İçimdeki gurbetten yine içimdeki bir hasrete yolculuk(25)
Futbolu pek sevmemesine kendi ilgi alanı olan,? saz ve söz konusunda paylaşacak kimseyi de bulamamasından ?kaynaklanıyor olacak ki? İsmini o gün ki çocukların,? tebessümle hatırlayacağı? bir arkadaşımız;-tabi olur olmaz zamanda??Kendi icadı olan,? ayakkabıları!? ayağına giymiş bir halde koşarak oynanmakta olan futbol maçına dalmasını, topu eline geçirdiği her noktadan havaya doğru vurmasını?
Sonra onun yüzünden, oyunun bozularak tekrar eşleşip maçın tekrar başlamasını, çok geçmeden yine aynı arkadaşın, bir anda maçı bırakıp gitmesi ile bozulan dengeler yüzünden tekrar eşleşmeleri, arkasından tekrar futbol maçının yeni baştan kurulması günlerini hatırlayarak tebessüm edeceğim.
Belki de tam bu noktada Yasin Selvi´nin, ileri derece eğitimli kurt köpeği de(Cankurt) aklıma gelecek. O köpeğin Yasin´in bir işareti ile mahalle çocuklarına gösterdiği tavrı??Her ne hikmetse!?O çocukların içerisinde oyun oynayan iki diğer çocuğa hiçte gösteremediği hali, elbette bir başka tebessümle hatırlamış olacağım.
O Mahallenin bugünkü gençlerinin ?yine o mekânlarda eğer oynuyorlarsa ?aynı şekilde olmasını umduğum futbol maçlarına veya görebilirsem başka tür oyunlarına,bir sürede olsa bakıp, onları izleyeceğim. Merak bu ya kimin kimlerden olduğundan çok, onlardan hangisinin,? dünkü bizlerden kime benzediğini? veya bizlerle ortak tarafları olup olmadığını düşüneceğim.
Eskiden beri yol olarak kullanılan ancak sahipleri tarafından zaman zaman kapatılan? Daha sonra ise,? belediyeye hibe ile devredilen? ve şu anda halk arasında isimlendirilen adı ile Kayseri parke taşı ile (Doğal parke taş) kaplanmış olan tanıdık yolun(yeni konan ismi ile Tahir Selvi sokağının) bu günkü halini bir süre seyrettikten sonra yine Eski Hastane caddesinde yürümeye devam ederken?
Tanıdık yüzler bulursam selamlaşırken, ?tanımadığım herkese,? o mahalleden geçmekte oldukları için bile olsa içimden duyduğum yakınlığı yüreğimde taşıyacağım. Belki o an gözlerim yolun sağ tarafına dönecek o zamanda gözümün önüne şimdi daha önce var olduğu kimseye anlatılamayacak? Ancak o gün;? saç ve tenekelerden bahçe duvarı olan, içerisinde; bir takım ahşap ev, ahır ve samanlığı bulunan? kimlerden olduğunu ve hayatta kimleri kaldığını bilemediğim (Hikmet isimli bizden çok küçük yaşta bir oğlu olduğunu hatırlıyorum) Nalbant Ziya amcanın o günkü evi gözümün önüne gelecek.
O evin yan tarafında dereden sonra Hasti dayının, İbrahim Vatandaşın sıralı olan ?o günkü şartlarda nizami olarak yapıldığı her halinden belli olan ?evlerini, mutlaka daha önce olduğu şekliyle gözümün önüne getireceğim.
Ancak bu günkü harabeye dönmüş, yıkılmış toprak yığınları haline gelmiş hallerini hiçte görmemeye çalışacağım. Sonra yine aynı yolda yürümeye devam ederken bizim çocukluğumuzda iki takım ve düzgün şekilde önü bahçeli iken daha sonra batı istikametine doğru birden fazla ilerleyerek giden Kadir Selvi gilin evlerini seyredeceğim.
Kadir Selvi´nin oğlu Şadi Selvi´nin,?ben askerde iken;? benim küçük kızın fotoğrafını çekerek bana gönderdiği? inceliği hiç unutmadığımı, tekrar hatırlayarak duyduğum memnuniyetle ona verdiğim kıymeti düşüneceğim.
Yolun sağ tarafında o yıllarda yapılmış olan Yine Bekir Kangal´gilin evlerinin inşaat halini, o inşaatta bir kışta olsa içinde,?mil oynadığımız? günler hali ile gözümün önüne gelecek.
O evin önündeki hala boş duran arsada geçen günler. Orada oynanan oyunlar. O oyunlarda olan çocuklar tabi daha kimler ve neler, neler hatırlanacak. Hatırlananların her biri, hatırlanan zaman kesitindeki karesi içinde gözlerimin önüne gelecek beni bulunduğum andan o anlara götürecek, haliyle orda da kim bilir daha durup ne kadar süre kalmak isteyeceğim?
Haftaya devam edelim inşallah?