TEKNOLOJİ
Dünyada ilk defa özel bir şirket Uzay’a astronot gönderdi. Bir süredir Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşıyan SpaceX şirketi, geliştirdiği uzay aracı Crew Dragon ile NASA’nın da desteğiyle aynı istasyona iki astronotu güvenli bir şekilde ulaştırıp Dünya’ya döndü.
NASA’nın Ay’a yolculuk gibi daha büyük bir hedefe odaklanmasının özel sektöre yarattığı fırsatı değerlendirmek için gerekli altyapı ve nitelikli işgücü tesisi ile üstün ar-ge mesaisini tamamlamış olması da SpaceX’in başarısı. Aksi halde yerini başkası dolduracaktı.
Şu bir gerçek ki teknoloji yetkin ellerde nesillere mirasını belirlerken işlevselliğinde insan faktöründen bağımsız değildir. Bugün sıradanlaşmış birçok işlemin dahi muhatabına faydası, uygulayıcının ilgi, beceri ve kapasitesi dahilindedir. Kısaca bilgisayarı kullanan kişinin bilgisi sınırlıysa o bilgisayarın faydası da sınırlı kalmaktadır.
Uzay bilimleri gibi geleceği inşa seviyesindeki çalışmalar, uygulayıcılarını gereken birikim ve yetkinlikle donanımlı görmek ister; bu kaçınılmazdır.
Peki, biz gündelik işlerimizde bu beklentiye giremez miyiz? 2020 yılında interaktif bankacılık şifremi almak için müşteri hizmetlerinden şubeye, şubeden daha büyük bir başka şubeye oradan da yıllar geçtiği için hatırlayamadığım, kurum çalışanlarının da ekranlarında göremedikleri için merkezlerinde çalışan arkadaşlarını arayarak telefonla öğrendikleri, hesabımın ilk olarak açıldığı şubeye yönlendirilmeme gerek var mı? Üstelik kendi şubemin başka şehirde olduğunu öğrenince kaybettiğim şifremi yeniden alabilmek için şehir değiştirmeme gerçekten gerek var mı?
Teknolojinin bundan daha iyisini sunacağına eminim, örnekleri var çünkü; yeter ki isteyelim. Bu gibi durumlar gişede muhatabının işini zorlaştırırken, özverili çalışanın motivasyonunu da kırmakta. Çalışanın mutsuzluğu bir süre sonra işini geliştirmektense işiyle ilgili fakat hakim olmadığı konuyu ister istemez yok saymayı beraberinde getirecektir. Bu da şirket / kurum içi eğitim gibi geliştirici yatırımların heba olmasına neden olur.
Tabii bu şirket içi bilgilendirmeler de yeterince yapılıyorsa. Kargo firmalarında karşılaşırdım; çalışanın bilgisi yoksa böyle bir anlaşmamız yok derdi. Sonunda sisteme giriş yolunu öğrendim de şubede çalışanları yönlendirerek işlem yaptırabiliyordum.
Goethe’nin bir sözü var: ‘’Bir şeyi öğrenmek için her şeyden önce onu sevmek gerekir.’’ Kullanıcılarının da teknolojiyi sevmesi için altyapısı tam bir ortamda yeterince bilgilendirilmiş olarak çalışmalarında fayda var. İşini bilerek yapanın severek yapması daha kolaydır. Bunlar da pozitif enerji, mutluluk ve kolaylaştırıcı yönüyle daha büyük işler için zaman kazandıracaktır.