Başlarken,
Başlamak güzeldir, hele bu yeniden başlamaksa daha güzeldir...
Küçük bir çocukken, büyük hayallerimizi süsleyen ve bizimle birlikte büyüyüp artık biz büyümeyi bedenimize sığdıramaz hale gelince onu terk ettiğimiz bir arkadaştır şehir. Günü gelince hatıralarımızı verir ondan bir bedenlik yer isteriz. Bize kattığı ne varsa ona iade edercesine toprağına eker gideriz.
O büyümeye bizden sonra geleceklere ev sahipliği yapmaya devam eder. Eğer bir kıyısında izimiz kalmışsa, hatırlanacak bir hatıra bırakmışsak ardımızdan gelenlerin bizi anmasına da müsaade edecek kadar vefakardır.
Bir dostum geçen yıl İstanbul’a taşındı. Geçenlerde aramış bir iki hasbihal ettik. Sesindeki titremeden özleminin rengini çıkarabiliyordum. Ruhumuzda sakladığımız fırtına bir toprak kokusu bulunca kendini ele veriyordu. Oldum olası sevdiğim İstanbul’u sordum. Senin gözünle nasıl gözüküyor diye ılık bir iç geçirme ile;
- Aman boşver büyükşehir işte, ne dostlukları dostluk ne arkadaşlıkları arkadaşlık nede yarenlikleri yarenlik. Melmeketimin her şeyi bir başka ve burnumda türüyor.
Konuşma bu minvalde devam etti ancak hasret gidermek yerine sanıyorum onun hasretini derinleştirdik.
Kimileri farklı gözlerle baksa da, kimileri sevmese de, iyisi ve kötüsüyle bu şehir bizim şehrimiz. Karıyla, kışıyla, ayazıyla ve yazıyla bizim işte. Şehirlerinde ruhları ve kimlikleri vardır. Onlarda sever onlarda nefret eder, kabullenemez dışarı vurur. Çok insan vardır şehrin kurallarına ayak uyduramamış ve soluğu başka şehirlerde, kendilerini kabullenebilecek şehirlerde almışlardır. Kimide mecburiyetten, ekmek kavgasından, görev gereği vb sebeplerden terk etmişlerdir. Ama şehir ardından gelecek onu imar edecek ve onunla hemhal olacak yeni insan tipleriyle yoluna devam edecektir.
Ve gidenler soracaklardır,
Kepeneğin suyu akıyor mu?
- Atelyenin borusu ötüyor mu?
- Kızılırmağın suyu cuşkun mu?
- Sığırcıklar geri döndü mü?
Gibi onlarca soru soracaklardır. Ve sizden evet hayırlı cevaplar yerine sıcak sımsıcak memleket tasvirleri isteyeceklerdir. Siz anlattıkça onlar sokaklarında gezinecekler ve yüzlerinde hasretin derin sancısı depreşecek ama belli etmemek için gözlerini başka tarafa çevirecekler. Çevirecekler ki ağlamaklı oldukları bilinmeyecek..
Sultanşehir Sivas’ta yaşıyor olmanın verdiği sorumlulukla ve ona olan muhabbetimizle gazetemizde sizlerle duygu ve düşüncelerimizi paylaşacağız. Bazen şehre dair bazen ruha dair bazen bize dair ne bulursak paylaşmak niyetindeyiz.