reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

HÜKÜMETİN SAVUŞTURMA TAKTİĞİ İYİ ÇALIŞIYOR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

HÜKÜMETİN SAVUŞTURMA TAKTİĞİ İYİ ÇALIŞIYOR

Hükümetin yürütmedeki bazı uygulamaları toplum vicdanını sızlatmaktadır. Özellikle kendisi için olumsuzluk yaratacak olayları başından savmak için, olayların kendine yansıyan olumsuzluk şiddetini azaltmak için, onları eskimiş hale getirmek yani gündemden düşürmek için çok yönlü taktikler kullanıyor.Füzesavarlar, yıldırımsavarlar gibi.

Hükümet, Kürt meselesini halletmede İmralı daki terörist başıyla, görevlendirdikleri aracılarla, diyaloğa giriyor, müzakerelerde bulunuyor. Seçime kadar " sorunu hallettik, terör olayları olmuyor " görüntüsü vermek için çok yönlü tavizler veriyor. Seçime uygun şartlarla gitmeğe çalışıyor. Devletin bürokratlarının diyalog ve müzakere etkinlikleri, terörsavar olarak kullanılıyor. Ama hükümetin burada kullandığı bela savma taktiği ülke yararına, ülke bütünlüğünden yana olmuyor. Giderek ayrılıkçı Kürtler " müzakere masasına oturalım, yoksa çok kötü şeyler olacak " diyecek kadar mesafe almış oluyorlar.

Geleceğimiz olan gençlerin yeteneklerine göre, yetişmişliklerine göre üniversiteye giriş durumlarının belirlenmesi için YGS sınavı yapılıyor. Bu sınavda 1 700 000 gencin kaderi belirleniyor. Bir o kadar ailenin de beklentisi karşılanıyor. Böyle önemli bir sınavda çok acayip tesadüfler oluyor. Zannediyorum 17 dershanede, aynı kıyafetli kız öğrenciler aynı dershanede imtihana giriyorlar. Milyonda bir olacak tesadüf? Sınavda, şifre olduğu, bunun bazı gençlere aktarıldığı iddiaları ortaya atılıyor. Daha kimse durumu kavramadan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, başbakan, meclis başkanı, başbakan yardımcıları böyle bir şey olmadığını söylüyorlar. Halka durumu kabul ettirmek için " biz tatmin olduk " ifadelerini kullanıyorlar. Durumdan vazife çıkarıp ilk bela savma, savuşturma hareketine başlıyorlar. Bir süre sonra, gelişen olaylar karşısında yanıldıklarını, adaletin bunu araştırması gerektiğini ileri sürerek olayı eskitmek istiyorlar. Gençlerin, ailelerin huzursuzluğu karşısında kullanılan taktikler yetmeyince YGS başkanı savcı ile diyaloğa giriyor, savcıdan " imtihanı iptal edecek misiniz? " sorusunun cevabını almaya çalışıyor. Savcılık araştırması tamamlanmadan YÖK işbirliğinde YGS sonuçları hemen ilan ediliyor ve arkasından da başbakan demeçlerle devreye giriyor, " imtihanda bir hile yok " mesajını veriyor. Şifreyi ve belli dershanelerde belli gurupların imtihan olmalarını gözden kaçırmak, bertaraf etmek için başta başbakan olmak üzere bir kısım yetkililer ilave taktikler kullanıyorlar.

Benzer durumu " Deniz Feneri Yolsuzluk Olayları "nın adli makamlarca soruşturmalarında da görmeye devam ediyoruz.

Hükümet kendi yarattığı belaları uzaklaştırmada, savmada başarılı da ülke bütünlüğü ne oluyor? 1 700 000 bin kişinin, onların ailelerinin vicdani sorumluluğu ne oluyor? O gençlerin eğitim alma hakkı ne oluyor? Ülkede adalet, hak, hukuk ne duruma düşüyor? Devlet ne duruma düşüyor?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...