İktidarda Hata yok, Öyle mi?
Suriye’de iç savaş çıktı, Bizim iktidar durumdan vazife çıkardı. Hedef Şam’da, Emevi Camii’nde namaz kılmaktı. 6.5 milyon ( Esat’ın deyimiyle; korkak, hain, asalak, rejim düşmanı vs. ) Suriyeli bize kaldı. İktidarın bu konuda hiç hatası yok, öyle mi?
20 senelik iktidarda; ülke borç batağında, enflasyon yüzde yüzlerin üzerinde, tarımda enflasyon % 150,’ye çıktı, harp eden ülkelerde enflasyon %10-18’lerde. Bu ekonomik çöküntüde iktidarın hatası yok, öyle mi?
Devletten yardım alanların sayısı 1.2 milyondan 4.3 milyona çıktı. Kişi başı gelir 12 000 Dolardan 9 000 Dolara düştü. Dolar 1 670’lerden 17 900 TL’ye çıktı. Dünyada ekonomisi güçlü ülkeler arasında ilk 16 da iken 23. sıraya düştük. Dış Borç 126.6 milyar dolardan 451 milyar dolara yükseldi. Güya ekonomisi büyümüş ülke ama milli geliri düşen bir toplum? Sebep dış güçler, öyle mi?
Havaalanları yapılıyor, Zafer Havaalanı gibi. Yap-İşlet-Devret yöntemiyle. % 95 yanılma durumu ortaya çıkıyor. Bu yanılmada yanlış hesabı yapan, sorumlu olanlar ortada yok. Hele de iktidarın hiç sorumluluğu yok, öyle mi?
Ankara–Sivas arasına YHT döşeniyor. Belirlenen bitiş tarihinde 7 yılık yanılma var. Yanlış konumlandırılmış köprüler, güzergahlar, viyadükler var ama ortada hiç suçlu yok, bu kadar liyakatsiz insanlarla iş yapmada, yaptırmada iktidarın hiç sorumluluğu yok, öyle mi?
Ankara-Niğde Otoyolu trafik yoğunluğunda % 60 yanılma var, Çanakkale, Osman Gazi köprülerinde araç geçiş sayı garantisinde % 60 yanılma var. Yanlış hesabı yapanlarda ve bunu sorgulamayan iktidarda hiç hata yok, öyle mi?
Ülkenin ekonomik gücünü üretime yatırmayıp, betona, gereksiz, uygun olmayan yerlere israf derecesinde harcama yaparken, çiftçiyi, sanayiciyi, memuru, esnafı zora sokarken, lüzumsuz yere millet bahçesi yapıp milletin boyanmış çimlerde yatıp yuvarlanması önerilirken, görgüsüzce ülkede var olanı talan etmenin peşinde koşarken, ülkeyi bunca badirenin içine sokan iktidarın hiç hatası yok, öyle mi?
Atatürk Orman Çiftliğine bir önceki belediye başkanı (M. Gökçek) tarafından plastikten “ANKAPARK” adı altında eğlence mekanı yapılıyor, 800 Milyon dolar harcanıyor, açılışında iktidarın en yetkilileri yer alıyor, sonra sistem çalışmıyor, her şey işleticinin elinde patlıyor. Şu an görevde olan Ankara Büyükşehir Belediyesi mahkeme kararıyla duruma el koydu, mahkeme kararıyla bir ay kadar önce mekanı teslim aldı. İktidar, durumun sorumlusu belli olduğu halde günümüz Ankara Büyük Şehir Belediyesini suçlamaya başladı. Bu savurganlık iktidarın tüm yetkililerinin gözü önünde yapıldı. Bu kadar masraf neden yapıldı? Ne gereği vardı? Harcamalar gerçek miydi? Bu kadar parayla Ankara’nın tüm köyleri ihya edilirdi. Yetkililerin kanuni, vicdani sorumluluğundan kaynaklanan bir açıklama yok. Bu durumdan dolayı iktidarın hiç sorumluluğu yok, öyle mi?
Ülkeye darbe teşebbüsünde bulunuluyor. Teşebbüste bulunanlar; iktidarla yıllarca kolkola yürüyen, aynı menzile doğru yol alan, aynı yağmurda ıslanan yol arkadaşları. Ülke yönetiminde söz sahibi olma anlaşmazlığından dolayı darbe teşebbüsü gerçekleşiyor. Bu durumdan iktidar sorumlu değil, onun hataları bu durumu yaratmadı, öyle mi?
Darbe oluyor, yandaş gazetecilerin haberi var, MİT’in, Genel Kurmayın haberi var ama iktidarın haberi yok. Cumhurbaşkanı durumu eniştesinden öğreniyor. Darbeden bihaber olan iktidarın hatası yok, öyle mi?
Dönemin Başbakanı MİT’e ve Genelkurmay’a “Bana niye haber vermediniz” diye soru soruyor. Cevap alamıyor. Darbe girişiminin önemli elemanları Adil Öksüz, Zekeriya Öz ortamdan kaçırılıyor. Bu durumlardan iktidarın hatası yok, öyle mi?
15 Temmuz için TBMM komisyonu rapor hazırladı, rapor TBMM başkanına teslim edildi. Rapor meclise indirilmedi, işlevsiz hale getirildi. Bu mizansende iktidarın hiç rolü yok, öyle mi?
Bunlara bezer pek çok söylem geliştirebilir, çoğaltılabilir.
Netice olarak; 20 sene iktidarda kalıp ülkeyi çıkmazların içine düşürüp, toplumun % 60'ını asgari ücretle geçinir hale sokup, sonra dönüp topluma; “Halinize şükredin, biraz daha sabredin, her şeyi düzelteceğim” diyen bir iktidar…
İktidarı destekleyen parti yöneticilerinin keyfi yerinde olabilir ama daha evvel onlara destek vermiş üyeler vicdanlarının sesini dinleyecekler ve o sağduyulu insanlar duruma particilik açısından bakmaya devam edecekler, öyle mi?
Prof. Dr. Hulusi KOÇAK, Ağustos 2022,