reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Kâğıt kendine yapılan zam hakkında ne düşünüyor?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kâğıt fabrikalarının birer ikişer kapanması ile birlikte sadece kısmi anlamda fotokopi kâğıt üretir hale gelmişiz. Kâğıdı dışarıdan ithal ettiğimiz için dövizdeki hareketlenmeler kâğıt fiyatlarını da insafsızca etkiliyor haliyle. Kâğıtla ilişkisi sadece üçkâğıtçılıktan ibaret olanlar için hava hoş. ?Kâğıt da almayıveririz canım!´. İnsan kâğıt olmazsa ölecek değil ya!

Kâğıda zam tabi ki kâğıt helvacıları etkilemez. ?Kâğıtları çıkarın yazılı yapacağım!? diyen öğretmenlerin dönemi de çoktan kapandı. Dijital imkânlar ne güne duruyor, bir klavye, bir monitör ve bir fare neyimize yetmiyor? Tabi yazdığınız metne çıktı almamak şartıyla. Çünkü artık çıktının da cılkı çıktı! Kâğıt zammından en az etkilenen, hatta hiç etkilenmeyen kesim gençler, sonra orta yaşlılar, sonra da ihtiyarlar geliyor. Bazıları için ?kâğıt´ hâlâ bir hisse senedinden başka şey ifade etmiyor. Kitap okumayanlar bir kere daha kendilerini kârlı çıkmış addediyorlar. Yazı ile başı hoş olmayanlar için de sıkıntı yok. Geriye silemediğimiz bir alın yazısı kalıyor geriye. Onu da yazan yazmış. Kâğıthane´de yaşayanları bu konuda şanslı zannetmeyin. Kâğıthane´nin kâğıtla ilişkisi biteli neredeyse tarih oldu. Peki, yayınevleri ne yapacak? Bu arada e-kitap dönemine geçmek için kendilerini zorlayabilirler. Islak imza günleri döneminin yerini kuru elektronik imza dönemi alabilir.

Gündüz Vassaf Halet Çambel´i anlatıyor: ?Bir sohbetimizde yazarlardan bahsediyorduk. ?Gündüz´ dedi, ?Şu kâğıdın ne müthiş sabrı var. Yazılan her şeyi kabul ediyor. Demiyor ki ?saçmaladın! Bu kadarı olmaz! Yalan söylüyorsun! İtirazsız kabul ediyor her yazılanları? (13-01-2014-Radikal gazetesi. Gündüz Vassaf- ?Vassaf Halet aşkı´)

Halet Çambel haklı, kâğıdın itiraz dili hiç yok. Olsaydı galiba bu kâğıt zammına herkesten evvel o itiraz ederdi!

AKSARAY ÖRNEĞİ

Geçtiğimiz Cuma günü Aksaray Belediyesi´nin daveti, Anadolu Mektebi Yazar Okumaları Platformu´nun gayreti ile Aksaray Zinciriye Medresesi´nde ?Hayatın okur-yazarı olmak´ başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu vesile ile Aksaray´ı çok yönlü tanıma fırsatı buldum. Öncelikle Kültür, edebiyat ve de kitap dostu Aksaray Belediye Başkanı Sayın Haluk Şahin Yazgı´ya teşekkürlerimi sunuyorum. Belediye Başkanlığı´nın alt yapı hizmetlerini karşılamaktan ibaret olmadığını ?insan´ unsuruna zihnen ve kalben dokunmak gerektiğinin gayet iyi bilen birisi. Halkla, özellikle gençlerle çok iyi bir diyalog kurmayı başarmış. Bu pozitif enerjinin sinerjisini kentte görebilmek mümkün. Anadolu Mektebi Yazar Okumaları Platformu´nda da etkin olan Ayşe Karaman´ın gayret, üslup ve kalite dengesi açısından çok büyük katkısı var kuşkusuz. Bir şeyi yapmak kadar o heyecanı diri tutmak da önemli. Ayşe Karaman´da bu var.

Sakin bir şehir Aksaray. Bu sükûnet sakın ataletle karıştırılmasın. Hayat dingin olduğu kadar akışkan. Somuncu Baba türbesini gezerken bir anlık da olsa şirazesini kaçırdığınız dünya-ahiret dengesini yeniden kuruyor gibi oluyorsunuz. II. Kılıçarslan Parkı´nda dolaşırken alnınızı yalayıp geçen rüzgâr Miryokefalon Zaferi´nin tozunu kaldıran Gelendost rüzgârıdır sanki. Siyah-beyaz bir kartpostaldan dünyaya düşmüş gibi son hatıraya sımsıkı tutunan Kalanlar Mahallesi gelip geçenlerde ?orada kalmak´ hissini nasıl da depreştiriyor.

Zinciriye Medresesi´ndeki akşam söyleşimizi sonuna kadar dinleyip refakat eden Aksaraylı kültür-edebiyat dostlarını unutmak mümkün değil. Nevşehir´den kalkıp gelen, gün boyu fakire mihmandarlık eden sevgili şair dost İbrahim Yolalan mekânı güzelleştiren simalardandı. Aksaray Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı öğretim üyesi Dr. Fikret Kula´yı söyleşide görmek güzel bir sürprizdi. Tabi, Sezai Karakoç´un şiir ve hikâyelerinde şehir ve medeniyet unsurlarını inceleyen kitabı Mekâna Sinen Ruh kitabını Fikret Kula´nın elinden imzalı olarak almak ayrıca güzel bir sürpriz oldu. Bünyesinde 80 bini aşkın kitap barındıran, ayrıca zengin bir çocuk kütüphanesine sahip olan Aksaray Kültür Merkezi Kütüphanesi´ne yoğun çaba harcayan kütüphane yetkilisi Salih Göktürk beyi de anmadan geçmeyelim. Kitapla dostluk düşünceyle dostluktur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...