Hoş geldin Ey Sevgili!..
Ey Sevgili!..
Gönlümüzü alan?
Bizi kendine bağlayıp; gül ile bülbül gibi meftun kılan?
Sen gittin gideli salât ve selâmlar dökülüyor, kalplerin tercümanı dudaklardan.
***
Ey Sevgili!..
Başımızı dizlerine koymayı?
Ellerimizi şefkatli sinene dokundurmayı?
Kalplerimize akan rahmet nefesini solumayı?
Âlemlere yaydığın ?Lâ ilahe illallah? rayihasını doyasıya koklamayı?
Hiçbir dilin terennüm etmediği duâlarına âmin demeyi?
Özlüyoruz.
***
Ey Sevgili!..
Dünyayı aydınlatan o nûrunun, ruhumuza kondurduğun o bûsenin aşkıyla yanıyoruz.
?Canımız, anamız-babamız Sana feda olsun Yâ Rasulallah? diyoruz.
Uyanıkken; gezdiğin, oturduğun, sevindiğin, üzüldüğün, coğrafyaya dalıyoruz.
Gözyaşları arasında ?Medet, ey sevgili, medet!..? çırpınışıyla Sana hicret ediyoruz.
***
Ey Sevgili!..
Öyle bir zamandayız ki; ne işlediği belli, ne de durduğu?
Akrep ahir zamana kilitlenmiş; yelkovan ?Çöle İnen Nûr?u gösteriyor.
İnsanlık ârafa hapsolmuş; ruhlar hoyratça savruluyor.
Mazlumlar yollara düşmüş; Senin huzur veren gölgeni arıyor.
***
Ey Sevgili!..
Kıtaları, ummanları, sahraları, dahası zamanları aşarak bir kez daha Sana geldik.
Kirlenmiş ruhumuzun içindeki mecnunca halimize bakarsın diye?
Kapındayız; baksan da bakmasan da?
***
Ey Sevgili!..
En Sevgili!..
Kâinatın serveri...
Ruhumuzun rehberi...
Canlar canı...
Gönüller dermanı...
Hoş geldin?