reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

İnsanlar ve Yahudiler

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

John Steinbeck`in Fareler ve İnsanlar isimli eserini çağrıştıran bu başlık bana ait değil. Nurettin Topçu`nun.

Topçu, 1967 yılının temmuz, ağustos, eylül aylarında birer yazı yayımlıyor. Sırasıyla: İslâm Davası ve Yahudilik, Para ve Yahudi, İnsanlar ve Yahudiler. (Ahlâk Nizamı, Dergâh Yayınları) Bu yazılar, Altı Gün Savaşı`ndan, Mısır`ın çöküşünden hemen sonra yazılmış. Müslümanca bir öfke, soylu bir çıkış, onurlu bir duruş.

Bu yazılarda, yahudiler, `insanlığın edebi çilesi` olarak tanımlanır: `Mutlak hakikat binasına çeşitli iddialarla saldırıp yıkmaya çalışanlar.` `Ahlak değerlerini büsbütün inkâr edenler.` `Kanlı ve günahkâr eller.` `Hayrın yerine geçen şer.` Bunlar hep yahudi.

Şimdi, bu üç yazıdan aldığımız bazı cümleleri beraber okuyalım.

İnsanlar ve Yahudiler: `Vicdanı azapsız kavim, madde dünyasında olduğu kadar, ruh ve düşünce dünyasında da insanlığa yapabileceği bütün zulmü yapıyor.` `Yahudi kavmi, insanlığın kalbi ve ruhuyla bağlandığı her güzel şeyi, her sağlam temeli, her kurtarıcı hakikati yıkmak için dünyaya gönderilmiştir.` `İnsanlara ve insanlığa fenalık yapmak, yahudide sanki bir içgüdüdür.` `Yahudi, şer ve fitneye bulaşmadan yaşayamaz.`

Para ve Yahudi: `Şüphe yok ki Allah, yahudi kavmini, insanlığın başına musibet olmak için yaratmıştır.` `Yahudinin zehirli elinin uzanmadığı hayat, onun çürütmek istemediği cemiyet yoktur.`

İslâm Davası ve Yahudilik: `Yahudi âfetlerine karşı İslâm`ın bizzat kendi ruhunda deva arayalım.` `İsrail orada durdukça, İslâm ve Türk dünyası tehlikededir. İstikbâl ya birinin, ya ötekinindir.`

Bize deniliyor ki, siyonistler ile yahudiler aynı şey değil. Bir bakalım:

Bütün bu katliamları, utanç verici işleri yapanlar kimler? Siyonistler. Onlar kim? Müslüman mı, hıristiyan mı? Hayır, yahudi. O halde, insanlık katillerini tanıyalım. İşte bu andan itibaren, `yahudi düşmanlığı` denilen tehlikeli alana girmiş oluyorsunuz. Katiller, kanunla korunur mu? Korunuyor.

`Bir kurşunla iki can` diyerek hamile kadınların öldürülmesini teşvik eden kim? Hayatını kaybeden yüzlerce masumun üzerinde ölüm dansı yapan? Bütün insanî değerlerden uzak olan? Elcevap: Yahudiler.

Onca kötülüğün, zulmün, kahredici görüntünün bir bedeli olmasın mı? İsteniyor ki, olmasın. Yahudi, her dilediğini yapsın, buna karşılık, burnu bile kanamasın.

İsrail, sivilleri katletsin ve bunun adına `kendini savunma` densin. Filistinliler, işgalin askerlerini öldürünce de `terör`. Böyle bir adalet! Bir düşünün: Masum birini döverken eliniz inciniyor ve bundan dolayı karşınızdaki garibi suçluyorsunuz. Dayanılır gibi değil.

Ve vahşi batı. Öldürülen bir ülke dolusu sivili görmeyip de korkan bir yahudi anneyi haber yapmak. Böyle bir vicdan! İnsanlık tarihi boyunca, haysiyetsizlik, hiç bu kadar ucuz olmuş mudur? Sanmıyorum.

Yaşananları yazmak, acımızı ve utancımızı çoğaltmaktan başka bir işe yarıyor mu? Bilmiyorum. Emin değilim. Allah, `haksızlığa uğrayıp da hakkını alanları müstesna` tutuyor. Bir hafta içinde hayattan koparılan yüz çocuğun / çiçeğin hakkını, yazarak, çizerek alabilir miyiz? Sükût.

Osmanlı-Rus Harbi`nden sağ kurtulan bir asker, köyüne dönünce, meraklı kalabalık etrafını sarar. `Ne oldu, anlat` diye sorarlar. Sadece şunu söyler: `Onurumuzdan başka her şeyimizi kaybettik.` Görünen o ki, elimizde son kalanı da kaybetmek üzereyiz.

Sözün tükendiği yerdeyiz. Söz biter, konuşma başlar. Tam da böyle bir durum. Seçmeninden seçilenine kadar herkes konuşuyor. İcraat?

Hazır kitabı elimize almışken, Nurettin Topçu`nun Para ve Yahudi başlıklı yazısından biraz daha alıntı yapalım: `Esasen insanoğlunun iki düşmanı, iki şeytanı vardır: Para ve yahudi. Yahudi paraya, para yahudiye tapar. Zira yahudi olmasa, para, belki de sahipsiz kalacaktı.` `Para ile yahudi bir ve aynı varlık halinde yaşarlar. Bu iki şeytanın arasındaki dostluk, sadece varlıklarını devam ettirmek için midir? Hayır. Zira yeryüzünde hiçbir varlık, bir diğeriyle böylesine dostluk, böyle ortaklık kurmamıştır.` `Yahudinin idare ettiği emperyalizme karşı savaş, istiklâl savaşıdır.`

Evet, yahudinin zayıf noktası paradır. Ekonomik ambargo uygulansa, malları alınıp satılmasa, anlaşmalar ve ihaleler iptal edilse, eminim ki, daha çok işe yarayacaktır. Canları yanacaktır. Yaramasa / yanmasa bile, biz bir şey yapmış olacağız. Kendimizi şu ve şu ülkeyle kıyaslamayalım. `Sesini çıkaran, yükselten tek devletiz` diye övünmeyelim. Zulme itiraz etmeye mecburuz. Çünkü milletimizin kaderi, mazlumdan yana yazılmıştır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...