İSTİAZE-2
İSTİAZE-2
Yazımızın birinci bölümünde istiazeden euzu billahi mineş-şeytanirracimin kısaltmasıdır- bahsederken bu eylemi iki açıdan incelemeye başlamıştık.
Birincisi: Onun (şeytan) gibi olmaktan korunma isteği
İkincisi : Onun (şeytanın) yönlendirmelerinden korunma isteği, idi.
Bu yazımızda birinci bölümle ilgili açıklamlarımıza devam edeceğiz. Allahu Teala Enam suresi 112. ayetinde ins ve cin şeytanlarından bahseder. İşte böylece Biz, her peygambere insan ve cinn şeytanlarını düşman yaptık. Onlardan kimi, kimini aldatmak için cazip sözler fısıldarlar Yine Nas suresinin son ayetinde vesvese verenin hem insandan hemde cinden olacağından bahseder. Kaf suresi 17. ayeti kerimesinde insanın kendi kendisine vesveseler verdiğinden bahseder: Andolsun, insanı biz yarattık. Nefsinin ona ne vesveseler vermekde olduğunu da biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız. Haşr suresi 16. ayeti kerime de ise Rabbimiz şöyle buyurur: Şeytanın meseli gibi ki, vaktiyle insana «Kâfir ol!» dedi, Vaktâ tâ ki kâfir oldu. (Şeytan) Dedi ki: «Şüphe yok ben senden uzağım. Muhakkak ki ben âlemlerin Rabbinden korkarım.»O halde şeytanın dahi kendisinden uzak olmak istediği insanın psikolojik yapısı düşünülmeye değerdir. Sevgili Peygamberimizin (s.a.s) Şeytan insanın damarlarında dolaşır hadisi meşhurdur. Razi insanın arzu ve tutkularını temsil eden heva için eş-şeytanul asli (asli şeytan) der.¹ Mevlana ise her yaratılmışta (insanda) iblisin ben lik hastalığından bir pay vardır der.² Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Bütün bu naslar ve sayılı alimlerin tespitleri gösteriyorki; iblislikte, şeytanlıkta sadece cinsi cinlerden olan bir varlığa has bir vasıf olmayıp bilakis onun gibi çift kutublu bir özelliğe sahip biz insanlar içinde geçerlidir. Böyle bir durumda biz insanlar için birinci tehlike iblisin karekterine bürünmektir. Çünkü onda olan potansiyel özellikler bizde de olduğu için aleyhimize olacak davranışları bizlerinde sergilemesi mümkün görünmektedir.
İstiaze deki euzu fiili Âze fiilinin şimdiki zamanı olup Âze ile ilgili Ragıp el isfehaninin Müfredatında şu açıklamalar vardır. El avzu başkasına sığınmak ve ona bağlanmak. Âze fulanun bi fulan, Filan kişi filan kişiye sığındı, ona bağlandı. Kelimenin etimolojik kökeninden de anlaşılacağı gibi sığınmak bağlanmayı gerektiren bir eylemdir. Bağlanmak ise bağlanılan melcein himayesine girip bir daha çıkmamayı elzem kılar. Şayet bağlılık devam etmezse sığınma ve korunma da devam etmez. İnsan bağlılığını devam ettirmediği sürece koruma kalkanını da kaybetmiş demektir. Bu vaziyet onu kolay hedef haline getirir. Bu bağlamda her ikiside Gul De ki; dendikten sonra euzu diye devam eden Felag ve Nas surelerinin içerikleri üzerinde iyiden iyiye düşünmek gerekir. Çünkü Deki diyerek söze başlayan Allah Subhanehu ve Teala dır. Kendisine Deki diye emredilen ise Peygamber efendimizdir. Bu ilahi hitabın ilk muhatabı sevgili peygamberimiz olmakla birlikte genel manada bütün inananlar buradaki Deki emrinin muhatabıdır. Allahu Tealanın Deki demekten muradı şüphesizki ol demektir. Yani böyle de, böyle ol, bu vasıfları taşı, bu bağlantıyı sağla, bu hal üzere ol, gerek dıştan gerekse içten gelen batıl yönlendirmelere karşı sürekli teyakkuzda ol Bilgi, öğrenmek değil, olmaktır. der. Rabia Christine Brodbeck³ Rabbimizden gelen emirler bizlerin hayatında amele, ahlaka, şahsiyete vb. dönüştüğü sürece öğrenmekten maksad hasıl oluyor demektir. Böylece hayatımıza şekil veren her emir bizi birçok şeytani tavırlar ve davranışlardan alıkoyacak ve koruyacaktır.
Euzu diyerek bir şeylerden veya birtakım vasıflardan Allaha sığınmak Allahla (c.c.) ahidleşmektir. Yarabbi ben şeytandan sana sığınıyorum demek; yarabbi üzerimde şu şu vasıfları taşımayacağım, şeytani duygulara, düşüncelere sahip olmayacağım diye pratiğe dönük bir karar almak bir sözleşmenin altına imza atmaktır. Ancak bütün bunlar şeytani karakterin yapısı çok iyi bilindiği sürece sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Daha açıkçası şeytanı Onu Yaratan Allahtan (c.c.) öğrenmezsek kendi aklımızda yer bulmuş bir şeytan tanımlamasıyla yetinir isek, bu bilgi en az bizim eksikliğimiz kadar eksik olacaktır ve bizi onun düştüğü hatalara düşmekten koruyamayacaktır. Bu tespitten hareketle gelecek yazımızda İnşâAllah Yüce Kitabımızın zihin ve davranış kodlarını verdiği şeytanın karakter analizini yapmaya başlayacağız
1 Hayat kitabı Kuran S.476
2 Mesnevi B.Defter 3215
3 Hazreti İnsan s.17