İLETİŞİM
İletişim, karşılıklı bir eylemdir. Genel itibariyle sözlü, yazılı ve görsel iletişim olarak üçe ayırabiliriz.
Sözlü ve yazılı iletişimin ortaya çıkması sesler ve kelimelerle mümkündür. Ancak sadece kullanılmalarıyla değil. Bazen susarak veya karşımızdakine doldurulmamış bir form gibi belgeler takdim ederek de çok şey anlatabiliriz. Böylece yine sözlü ve yazılı iletişim kurmuş oluruz. Aynı şekilde görsel iletişim kurmak için de ara sıra gözümüzün önünde olmayanı fark etmek gerekebilir. Gözden kaybolmak da anlayana çok şey anlatır.
Örnek olarak, ‘Sükût ikrardan gelir’ atasözü bize bu durumu özetler.
Bunun gibi Bernard Shaw’un ‘’Suskunluk, aşağılamanın en iyi yoludur.’’ ya da Sadi Şirazi’nin ‘‘İki şey hayatımızı karartır: Susacakken konuşmak, konuşacakken susmak.’’ sözleri de hem bu duruma hem de iletişimin zamanlaması ile türünün ve şeklinin insan ruhu üzerindeki etkisine değinmesi bakımından dikkate değerdir.
Kültürel birikimi, kişiye susması gerektiği zamanı söyler; fakat her insan farklı birikime sahip olduğundan yanıtsız kalanın suskunluğa yüklediği anlam da farklı olacaktır. Montaigne’nin ‘’Her sabah bir tek dünyaya uyandığımızı sanırız. Oysa uyanan insan sayısı kadar dünya vardır.’’ sözünü, eylemlerinizin tek taraflı bakış açısıyla yüklemek istediğiniz anlamı ifade etmeyebileceğine dayanak gösterebiliriz.
İletişimin etkileşimi anlatılanın anlaşılması ile mümkündür. Böylece katılmak ya da katılmamak arasında karar veren dinleyicinin geri bildirimi sağlıklı bir zeminde etkileşim ortaya çıkarır. Anlaşılamayan ya da yanlış anlaşılan iletilerse sağlıksız bir etkileşimin yanı sıra gereksiz hatta zarar verici eylemlere yol açabilir.
Bazen de amaca yönelik olarak, anlaşılmaması ya da özellikle yanlış anlaşılması için anlatılanların etkisiyle eylem ortaya koymaya yönelik söylem ve görseller ortaya atılabilir. Bu durumu, karşılıklı etkileşimden ziyade muhatabını etkilemeye, yönlendirmeye ve bağımsız karar almaya yönelik düşünmekten alıkoyarak kişiyi sadece duygularıyla hareket etmeye sevk edeceğinden iletişim olarak adlandırabilir miyiz bilemiyorum. Amacı sağlıklı etkileşim olmayan, psikolojik manipülasyon olarak nitelendirilebilir belki.
Konuşmak kadar susmak, yazmak kadar yazmamak, görmek kadar görmemek için bakmamak, hepsi birer iletişim şeklidir de peki ya susturmak ve konuşulanları dinletmemek, yazdırmamak ve okutmamak yani kişilerarası iletişimi kesmek de bir iletişim şekli olabilir mi?
Farkına varıldığı, algılandığı ve etkileşime yol açtığı zaman bu da bir iletişimdir. Kişinin iradesi dâhilinde yaptıklarının farkında olduğu kadar iradesi dışında kendisine yaptırılmak istenilenlerin de farkına varması gereksiz ve tehlikeli etkileşim riskini ortadan kaldıracaktır. Farkındalığın artması iletişimin kalitesi ile doğru orantılıdır.