmaları ve toprağın fiziksel özelliklerini iyileştirmesi açısından önem taşır. Toprakta mikrobiyolojik faaliyeti hızlandırarak strüktür, havalanma ve toprakta su tutma kapasitesini arttırması yanında makro ve mikro besin maddeleri sağlaması gibi toprağa çok yönlü olumlu katkıları vardır.
Özellikle bölgemiz için sadece ahır gübrelerinden ve yeşil gübrelerden kısaca bahsedelim.
Ahır (Çiftlik) Gübresi, hayvansal üretimin yoğun olduğu tarımsal işletmelerde yan ürün olarak bol miktarlarda bulunur. Hayvanların; * İdrar * Katı Dışkı * Yataklık Materyalleri içerir. Ahır gübresinde ortalama; %75 su, %17 organik madde, %6 inorganik madde bulunur. İdrarın yapısında yer alan N (Azot) ve K2O (potasyum) bitkilerin olabileceği forma kolayca dönüşmektedir. Ahır gübresinin kullanılması sonucunda; Toprağın Fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini etkiler, Organik madde kaynağı oluşturur, Mikroorganizma faaliyetini hızlandırır, Su tutma kapasitesini yükseltir, Havalanma özelliğini artırır, Bitki besin maddelerinin tutulmasını sağlar, Tuzluluk ve pH sını düzenlemeye katkı sağlar, Toprağın sıkışmasını engeller, Köklerin daha kolay gelişmesini sağlar.
Yeşil gübreleme ise; yeşil gübre bitkilerinin, gelişmelerinin belli bir döneminde bitkiler henüz yeşil iken, toprak altına getirilmelerine denir. Bu amaçla yetiştirilen bitkilere de yeşil gübre bitkileri adı verilir
Yeşil gübre bitkileri olarak; baklagiller (yonca, çayır üçgülü, taş yoncası, soya fasulyesi, yem bezelyesi, yem börülcesi, kırmızı üçgül, tüylü fiğ, Macar fiği, tüylü meyveli fiğ, koca fiğ, adi fiğ, bezelye, mürdümük, acı bakla, İskenderiye üçgülü, ak üçgül), buğdaygiller (çavdar, yulaf, arpa, darı, buğday, çim, sudan otu, silajlık mısır) ve diğer familyalardan (hardal, kolza, turp, haşhaş, aspir, şalgam) bitkiler yalın veya karışım olarak kullanılmaktadır.
Ancak; İlimiz çok geniş ekim alanına sahip olması nedeni ile her çiftçimizin organik gübre kullanması mümkün olamamaktadır.
Kimyasal gübre kullanan çiftçilerimizin de dikkat etmesi gereken kurallar vardır. Çok aşırı gübre kullanımının zararlarını bilecek ve aşırı gübreleme yapmayacaktır. Bunun içinde ilk yapılması gereken Toprak tahlillerini yaptırmış olmak ve ektiği bitkinin ne kadar gübreye ihtiyaç duyduğunu bilmesidir.
Üreticilerimiz Fazla gübre kullanımında kendi bütçelerine verdikleri zarar dışında doğaya da zarar verdiklerini bilmelidirler mesela; Bitkisel üretimde yüksek miktarda azotlu gübre kullanımı yeraltı su kirliliğinin önemli sebeplerindendir. Kirletici kaynaklar çok çeşitli olup, bunların başında insan faaliyetleri ve aşırı gübreleme gelmektedir. Dere ve nehirlere karışan su, besin elementi fazlalığına neden olmaktadır. Buda suda yaşayan canlılara büyük zararlar vererek doğanın dengesini bozmaktadır.
Basit bir örnekle; Buğday ekilişinde dekardan alınacak her 100 kg. lık verim için 3 kg Azota ihtiyaç vardır. O zaman toprak analizi yaptırdığımızda toprağımızda ne kadar azot olduğu belirlenmiştir. Sonbaharda attığımız azot miktarını çıkarttığımızda, Şimdi yani yazlık gübreleme esnasında ne kadar gübre vereceğimizi de çıkartmış oluruz.
Tüm çiftçilerimize bol ve bereketli ürünler diliyorum.