İçimdeki gurbetten yine içimdeki bir hasrete yolculuk(20)
Oyunlarımız?
İbrahim itirazda o kadar başarılıydı ki, bizim kaleyi bulan her şutun ya havadan gittiğini ya da kale taşlarının üzerinden geçtiğine, rakip takımı mutlaka inandırırdı
Dünkü bu iddiacı halinin aksine, bugün kendi işi ve mesleğini icra ederken; halim selim ve mütevazı hal ve davranış içerisindeki görüntüsü; onun değişme ve olgunlaşmasına dair güzel bir ilerleme olarak görülmeye değer bir durum arz etmektedir.
Osman´ın ise, top dışının tamiri,(Naylon ve plastik toplardan sonra çok az sahip olduğumuz futbol topları döneminde) Top içlerinin yapıştırılması, Futbol topunun şişirilmesi konusundaki mahareti, yanında ayrıca; o zaman oynadığı futbolu ile de mahalledeki çocuklar içerisinde, iyi futbol oynadığı kabul edilenler arasında bulunuyordu.
O zamanlar, aynı zaman da Leylek pilavının önem arz ettiği zamanlardı. Her baharla birlikte Leyleğin gelip gelmediği konuştuğumuz önemli mevzular arasındaydı. Bu durum bir nevi o günün insanlarının vazgeçilmez aktiviteleri arasındaydı.
Her zaman olduğu gibi, zaman kendi seyrinde ilerlerken, o zamanın içerisinde bulunan her çocuk ve her insan gibi, mahalle çocukları olarak bizimde; ilgi ve oyun anlayışlarımız, tercihlerimiz farklılıklar arz etmeye başlıyordu.
O yılarda ve sonraki yıllarda çeşitli oyunlar içerisinde benim tek ilgi alanım futbol oynamak olarak kaldı. Diğer birçok arkadaşımın oyun anlamındaki tercihleri çeşitlik, farklılık gösterse de, ben futbol oynamaktan vaz geçmedim.
O yıllarda mahallede yaşıtlarımız arasında takım kurarak yaptığımız futbol maçlarında çoğu zaman takımları ben kurar veya oynayanları bir araya ben getirdim. Yüksel´le karşılıklı kurduğumuz takımlarla yaptığımız maçlarda? Yükselin(Aktekin) kardeşi Mustafa, hep benim takımda yer alırdı.
Benim kurduğum takımın ismi Murat Spordu. Murat ismi, yiyenim isminden dolayı koymuş olduğum bir isimdi. O yıllarda kara yolları içerisinde oturan Tacettin(zannediyorum soyadı Ulutaş olacaktı) isimli bir de arkadaşımız vardı. Babasının tayini dolayısı ile Kangaldan o yıllarda göçüp gittiler. Tabi onu o günden sonra hiç görmedim. Hali ile şimdi nerede olduğunu da hiç bilmiyorum. Ayrıca o yıllarda o mahallede oturmakta olan Ahmet Çevik´te oyun arkadaşlarımızın içerisinde olanlardandı.
Futbol o mahalledeki gençlerin ortak ilgi alanları olmasına rağmen, daha sonraki zamanda Kangal Sporda forma giymek ilk bana kısmet oldu.
Benimle çok az ve benden sonra ki dönem ler de kısa bir sürede olsa Kangal Spor formasını giyen Arif Yeşiltaş´tan başka, Hastane yolu çevresinde evleri bulunan bizim kuşaktan hiçbir arkadaşımız Futbol işini Kangal spor´da oynama düzeyine çıkarmadı.
Geçmişe dönük bu yazdıklarımı okuyanlar sizin,? futboldan başka bir oyunuz hiç mi yoktu??diye düşünüp,? futboldan başka bir oyun çeşidini niye yazmıyorsun? ?diye aklından geçirenler olursa onlara cevabım,? elbette vardı? olur.
Elbette futboldan başkada oyunlarımız vardı. Mesela, Öncelikle Ebebakır oyunu,?gazoz oynamak, çelik oynamak, Mil oynamak, Artis oynamak Yatsı taşları birbirinin üzerine dizerek, bir başka taş veya küçük bir topla o taşları devirme oyunu, Kıpırdama oyunu, bir hayli can acıtan Cizilitura oyunu ve kim bilir bugün aklıma gelmeyen nice başka oyunlar?
Tabi bu oyunların yanında ayrıca kızak kaymak gibi aktivitelerimizde vardı. İlk kızağımı Mehmet Gök taş´tan beş liraya satın almıştım. Son kızağımı ise başka bir mahallede olan artık büyüdüğü için daha kızak kayamayan bir akrabamız bana vermişti. O kızak benim artık kızak kaymayı bıraktığım yıllardan sonrada çok uzun yılar tarafımdan çatıya saklandı ve doğrusu onu kimseye vermeye kıyamamıştım. Ancak daha sonra bir akraba çocuğuna o kızağı verdiğimi hatırlıyorum.
Hatta bu oyunların nerede oynandığını, mahallenin hangi köşesinde bu oyunlardan hangisine yoğunlaştığımızı, çok iyi hatırlıyorum. Haliyle her oyun faklı bir alanda oynanıyordu. Ancak daha öncesi evlerin önündeki küçük alanlarda sonra şu anda yürüdüğümü söylediğim yolun(caddenin) sağ ve ya sol tarafında ilkokul yılarımızda ve daha sonraki zamanlarda, başta Selviler´in Kara yolları yanında ki(Hala o gündür bugündür konumu değişmeyen) tarlasında,
Tabi biz o gün bu mahallede,(çocukluk zamanımızda) bu oyunlarla oynadığımız zamanlarda bizim bütün dünyamız bu mahallede bulunan oyun alanlarından ibaretti. Aşağı yukarı Bugün ki Yeni Mahalle camiinin yola bakan cephe hizası ile Kara Yoları arasındaki bir mesafe idi. Yıllar geçip bizler büyüdükçe bu mesafeler aynı kaldıkça bizim alanlarımız her iki cepheden de büyümeye alan genişleme başladı.
Aslında bahsettiğim bu alanlarda oynarken beraberinde büyüdüğümüzü, her geçen yılla oyun alanlarımızın, oynadığımız oyunlara ilgimizin azaldığını fark ediyorduk.
Haftaya devam edelim inşallah