reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Devletler adl ile yükselir, zulmü ile yıkılır

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün, 24 Temmuz; hezimetin zafere dönüştüğü gün...

Bugün, asrın en önemli manevi hadiselerinden birinin gerçekleştiği gün...

Bugün, 86 yıl sonra Ayasofya’ya parayla değil, abdestle girilen gün...

Bugün, müminlerin 86 yıl sonra Ayasofya’da ilk defa böyle mahşeri bir toplulukla Cumasını edâ ettiği gün...

Bugün, “devletler adl ile yükselir, zulm ile yıkılır” sözünün tecelli ettiği gün...

Bugün, bayram, “Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır”a iman edenlerin, “Sefer bizden, zafer Allah”tan diyenlerin bayramı...

Bugün, Allah’la olan misak, Peygamber’e verilen biatlar yeniden tazelendi.

Bugün, kalplerin yeniden fethine, yeniden dirilişine vesile oldu.

*

İbadete açıldığı günden beri milyonlarca Müslüman, koronavirüs salgınına rağmen fevc fevc Ayasofya-i (İlâhî Hikmet) Kebir Camii Şerifi’ne akın ediyor.

Müjdeli belde İstanbul’da bayramı bayram eden müminlerin bahtiyarlığı Mekke’nin, Kudüs’ün, Endülüs’ün, İstanbul’un fethine eşdeğer.

Ulu mâbed Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nde 86 yıllık hasretin ardından tarifi mümkün olmayan bir vuslat yaşanıyor. Öyle bir vuslat ki; sanki İstanbul yeniden İslâm beldesi kılınmış, sanki Ayasofya şükür secdesi için mescide dönüştürülmüş, sanki Kur’an ayet ayet okundukça kalpler titreyip misakını yenilemiş, sanki Hazreti Peygamber davetine ve okunan Bilalvâri ezanlarına yeniden kavuşulmuş.

Orta Çağ’ın karanlığından fetihle Yeni Çağ’ın aydınlık sığınağı Ayasofya’da 86 yıllık fetretten sonra bir bayram sabahı şükür secdeleriyle yine, yeniden, bir kez daha aslına rücû coşkusu yaşıyor.

Tekbîrler, tehlîller, salât ü selâmlar eşliğinde Allahu Ekber terennümleri yeniden doğan Ayasofya’nın kubbesinden arşı âlâya yükseliyor...

Ümmet Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nde 5 vakit buluşmanın, Cuma, Bayram, Teravih namazı kılmanın mutluluğunu yaşıyor. Sadece Türkiye değil, dünya Müslümanları bu kâdim mâbede kavuşmanın sevinciyle şükür gözyaşı döküp, esaret altında inim inim inleyen mazlumlar için dua ediyor.

*

Ey Ayasofya!..

Bugün Mekke-i Mükerreme’nin Kâbe-i Muazzaması, Medinet’ül Münevvere’nin Mescid-i Nebevîsi, Kudüs’ün Mescid-i Aksası sana gıpta ile bakıyor. Mübarek çevresiyle feryad ü figanlar arasında yanan ilk kıble Mescid-i Aksa, sana bakıp umutlanıyor.

Ey Ayasofya!..

Seni hasretle tâzim etmek isteyen yürekler kubenin altına sığmıyor; sel gibi caddelere, sokaklara taşıyor. Kendinden geçen gönüller, vecd ile duaya kalkan eller, dillere firar eden şükürler sevinç gözyaşlarıyla İstanbul’u kendinden geçiriyor.

Ümmet şuuru her zerreyi kuşatıyor, yeni bir fetih yaşıyor. 86 yıldır kemikleri sızlayan Şanlı Ordu ve Müjdeli Komutan Ebû’l-Feth Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u yeniden fethetmiş gibi seviniyor.

*

Ayasofya kubbesi altında secdeye gidenlerle, mihrabıyla, minberiyle, kürsüsüyle, mahfeliyle, minaresiyle, alemiyle, külliye müştemilatıyla fethin sembolü, İslâm mabedi olarak ilelebed payidar olacak.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...