İktidarın Hatalarına Karşı
Türkiye´nin geldiği noktada sayısız sorunların gelişmesinde elbette iktidarın büyük hataları var. Ama muhalefetin muhalefet edememe, siyaset üretememe durumunu da göz önüne almak gerekir.
Eğer muhalefet partileri başta ana muhalefet partisi olmak üzere; toplum, devlet, birey, kurum ve kurumlar aleyhine olan iktidar kararlarında düşünce, söylem ve uygulama bazında halka inebilselerdi, halkla beraber olup onları ikna ile yönlendirebilselerdi iktidar büyük bir ihtimalle o kararları alamaz ve o hataları yapamazdı.
Ana muhalefet başta olmak üzere muhalefet partileri halktan kopuklar. Halkla yan yana dertleşir durumda değiller. Bu kopukluk özellikle tabanları yani üye etkinliğinin olmamasıyla ilgili. Bunu hazırlayan en önemli unsur tüzüklerinde. Üyenin hesaba katılmadığı, üyenin devre dışı olduğu bir sistem. Yani baş gövdeden kopuk. Ara katmanlar yani delege sistemi bu kopukluğu yaratan en önemli engel.
Üye devrede olsa, üye hesaba katılmış olsa, üyenin doğrudan etkinliği olsa taban hareketlenecektir. O zaman yerel aktörler kendini gösterecek, ilişki ve ikna için halkın arasına dalacaktır. Yüzbinlerce partili partiyi, ülke siyasetini konuşacak, iktidarı yorumlayacak, yerecek, halkın içinde, her gün halkla yüz yüze olan, durumu irdeleyen bir durum yaratılacaktır.
Aradaki engeller çekildiği zaman üyenin içinden yerel siyasetçiler çıkacak. Öğretmenlerden, çiftçilerden, bürokrattan, barolardan, üniversitelerden, iş adamlarından, emeklilerden halkın beğenisini kazanan siyasetçiler ortaya çıkacak.
Mevcut durumda halkın değil, üst yönetimin beğeni ve takdirleriyle kısıtlı sayıda, halka inemeyen siyasiler türetilmektedir. Bu siyasiler de devamlı siyaset yaratma, kendilerini halka kabul ettirme güçleriyle değil, kendilerini başkana kabul ettirmeleriyle yer yurt bulmaktadırlar. Bu durumda yerel siyasi aktörlerin de önü kesilmektedir. Böyle olunca halkın içinde var olan cevherler siyasette zemin bulamıyor ve muhalefet partileri de oldukları yerde sayıyorlar.
Önemli bir unsur da siyasetin para ile yapılması. Yani paran varsa siyaset yapabilirsin, sözde halkın temsilcisi olabilirsin. Halka ulaşma yeteneği olan bir öğretmen, bir işçi, bir bürokrat ekonomik nedenlerle yerelde ve genelde siyaset yapamaz. Sonra da demokrasiden, demokratik seçimlerden bahsedilir.