AKIL
‘‘Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür’’ deyimi bir örnek olarak insan belleğinin unutmak gibi bir eksikliğe sahip olduğunu tanımına uygun biçimde anlatmaktadır.
Özdeyiş (Aforizma), insanların yaşadıklarından çıkarımlarını kısa ve öz bir biçimde anlatan sözlerdir. Söyleyeni bellidir. ‘’Kötü bir belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden defalarca, ilk kez gibi yararlanmaktır.’’ Friedrich Nietzsche’nin bu aforizması da onun gözlemlerinden bir çıkarımıdır.
Elbette Nietzsche’nin bu aforizmasında muhtemel bir kinaye de göz önünde bulundurulmalıdır. Yani kötü bir özellik olan unutkan bir belleğin iyi şeylerden defalarca yararlanması mümkünse kötü şeylerden defalarca zarar görmesi de mümkündür ve bence bu aforizmadan yararlanmanın yolu bunun ayırdına varmaktır.
İnsan, zekâsı, aklı ve düşünme yeteneği ile yeryüzünde yaşayan en gelişmiş canlıdır. Doğuştan sahip olduğu ve derecesine hükmedemediği zekâ sayesinde karmaşık problemlerin, zor işlerin üstesinden gelebilir; fakat bir yerde bu zekâyı doğruya ulaşma yolunda kullanabilme yeteneği de diyebileceğimiz ve yaşadıkça geliştirilen akıl olmadan kendini tekrar etmekten öteye geçemeyecektir. İşte, belleğin unutma özelliği akıl yeteneğinin gelişmişlik derecesini gölgeler.
Francis Bacon, bir aforizmasında ‘’insanın yetenekleri, kendiliğinden çıkan bitkilere benzer, okumakla budanmaları gerekir’’ derken sanırım dikkat çekmek istediği tam da budur. Akıl yeteneğinin, kişinin sahip olduğu zekânın hakkını verecek dereceye çıkarılması.
Bunun bir yolu, okuyarak kendini geliştirmekse, bir diğeri de okuduklarından anladıklarıyla arzularının hırslanma istikametindeki hızını dizginleyerek kontrol altında tutabilmektir.
François de La Rochefoucauld’un ‘’Bize göre aklı başında adam, yalnız bizim gibi düşünendir.’’ aforizmasından, doğrunun göreceli olduğunu; ancak buna karşılık, her doğru söylediğini iddia edenin de ciddiye alınmasının şart olmadığını, zira zekâsı, aklı ve yetenekleri ölçüsünde sınırları olduğunu ve maalesef kişinin, sınırlarının farkında olamayacağını da anlayabiliriz.
Lübnanlı filozof Halil Cibran ‘’Gençliğe ve onun bilgisine aynı anda sahip olamazsın; çünkü gençlik bilmek için ve bilgi yaşamak için çok meşguldür.’’ diyerek, yaşla gelen tecrübenin beraberinde getirdiği olgunluğa gönderme yapmıştır.
Hiçbir zaman tam bilemeyiz ve yazık ki çoğu zaman bilmediğimizin farkına da varamayız; ancak hafızamızı ara sıra da olsa yoklayarak geçmişteki hatalarımızdan ders çıkarabilir ve bunu gelişimimize bir katkı olarak kullanabiliriz.
Aksi halde Mehmet Akif Ersoy’un ‘’Kıssadan Hisse’’ isimli ‘’Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! / Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? / Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar; / Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?’’ şiirinde olduğu gibi kendimizi tekrar eder dururuz.