ODTÜ İÇİN BİR PLAN MI UYGULANIYOR?
Üniversiteler bilim üreten kurumlardır. Bilim üretenler kuşkucudur, muhaliftir. Ama Aka kara demezler. Her durumu yorumlar, yanlışları aralamaya ve doğrunun arkasında durmaya çalışırlar. Gerçek bilim adamları namusuyla çalışır, üretir, ürettiklerini ülke, dünya çıkarlarına sunar, elde ettikleri sonuçlardan, doğru bildiklerinden birileri rahatsız olacak diye geri adım atmazlar.
ODTÜde bir grup öğrenci yürütme ve yürütmenin başındaki Başbakanı protesto etmek isteyince gereksiz olaylar gelişti. Öğrenciler Başbakanın ODTÜye gelmesini fırsat bilerek genel ülke politikalarını, özelleştirmeleri, Suriye, İran, Irak politikalarını, öğrenci
tutuklamalarını vs. protesto ettiler. Başbakanın geleceği gün ve saat belli, öğrencilerin nasıl bir protestoda bulunacakları belliyken protestocu birkaç yüz öğrencinin karşısına tam donanımlı birkaç bin polis çıkarmak anlamlıdır. Hiçbir taşkınlık yapmayan, yürüyüş halindeki öğrenciler üzerine aniden yüzlerce gaz bombası fırlatmak provokasyondur. Molotof kokteyli, lastik yakma, demir bilye fırlatma mekanizmaları kullanıldı sözleri aldatıcıdır, polisin masumane savunmalarıdır. Yürütmenin bu savunmaları hemen kabul etmesi de anlamlıdır.
Sayın Başbakanın geleceği günlerde o kampüsün içi dışı istihbarat elemanlarıyla doludur. Neden bir gün evvelinden üniversite
yönetimi uyarılmıyor, harekete geçilmiyor? Neden ilk harekete geçen, şiddeti gösteren polistir? Biz uzaya uydu gönderiyoruz bunlar provoke ediyorlar sözleriyle neden uyduyu protesto ediyorlar kanaati oluşturuluyor? Neden eski videolarla molotof kokteylli gösteriler televizyonlarda veriliyor da gerçek olay videoları gösterilmiyor? Neden abartılı saldırılar, gaz kullanımları uygulanıyor? Neden öğretim üyeleriyle birlikte olunmuyor da onlarda olayların içindeymiş gibi bir durum yaratılıyor? Soruları çoğaltabiliriz
ODTÜ en iyi üniversiteler sıralamasında dünyada ilk üç yüz üniversitenin içindedir. O üniversiteye devam eden öğrenciler ülkenin en başarılı öğrencileri arasından seçilmiştir. O üniversitenin öğretim üyeleri bahsettikleri uyduyu yapanlardır. Dünkü TÜBİTAKı oluşturan, bugünkü uygulamalarla devre dışı kalan 500 bilim adamının bir kısmıdırlar. Onlar üniversite kültürüne, bilim adamı niteliklerine sahip kişilerdir ve o kişilikte de adam yetiştirmektedirler. Siyasal iktidar, kendilerine muhalif oldular, kendilerini protesto ettiler diye onları silemez, onlara hakaret edemez, onlara karşı aşağılayıcı ifadeler
kullanamaz. Onları anlamaya çalışmak gerekir. Hele hele devreye giren taraftar üniversite rektörlerinden destek var görüntüsüne kapılmak ülke bilim yuvalarına çok şeyler kaybettirir, olayı olduğundan daha büyük boyutlara ulaştırır. ODTÜ gibi bir üniversite birkaç nesille oluşuyor. O yetişmiş, ülke ve dünya biliminin gözbebeği olan insanlarla kavga ederek değil onları anlayarak, onlarla durum değerlendirmesi yapmak gerekir. Yoksa kendilerine muhalif olduğunu düşündükleri kurumları susturmak, kendilerine tavır koymayacak uysal bir kurum haline getirmek alışkanlığıyla ODTÜ için de bir bahaneyle bir hazırlık mı yapılıyor? ODTÜ bilim yuvasını da Silivriye tıkmak planı mı var?
Bekleyip göreceğiz.