?ŞEHRİMİZİN ?KÜLTÜR ?DEĞERLERİ, (ÂŞIK FURKANİ (Turan YILDIRIM )
?ŞEHRİMİZİN ?KÜLTÜR ?DEĞERLERİ, (ÂŞIK FURKANİ (Turan YILDIRIM )
?10.10.1965 yılında Sivas ilinin Yıldızeli ilçesinin Tat Köyünde doğdum. İlkokulu köyümde okudum. Ortaokulu Atatürk Lisesinde Liseyi ise Sivas Endüstri Meslek Lisesi Döküm Bölümünde okudum.1983 Yılında mezun oldum. Bir süre İstanbul, Tekirdağ, Sivas v.b inşaatlarda soğuk demirci olarak çalıştım. Bir iki üniversite denemelerim oldu fakat maddi imkânsızlıklardan dolayı devam edemedim. Askerliğimi Denizli ve Edirne Karaağaç da Çavuş olarak yaptım. Askerlik dönüşü bir süre daha inşaatlarda çalıştım.1991de Sivas Demir Çelik Fabrikasına girdim. Oranın 1998 yılında satılmasıyla 06.04.1999 da Tüdemsaş halkın deyimiyle Atölye ye girdim hala burada kaynakçı olarak çalışmaktayım.12.27. 1987 YILINDA Aynı köylü dayımın kızı ile evlendim. Beş çocuk iki torun sahibi dedeyim. Çocuk yaşlarımdan beri şiir ve türkülerle büyüdüm.10-12 yaşlarımdan itibaren yazmaya çalışıyorum. ŞİİRLERİM 1995 de ve Prof.Dr. Şeref BOYRAZ tarafından yazılan Furkani nin Şiir Evreni Bağlamında Bir Monografi Denemesi adlı kitaplarım 2010da var.2002 YILINDA Göknur Özkan tarafından tez hazırlandı. Yrd. Doç. Doğan KAYA tarafından hazırlanan Âşıkların diliyle Sivas, Beddua söyleme geleneği, Sivaslı Şairler kitaplarında şiirlerim var.2009 yılında Kültür Bakanlığı Halk Şairi tanıtma kartı sahibiyim. Birçok kitap ulusal ve yerel gazetelerde şiirlerim yayınlandı. Sivas Şairler ve Yazarlar Derneğinin yönetimindeyim. Çıkardığımız Antoloji kitaplarında kısaca hayatımız ve şiirlerimiz var(her yıla bir kitap)Mahlasım Prof Dr. Şeref BOYRAZ tarafından verildi.(hakkı batıldan ayırt eden)Furkani?
DÜŞ İDİ OĞUL (03.09.2015)
Ey yavrum sorarsan köylü halini.
Bir türlü bitmeyen iş idi oğul.
Şükreder Mevla´ya açar elini.
Gözlerden süzülen yaş idi oğul.
Bizi doğurana der idik aba.
Yedi yamalıydı giydiğim aba.
Ele geçmez idi teneke soba.
Tandırda kaynayan aş idi oğul.
Hastalanır doktor nedir bilmezdik.
Keyfimizden hastaneye gelmezdik.
Asık suratlıydık çabuk gülmezdik.
Sanki yüreğimiz taş idi oğul.
Tere yağ misali bizde erirdik.
Yoğurt, sütü çay, şekere verirdik.
Hayvan ölür ise eti görürdük.
Düğülcek çorbası baş idi oğul.
Çamur çiğner, karar kerpiç dökerdik.
Gazel toplar dağdan keven sökerdik.
Söğüt, kavak keser hızar çekerdik.
Çürümüş mertekler hış idi oğul.
Kerpiçti duvarlar topraktı baca.
Elinde olanlar çevirdi saca.
Yaramaz olanı döverdi hoca.
Post dövüşü yapmak hoş idi oğul.
Zordu bacalardan karı kürümek.
Bata, çıka yağan karda yürümek.
Alın yazımızdı köyde çürümek
Çetin sınavımız kış idi oğul.
Eğlence gelirdi bize çalışmak.
Sonrasında çıktı şehre doluşmak.
Hiç kolay olmadı kente alışmak.
Gördüğün sokaklar boş idi oğul.
Sizler görmediniz ne yokluk, ne zor.
Çaresizlik kötü yüreğimde kor.
Ey garip Furkani gel de bana sor.
Geçti kara günler DÜŞ İDİ OĞUL.
Âşık FURKANİ(Turan YILDIRIM)