reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

​'Kurtuluş Savaşı' veriyoruz

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Savunma hattını istihkam edemeden yediğimiz (birincisinde 717 ikincisinde 500 olmak üzere 1217 atom bombasına eşdeğer) iki ağır baskında sadece yuvalarımız yıkılmadı; ağır yara aldık, binlerce şehit verdik.

110 bin kilometrekare alan ve 13 milyon 500 bin kişinin yaşadığı Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye, Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır onarılması imkânsız hasarlar aldı. Milletçe topyekûn başlattığımız “Kurtuluş Savaşı” seferberliğinde ağır travmayla birlikte bir taraftan yaralar sarılırken, diğer taraftan enkazların altında kalan on binlerce neferimize ulaşmaya çalışıyoruz.

Mucizeler, umutlar tükendiği zaman belirirmiş... Gecelerin gündüze evrildiği 4 gündür bu mucizelere şahitlik ediyoruz...“Sesimizi duyan var mı?..” yakarışlarına ses veren Selahattinler, Hediyeler, Gülaylar, Masallar, Beratlar, Birgüller, Haticeler, Elifler, Ayçalar, Ahmetler, Yusuflar, Serhatlar, Müslümler, Eymenler, Esralar, Ahmetler, Bekirler, Aliler, Zeynepler, Feyzullahlar, Mertler ve daha nice nice canlar tırnaklarla kazılan enkazların altından birer birer çıkartılıyor.

Mucizeler yaşandıkça, geride umutlanıyor... Fakat, ne yazık ki, enkazların altındaki binlerce can için umutlar her geçen saniye azalıyor... Zaman ilerledikçe hayatta kalanları artık deprem değil, hipotermi, havasızlık, susuzluk, açlık öldürüyor.

Karşımızda sinsi bir düşman var; nereden, ne zaman ve nasıl vuracağı belli olmayan saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Büyük saldırıdan sonra 1200’e yakın artçı ile korku salan zelzele; korku ve paniği pompalayarak travmalara neden oluyor. Tıpkı Sarıkamış Harekâtı’nda olduğu gibi hipotermi, susuzluk ve açlık sonucu şehitlerin sayısı her saniye artıyor. 7,7 ve 7,6 şiddetindeki saldırılarla asrın en büyük felaketine maruz kalan Kahramanmaraşlılar, Adanalılar, Osmaniyeliler, Hataylılar, Kilisliler, Gaziantepliler, Şanlıurfalılar, Adıyamanlılar, Malatyalılar, Diyarbakırlılar hem enkazın üstünde, hem de altında inim inim inliyor.

Seferberliğe katılan 110 bin 571 kişilik AFAD, PAK, JAK, JÖAK, UMKE, AKUT, MEB, Kızılay, İtfaiye ve STK’lardan oluşan arama kurtarma kahramanlarına destek veren 85 milyonluk ordu “Kurtuluş Savaşı”nın hasarlarını azaltmak için elinden gelen bütün imkânları seferber ediyor. Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan sahada, stratejik hamlelerle zayiatı en aza indirmek, savaşı kazanmak için stratejik hamleler yapıyor.

Devlet-millet elele; yeni bir “Kurtuluş Savaşı” veriyoruz.

*

Ölüm ile hayat arasında gelgitlerin yaşandığı, tırnaklarla kazılan enkazların altında umutların azaldığı anların zirvesindeyiz. Depremin 4. gününde yapılan açıklamalara göre hasar gören bina 6 bin 444’ü, yaralı sayısı 64 bin 194’ü, can kaybı 16 bin 170’i buldu. Bu sayının daha da artmasından endişe ediliyor.

HÂMİŞ:

Bu ağır “Yüzyılın Felaketi” sonucu sadece evlerimizi ve insanlarımızı değil, Gaziantep’in simge eserlerinden kadim Gaziantep Kalesi’ni, Sultan 2. Abdülhamid’in yapımına destek verdiği tarihi Malatya Yeni Camii, Hatay Meclis Binası ve daha birçok insanlığın kadim mirası kültürel eserlerimizi de kaybettik.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...