reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

YALAN *DÜNYA İÇİN.AHİRETİNİ ,DEĞİŞENLER?!!!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Zina, kumar, içki, haksız yere adam öldürmek, yalan konuşmak, faiz alıp-vermek, dedi-kodu ve gıybet etmek, su-i zanda bulunmak, hırsızlık-soygun-vurgun, kul hakkı yemek, insanlara ve hayvanlara zulmetmek haramdır ve büyük günahlardandır; cezası da-Allah korusun ama- Cehennem´e atılmaktır. Tamam, hepsi doğrudur, iman prensiplerimizdir, bunlar İslam´ın olmazsa olmazlarıdır; tasdik ederiz ve onay veririz. Bunlar kaçınmamız gereken, uzak durmamız gereken hal ve hareketlerdir... Amenna ve saddekna.

Bunların yanı sıra, bir de eda etmemiz gereken, yerine getirmemiz gereken ibadetlerimiz, sorumluluklarımız vardır. Mesela namazları eda etmek, ramazan orucunu tutmak, zengin olmamız halinde zekat ve öşür vermek, Hac ve Umreyi eda etmek, Allah yolunda infak etmek, fakir-fukaraya yardımda bulunmak, güzel ahlakla mücehhez olmak, cihad faaliyetlerine bizzat iştirak etmek, bu yolda gayret göstermek...

-Burada bunlara benzer yüzlerce hüküm sayabiliriz, ama meramımız bu değil. Kara yolunda seyr-ü sefer halinde bulunan ve kendisine tebliğ edilen hususlara eksiksiz riayet eden bir insan, hayatın akışı içinde

ve Allah yolunda helal-haram, günah-sevap, rahmet-azap, Cennet-Cehennem gibi kavramları hafife alıyor ve manevi işaret levhalarına gereğince riayet etmiyor. Sizce bu olayda bir gariplik yok mudur? Burada bir samimiyet eksikliği, ihsan ve ihlas noksanlığı, bir iki yüzlülük, mürailik hissetmiyor musunuz? Söyler misiniz beyler, bu ne yaman çelişki, bu ne menem anlayış, bu nasıl bir inanış?

-Sözde, zikredilenlerin tamamına inanıyoruz, ama yaşadığımız hayat ne? Niçin imanımız ile amelimiz, sözümüz ile özümüz, kavlimiz ile fiilimiz, içimiz ile dışımız mütenasip değildir? Neden yaşadığımız hayat ile inanç dünyamız bir birine benzemez, neden uyum sağlamaz? Kabul etsek te etmesek te, bu işte bir pürüz var. Bir yerlerde arıza, bazı kısımlarda hasar var. Kara yolundaki trafik işaret ve levhalarına dünyevi zarara uğramamak adına ve büyük bir öz veri, inanılmaz bir hassasiyetle riayet eden, hata işlememek için kılı kırk yaran insan; ebedi alemi kaybetmemek, heder etmemek adına, sırf bu kaygılar ile Allah Yolu´ndaki işaret levhalarına niçin riayet etmez, nasıl korkusuz yaşar, neden bu kadar rahat? Hem de imanlı olduğunu, Mü´min-Müslüman olduğunu beyan ettiği halde!!!

Geliniz, gönül dünyamızda bir hesaplaşma, bir muhasebe yapalım. Herkes kendi hatalarını kendisi tespit etsin ve herkes kendi çözüm yolunu kendisi bulsun. Çünkü herkesin durumu farklı, herkes aynı minval üzere değil. Her insanı bir kalıba sığdırmaya çalışmak haksızlıktır, zulümdür. Biz bunu yapamayız. Ama bizler, münferit olarak noksanlarımızı, hatalarımızı, kusur ve günahlarımızı tespit edip; Kur´an ve Sünnet ilkeleri dâhilinde bunların telafisi konusunda çözüm bulabiliriz. Değil mi ki, Allah bir, Peygamber(sav) bir, Kitap bir; o halde problem nerede? Selam ve dua ile,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

ALMAZ BİR TÜRLÜ

Seyreder dünyanın. Dönen çarkına

Dönüşünden ibret almaz bir türlü

İnsanın âlemin varmaz farkına

Arar kendisini bulmaz bir türlü

Gök kubbeye bakar biri anlamaz

Kimdir dost düşmanı yâri anlamaz

Hakkı hesap edip karı anlamaz

Şaşar bildiğinden kalmaz bir türlü

Umudunu bağlar paraya pula

Atmıştır kendini nefsanî yola

Girmemiş meclise nasihat ala

Kötülük bağrında silmez bir türlü

Dağlara düzlere baksa göremez

Edep mahşerine bir gün giremez

Ecdadın gönlünü sorup deremez

Yaşar kendisine gelmez bir türlü

Gönül pencerenden bak var edene

Selam verme kula zulüm edene

Tenezzül eyleme çöplük didene

Mevlasız kul Refik gülmez bir türlü

14.12.2011//Refik KUTLU//Sivas

(Kul Refik-i) Noter tas tiklidir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...