Düşman Yaratarak Siyaset Yapmak
Dini ritüelleri kullanarak samimi inançta olan insanımızı istismar etmeye çalışmak, inancı menfaat çerçevesinde kullananları yanına alıp onları cami cemaat ortamında değnekçi olarak kullanmak. Özellikle çiftçiyi destekleme görevi olan fakat kredi vermede kılı kırk yaran Ziraat, Vakıflar Bankası gibi devlet bankalarının kredi desteğiyle bir kısım medyayı birilerine aktararak görsel medyayı taraf hale getirip toplumu başka dünyalara salmak.
Topluma hizmet veren mesleklere karşı (doktor, öğretmen vs. ) popüler söylemler geliştirip o mesleklerin saygınlığını azaltmak, onlara karşı şiddeti körüklemek.
Kent estetiğini bozan, rantçı bir kesim uğruna toplumun değerlerini, şehirciliği yok etmek.
Dünya standartlarında eğitim almış, bin bir emekle yetiştirilmiş gençleri, üniversite elemanlarını liyakat çerçevesinde değerlendirmeyip yaban ellerin kucağına atmak.
Vatan toprağının gerçek sahibi köylüyü köyde yaşayamaz hale getirip Büyük Şehir teraneleriyle kömüre, makarnaya muhtaç etmek.
Bacası tütmeyen, hocası olmayan, adına göre eğitim veremeyen, kayıtlı öğrenci sayısıyla övünen üniversiteler kurmuş olmak.
Devlet Bankası kredisiyle yap-işlet mantığıyla, üzerinden geçilmeyen köprüler, yolcusu olmayan havaalanları yapıp sonra da parasını o köprüden geçmeyen, o havaalanından faydalanamayacak insanlara ödetmek.
Asker ruhuyla, vatan sevgisiyle muvazzaf asker yetiştiren okulları, harp cerrahisini, cephe sağlık hizmetlerini bilen personelin görev yaptığı askeri hastaneleri kapatıp asırların tecrübesini, birikimini bir çırpıda yok etmek.
Masum isteklerde bile provokatör mizansenleriyle; o dürüst, samimi istekleri açmaza düşürmek.
Eski defterleri açıp yeni suçlular ihdas ederek yazar çizerlerin sesini kısmak.
Kentlere ihanet etmenin yanında kent yaşamında bir de kaymak tabaka nitelendirmeleriyle bir arada yaşayan insanımızı ayrıştırma siyaseti gütmek.
Bu olumsuzlukları kapama çaresi olarak; kavga çıkarmak, düşman yaratmak ve o şekilde bir kesimi iktidar tarafında tutma becerisini göstermek.
Bu olumsuzluklara rağmen iktidarda başarı grafiği göstermek? Bu başarı kimler için? Sadece karnını doyuran, onunla yetinen, eğitim derdi olmayan, gelecek için bir planı olmayan, karın tokluğu mutluluğuyla yetinen insanlar için!.. Bir de yukarıdaki olumsuzlukları umursamayan, mevcut siyasetin rantından faydalananlar için!..
Peki!.. Muhalefet partileri nerede?
Siyasi düşüncesi ne olursa olsun birbirine saygı ve sevgiyle bağlı Anadolu insanımızı ayrıştırmak niye? Düşman yaratarak siyaset yapmak niye?
Ülkesini, tüm milletini ayrımsız seven, sayan, onların dertleriyle dertlenen insanlar üzülüyor, çok acı çekiyor. Üzüntüleri, acıları dindirmede görev, demokratik yollardan tüm milletimize düşüyor.