YÜZDE ELLİNİN YÜZDE ELLİYLE SORUNU YOKTUR
Şarkta olumsuz bir durumun giderilmesinde akla gelen ilk tedbir yasaklamaktır. Yasaklamalar ya ifadeyle ya da yönergeler, yönetmelik veya kanunlarladır. Daha ilkel bir şekilde de kaba kuvvetledir, psikolojik baskıyladır. Yöntemleri çoğaltabiliriz ama öncelikle eğitmeyi, örnek olmayı, örnek yaratmayı düşünmeyiz.
Bazı camilerimizin alnında " alkol kötülüklerin anasıdır" benzeri cümleler görürüz de " Cehalet kötülüklerin anasıdır " anlamında deyişler pek görmeyiz. Gücü olmayan bazı insanlarımız lokmasından artırdıklarıyla ihtiyacın üzerindeki dini mekanlara yardım yaptıklarını görürüz, duyarız da bu insanlar arasında eğitim kurumlarına yardım yapanları pek görmeyiz.
Küçük yaştan itibaren zararlılar konusunda insanları eğitmek inancı doğru algılanmasına da yarar sağlar. Küçük yaştan itibaren insan yetişmişliğinde önemli olan temel eğitim kurumlarında derslikler, tuvaletler, alet edevatlar yetersizken, 80-100 kişilik sınıflarda güya eğitim verilirken, derslik ısıtmalarında tezek, çalı çırpı kullanılırken cemaati olmayan, gereksiz şatafata sahip camiler, bakanlık binaları, alışveriş merkezleri yapmakta iyi niyet aramamak gerekir.
Zararlılar konusunda belli sınırlar içerisinde tedbirlerin, yasakların elbette anlamı vardır. Ama asıl olan eğitimdir. Bir inanç sahibinin istediği gibi yaşama hakkı vardır ama inançlarını farklı yaşayanlara da saygı göstermeleri gerekir. Önemli olan inançla ilgili ağızdan çıkan sözler değil, toplum içindeki uygulamalardır.
Hükümet alkolün kullanımını oldukça daraltacak tedbirlere başvurdu. Alkolün daha az kullanılmasının tedbirlerinin alındığı söylendi. İran ve Suudi Arabistan da alkol, uyuşturucu yasak ama bu ülkelerde alkol ve uyuşturucu bağımlılığı önemli bir sorun ve bu ülkelerde bağımlılar için azımsanmayacak sayıda tedavi merkezleri bulunmaktadır. Dünyada eroin kullanımında en problemli ülkelerden biri de İran dır. Türkiye de alkol bağımlılığı önemli ölçüde değildir. Uyuşturucu kullanımı da çok yüksek oranda değildir ama son yıllarda artmıştır. Hükümetin alkol kullanımı yönündeki tavrında dini kullanma, özel yaşama müdahalesi vardır. Hınç vardır. Suriye konusunda zora düşmenin, yalpalamanın gündem saptırması vardır. Cumhurbaşkanını sıkıştırma vardır. Yoksa Türkiye nin fazla alkol alınmasından daha acil, daha önemli sorunları vardır.
12 Eylülden şikayet edip sonra da onun çıkardığı kanunlarla ülke idare edilirse, onun seçim sistemiyle iktidar olup ve ona dayanarak toplum bu kadar sıkıştırılırsa, toplumun değer verdiği insanlar için aşağılayıcı ifadeler kullanılırsa, her konuda ferman sallanırsa yurt ve dünya genelinde milyonlarca insanın " Taksim Gezi Parkın da meydan okumasına da cevap vermek zor olur. Arkamda yüzde elli var, meydanlara bir milyon kişi yığarım gibi çok tehlikeli, bölücü, ayrıştırıcı bir sözle diğer yüzde elliyi milletten saymamış olursunuz. Halkın yüzde ellisinin diğer yüzde elliyle bir sorunu yoktur.