Sivas´ın Gelişmesi
Şehirlerimizin gelişmesi nüfustan çok ekonomisiyle, şehircilik modernizasyonuyla, hemşehrisine sunduğu yaşam kolaylığıyla olsa gerek. Nüfus, şehir ekonomisi için bir potansiyel yaratır ama ileri bir hamle yaratmaya yetmez. Bazı şehirlerimizde olduğu gibi üniversite öğrenci yoğunluğu şehir ekonomisine katkı sağlar ama bu durum kısıtlı bir alana etkilidir. Öğrencinin boğazından, giyiminden, yer yurt ihtiyacından doğan bir hareketliliktir. Yani bu durum öğrencinin eline bakan alt seviye ekonomi hareketliliğidir.
Üretimin olmadan, ?İş Kur? benzeri asgari ücret işçiliğiyle, öğrenci sayı potansiyeliyle geçim sağlayan bir şehir için en güzel örnek Sivas´dır.
Üç yüzün üzerinde işçi çalıştıran iş yerlerinin başka illere taşınması veya özelleştirilmesi, ailelerin tarım ve hayvancılığı bırakmış olması, sanayi yatırımında çalışan işçi sayısının durağanlaşması, tarım ve hayvancılık potansiyeline dönük organize sanayi kurulamaması özellikle Sivas Şehir Merkezini öğrenci eline bakar duruma düşürmüştür.
Planlanan yatırım ve ulaşım durumları hep yılan hikayesi olmuştur. Hep başka şehirlerin yatırımlarına yama olacak şekilde planlar yapılmıştır. Kara, demiryolu, hava ulaşımının yeterli olmadığı bir şehirde üniversite gelişmez, Anadolu´nun kalbine yerleşmiş, kavşak şehirde üretilenler bir yerlere ulaştırılamaz, ulaşımı rahat olmayan şehre yatırımcı da gelmez.
Ulaşımı alalım. Hızlı tren ilk Sivas´a gelmeliydi. Konya´nın ulaşımda bir aciliyeti yoktu, Eskişehir ulaşımında aciliyet yoktu. Sonra bu şehirlerin arkasında olan coğrafyada da ulaşım sıkıntısı yoktu. Ama Sivas´ın arkasında; doğu, güneydoğu, kuzey doğu çoğrafyası var. Sivas´a ulaşımın kolaylaşması Sivas´a da, bu coğrafyaya da hareketlilik getirecekti. Hava ulaşımında Başkentten düzenli ulaşım sağlanamadı. 40 000 Öğrencisi olan bir şehre Başkentten hava yoluyla ulaşamamak üniversite aktivitesi yönünden büyük bir eksiklik olmuştur. Kara yolunda alınan iyi yönde mesafeyi belirtmek isterim.
Hayvancılığın, tarımın şehri Sivas, her yıl 10.000´lerce tarım insanını kaybediyor. Hayvancılığı gerilemiş, meraları boşalmış bir Sivas. Elverişli tarım arazisinin %34´ünü kullanamayan Sivas. Gübre, mazot, ekipman girdilerinden bunalarak, ekmeden, biçmeden dönüm başı 10 TL desteğe fit olmuş Sivas çiftçisi. Sonuç, Türkiye genelinde İl gelişmişliği 49.sıra, işsizlikte en yoğun illerden biri.
Şehircilik yönünden Sivas´ta yapılaşma arttı. Ama merkezin meydanları az, parkları bahçeleri az. Ana caddelerde dolaşıp yorulan insanların, alışveriş yapan insanların oturup dinleneceği, taşıta kapalı alanlar çok az.
AKP siyaseten ne istediyse Sivas verdi. İstediği kadar oy, istediği kadar milletvekili verdi. Ama AKP Sivas´a ne verdi? İşsizlikten, çaresizlikten Sivas göç verdi, her beş yılda bir nüfusunun 1/5 insanını göçe verdi. Elinden iş yerleri alındı. Sivas´a güç veren kurumlar özelleştirildi, bazıları da başka şehirlere taşındı. Tarımı, hayvancılığı bilen insanını kaybetti. Hayvancılıkta Irak´ı, Suriye´yi, İran´ı besleyen Sivas´ın meraları koyunsuz, çobansız, köyleri insansız kaldı.
Çare : Sivas´ın değerleri Sivas´ta değerlendirilecek.
Demir madeni Sivas´ta değerlendirilecek.
Tarım ürünleri için, hayvancılık için bölgesel organize sanayiler kurulacak. Organik tarım, organik hayvancılık yapılacak. Onlardan uç ürünler Sivas´ta üretilecek. O ileri teknoloji üretim kurumlarında; mühendisler, biyologlar, diyetisyenler, gıda teknolojisiyle ilgili yetişmiş insanlarımız iş bulacak, o geniş coğrafya tekrar iş ve aş kapısı olacak.
Üniversite Sivas´ı, Ulaş-TİGEM´i değerlendirecek, Üniversite Teknoparkı Sivas´la ortak projeler üretecek, Üniversite ile Şehir bütünleşecek ve Sivas yine ülkemizin 8 vilayetinden biri olacak.