SIFIR SORUN HEDEFİNDE FÜZE KALKANI KİME KARŞI?
SIFIR SORUN HEDEFİNDE FÜZE KALKANI KİME KARŞI?
Türkiye, 7-8 yıldır komşularıyla sıfır sorun iddiasıyla dışişleri politikası yürütmektedir.Bu yönde; Ermenistanla açılımlara girildi. Birlikte maç seyredildi, Türkiyede kaçak olarak çalışmakta olan on binlerce Ermenistan uyruklunun yurtdışına çıkarılmasından vazgeçildi, Ermenistanlıların Ermeni Harabelerinde görkemli dini törenlerine yardımcı olundu, ama Ermenistandan herhangi bir açılım gelmedi. Açılmış olan sadece biz olduk.
Kuzey Irak yönetimine ayrıcalıklı bir itibar verildi, idareciler karşılıklı ağırlandı, ticari ilişkiler kuruldu, ama ne Kuzey Irak ne de Irak günümüze kadar bir teröristi yakalayıp da Türkiyeye teslim etmedi. Kandile yuvalanmış 5 bin kişiyi bulamadı. Sanki bu kadar terörist sadece hava soludu, su içti, hiç aşağı inmediler. Türkiye Irakla, Kuzey Irakla sıfır sorun durumunda.
PKKya katılmış yüzlerce Suriyeli terörist yokmuş, onlar hiç Suriyeye gelmezlermiş, Fırat suyu hallolmuş gibi davranarak vizeler kaldırılmış, ileri ekonomik ilişkilere girilmiştir. Orada da sorun sıfır!
Yunanistanla ilişkilerde, Türkiye taviz verdikçe sorunlar sıfırlanıyor gibi. Trakyadaki Müslümanların haklarını gündemde tutmayarak, Oniki Adanın çoğu alanlarında 12 Mil kabul edilerek, Yunanistan Türkiye arasında sorunları sıfırlama yolundayız.
İranla hiçbir sorunumuz yok. İran-Türkiye hükümetleri can ciğer kuzu sarması!
Benzer örnekleri çoğaltabiliriz.
Sorunları sıfırlama yolunda bu FÜZE KALKANI işi de ne? Biz komşularımızla sıfır sorun hedefine ulaşırken Türkiyeye konuşlandırılacak füze kalkanı da neyin nesi? Komşularımızdan tehdit yok, aramızda savaş yaratacak bir problem yok sa bu füze kalkanı kime karşı?
Son NATO toplantısında da tehdit gelecek devletin adı söylenmedi. Türkiye ısrar etmiş ad verilmesin diye. Bizim hükümet tehdidin kaynağını milletine de söylemiyor. Tehdit devletin adı söylenmeyince sanki tehdit, sorun ortadan kalkıyor!
Tehdidin nükleer başlıklı füze yapabilecek bir komşumuzdan olduğunu Avrupalılar biliyor, ABD biliyor, bir dünya biliyor ama biz bilmiyoruz, adını ağzımıza almak istemiyoruz, NATO raporlarına yazdırmak istemiyoruz, yazdırmamayı da milletimize karşı bir başarı olarak yansıtmaya çalışıyoruz.
İsraile karşı çok yönlü sorunlar çıkarıyoruz, her türlü hakareti, sert mücadeleyi veriyoruz veya öyle bir görüntü yaratıyoruz. Ama İsraile karşı kullanabilecek İranın nükleer başlıklı füzelerine karşı koruma sistemlerinin ülkemize yerleştirilmesine müsaade ediyoruz. Ülkemizi, insanımızı İsrail için nükleer füzelere karşı kalkan yapıyoruz. NATOnun bu yöndeki raporlarının altına (Tehdit ülkenin adının yazılmaması kaydıyla ) imza atıyoruz.
AB bizi kendinden kabul etmiyor, kendi içine almıyor ama kendini korumak için, İsraili korumak için füze kalkanını ülkemize yerleştiriyor. Ülkemiz insanlarının yok olması umursanmıyor.
Türkiye kendinden veriyor, ülkesini kalkan yapıyor, haklarında vazgeçiyor ve komşularıyla sorunlarını sıfırlama yolunda ilerliyor.
Sadece komşularla değil, uzak ülkelerle de sıfır sorun politika izliyoruz. Türk Milletine en büyük hakareti yapan, geçmişimizi suçlayan İsviçreyi Cumhurbaşkanı seviyesinde ziyaret ediyoruz. Cumhurbaşkanından Ermeni soykırımıyla ilgili, İsviçrenin anlayışını değiştirecek, bir tek cümle bile duyamıyoruz.
Hükümetin açıklaması gerekir.
Ülkemize yerleştirilecek füze kalkanları kim için, kime karşı?
Böyle önemli bir sorunu gündemden düşürmek için üç generalin açığa alınma zamanlaması mı yapılıyor?