OKUMDAN ALİM YAPMADAN USTA OLANLAR.!!!!!!!!!
Millet olarak okuyan, okumayı seven insanlar değiliz. istisnalar bir yana, ama dünya meşgalesinden veya zevke, sefaya ve eğlenceye ayırdığımız zamandan fedakârlık yapıp ta, ilmî veya dînî bir eser okuduğumuz fazlaca görülen olaylardan değildir. Buna rağmen, konuşurken mangalda kül bıraktığımız da pek fazla söylenemez. Dolayısıyla; müzik, bale, dans, sinema, tiyatro, her türlü eğlence ve zevk-ü sefa babında gayet iyi ve gayretli olmamıza karşılık, genel kültürümüz çok zayıf, dînî kültürümüz yetersiz, bilimsel halimiz de ortadadır. Genel Tablodaki bu durum, manevi dünyamıza elbette olumsuz yansımakta, görüntüyü ve sesi epeyce bozmaktadır, amiyane tabirle, parazit yapmaktadır. Mevcut dini bilgilerimizi okuyarak, inceleyerek veya araştırarak elde etmediğimizden; birikimlerimiz derme-çatma bilgilerden, kulaktan kulağa duyumlardan öteye geçemiyor. Neticede taklidi imandan tahkiki imana, icmali imandan tafsili imana terfi edemediğimizden, ibadetlerimiz amacına ulaşamıyor, kadük kalıyor. Dolayısıyla, ahlâken erozyona uğradık, buna bağlı olarak ta, insani ilişkilerimiz tehlike sinyalleri vermeye devam ediyor. Dış görüntüler kimseyi yanıltmasın, ağacın içini kurtlar yemekle meşgul. Yani kaportası sağlam, ama motoru hurda araçlardan fazla farkımız kalmadı. İnanç sistemimizi ve ibadet dünyamızı bid´at ve hurafeler istila ettiğinden, ?İslâm´ı algılama ve kabul? sahamız ibadet, zikir, hayır ve duadan ibaret kaldı; hayat dini olan İslam´ı sistem olarak, bir bütün olarak benimseyemedik. Son bir-iki asırdır, hususen de son asır içinde dini hayatı:?mevlid okutmak, ilâhi- kaside söylemek, yedinci- kırkıncı-elli ikinci geceleri yad etmek, ramazan aylarında ücret mukabili hatim okutmak, adet kabilinden veya ar belasına ara sıra namaz kılmak, kandilleri kutlamak, kuru kuruya salât-ü selâm veya Kelime-i Tevhid okumak olarak kabullendik. Dahası acısı, ibadetlerimiz adet, adetlerimiz de ibadet olarak zihinlerimizde yer etti. Bu durumu insanlara izah etmek o kadar zorlaştı ki, deveye hendek atlatmak bunun yanında hiç mesabesinde kaldı. Tahribat sadece bunlar sınırlı da değildir. İslam´ı, eğitimini alarak, araştırarak kabul etmek yerine, atadan-dededen gördüğümüz gibi algılayıp-uyguladığımızdan, detaylı ve sağlıklı bilgilere sahip değiliz. Böyle olunca, Kur´an-a iman ettiğini söyleyen ve ?dindar? olarak bilinen insanlar dahi, İslam adına hakikatleri konuştuğunuz zaman hiç çekinmeden, tereddütsüz olarak itiraz edebiliyor, isyana tevessül ediyor. ?????.SELAM VE DUAMLA
Böyle Hacı Hoca Var.
Bir ipliğini çeksen kırk yama döker
Bu devirde çıplak gezen bile var
Zengin sefa sürer garip yaş döker
Akan gözyaşında yüzen bile var
Nefsin sınavından geri kalanlar
Fetva verir beytül malı çalanlar
Zehir saçar çift ayaklı yılanlar
Yetimlere çukur kazan bile var
Bu devir bu âlem böyle gidiyor
Herkes hesabını kendi ödüyor
Zulmü eden kendisine ediyor
Utanmadan kusur yazan bile var
Birçok hoca hacı haham savunur
Müslüman´ım diye gezer avunur
Minbere mihraba çıkar övünür
Dinleyip canından bezen bile var
Kafasına göre fetfa deyişi
Bazen boran bazen sağanak yağışı
Masumca rol yapıp boynun eğişi
Fetvalar uydurup dizen bile var
Kul Refiki yazdım işin özeti
Yoktur sözlerimin hiçbir tezat, ı
Böyle imamların olmaz izzeti
Doğru sözlerime kızan bile var
Refik KUTLU 13-12-2015/SİVAS
(Kül. Bak. Halk. Şairi)(Kul Refiki)