reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Üret Anadolum

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sonu belli olmayan bir savaş ortamının tam göbeğindeyiz. Savaşta taraf olanlara da göbeğimizden bağlıyız. Tarımdan, enerjiden, turizmden yana…

Tarım yanını düşünürsek ülkemiz için çok önemli. Dün kendi kendini besleyen ülkemiz bugün tahıldan yana Ukrayna ve Rusya’ya muhtaç. Yeni değil, Corona’dan, savaştan değil, 10 yıldır böyleyiz. Senede 10 milyon ton civarında buğday ithal ediyoruz, Bunun 5 milyonunu iç piyasa ihtiyacı için. Neden?

Geçimlik çiftçiliği bıraktırdılar. Tarlayı bekleyen, toprağı kucaklayan, ona sahip çıkan insanımız sahipsiz bırakıldı. Çiftçileri şehirlerin varoşlarına taşıdılar. Üreten neslimizi şehirde tüketen, yardım bekleyen durumuna düşürdüler. Köyler ıssızlaştırıldı, kentler geçim için çile çeken insanlarla dolduruldu. Çiftçiliği hayvancılıkla birlikte götüren nesli tükenme noktasına getirdiler. Sonuçta zengin, geniş topraklarda üretmeyen, üretemeyen bir ülke haline geldik. Üretmediğimiz milyonlarca ton buğday için, hayvan yemi için milyar dolarlar başka ülkelerin çiftçilerine aktarıldı.

Gelinen son noktada önümüzdeki günlere endişeyle bakıyoruz.

Ne yapılması gerekecek;

Eken, üreten insana hasat döneminden önce, bugünden, ithal edilen tahıl değeriyle alım garantisi verilmeli. Yabancı ülke çiftçisine verilen bedel kendi çiftçimize verilmeli.

Gübreyi, yakıtı çiftçinin dünkü hasat döneminde aldığı fiyata indirerek çiftçi sübvanse edilmeli.

Sulama, elektrik harcama giderleri asgariye indirilmeli.

Yatırımını sigortalaması için çiftçi teşvik edilmeli.

Çiftçiye “Üret çiftçim, üret Anadolu’m, üret Türkiye’m, arkandayım” denilmeli. Para nereden bulunacak denirse!..

Bazı holdinglerin milyarlarca vergi borçları silinmeyecek.

Yolcusuz havaalanlarına verilen hazine garantileri kesilecek.

Yolcu garantili, hazine garantili gereksiz otobanlardan (Niğde-Ankara oto yolunda olduğu gibi) vaz geçilecek.

Halka açık ihaleler yapılacak. Devlette tasarrufa önem verilecek.

İşte o zaman çitçiye verilecek para bulunur.

İşte o zaman ülkemiz insanı kendini güvenceye alır. Şehir varoşlarına sığınmış geçinemeyen insanlarımız toprağa döner, zengin toprakların zengin insanları olurlar. Durum bugünkü haliyle devam ederse çiftçi ekmeyecek. Önümüzdeki sezonda geçen yılın biçerdöver döküntüsü tohumla ”KENDİ GELENLE” mahsul kaldıracak!..

08.03.2022 Prof. Dr. Hulusi KOÇAK

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...