reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14

SIFIR SORUN HEDEFİNDE FÜZE KALKANI KİME KARŞI?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

SIFIR SORUN HEDEFİNDE FÜZE KALKANI KİME KARŞI?

Türkiye, 7-8 yıldır komşularıyla “ sıfır sorun ” iddiasıyla dışişleri politikası yürütmektedir.Bu yönde; Ermenistan’la açılımlara girildi. Birlikte maç seyredildi, Türkiye’de kaçak olarak çalışmakta olan on binlerce Ermenistan uyruklunun yurtdışına çıkarılmasından vazgeçildi, Ermenistanlıların Ermeni Harabelerinde görkemli dini törenlerine yardımcı olundu, ama Ermenistan’dan herhangi bir açılım gelmedi. Açılmış olan sadece biz olduk.

Kuzey Irak yönetimine ayrıcalıklı bir itibar verildi, idareciler karşılıklı ağırlandı, ticari ilişkiler kuruldu, ama ne Kuzey Irak ne de Irak günümüze kadar bir teröristi yakalayıp da Türkiye’ye teslim etmedi. Kandil’e yuvalanmış 5 bin kişiyi bulamadı. Sanki bu kadar terörist sadece hava soludu, su içti, hiç aşağı inmediler. Türkiye Irak’la, Kuzey Irakla sıfır sorun durumunda.

PKK’ya katılmış yüzlerce Suriyeli terörist yokmuş, onlar hiç Suriye’ye gelmezlermiş, Fırat suyu hallolmuş gibi davranarak vizeler kaldırılmış, ileri ekonomik ilişkilere girilmiştir. Orada da sorun sıfır!

Yunanistan’la ilişkilerde, Türkiye taviz verdikçe sorunlar sıfırlanıyor gibi. Trakya’daki Müslümanların haklarını gündemde tutmayarak, Oniki Ada’nın çoğu alanlarında 12 Mil kabul edilerek, Yunanistan – Türkiye arasında sorunları sıfırlama yolundayız.

İran’la hiçbir sorunumuz yok. İran-Türkiye hükümetleri “ can ciğer kuzu sarması!”

Benzer örnekleri çoğaltabiliriz.

Sorunları sıfırlama yolunda bu “ FÜZE KALKANI “ işi de ne? Biz komşularımızla sıfır sorun hedefine ulaşırken Türkiye’ye konuşlandırılacak füze kalkanı da neyin nesi? Komşularımızdan tehdit yok, aramızda savaş yaratacak bir problem yok sa bu füze kalkanı kime karşı?

Son NATO toplantısında da tehdit gelecek devletin adı söylenmedi. Türkiye ısrar etmiş “ ad verilmesin ” diye. Bizim hükümet tehdidin kaynağını milletine de söylemiyor. Tehdit devletin adı söylenmeyince sanki tehdit, sorun ortadan kalkıyor!

Tehdidin nükleer başlıklı füze yapabilecek bir komşumuzdan olduğunu Avrupalılar biliyor, ABD biliyor, bir dünya biliyor ama biz bilmiyoruz, adını ağzımıza almak istemiyoruz, NATO raporlarına yazdırmak istemiyoruz, yazdırmamayı da milletimize karşı bir başarı olarak yansıtmaya çalışıyoruz.

İsrail’e karşı çok yönlü sorunlar çıkarıyoruz, her türlü hakareti, sert mücadeleyi veriyoruz veya öyle bir görüntü yaratıyoruz. Ama İsrail’e karşı kullanabilecek İran’ın nükleer başlıklı füzelerine karşı koruma sistemlerinin ülkemize yerleştirilmesine müsaade ediyoruz. Ülkemizi, insanımızı İsrail için nükleer füzelere karşı kalkan yapıyoruz. NATO’nun bu yöndeki raporlarının altına (Tehdit ülkenin adının yazılmaması kaydıyla ) imza atıyoruz.

AB bizi kendinden kabul etmiyor, kendi içine almıyor ama kendini korumak için, İsrail’i korumak için füze kalkanını ülkemize yerleştiriyor. Ülkemiz insanlarının yok olması umursanmıyor.

Türkiye kendinden veriyor, ülkesini kalkan yapıyor, haklarında vazgeçiyor ve komşularıyla sorunlarını sıfırlama yolunda ilerliyor.

Sadece komşularla değil, uzak ülkelerle de “sıfır sorun” politika izliyoruz. Türk Milletine en büyük hakareti yapan, geçmişimizi suçlayan İsviçre’yi Cumhurbaşkanı seviyesinde ziyaret ediyoruz. Cumhurbaşkanı’ndan Ermeni soykırımıyla ilgili, İsviçre’nin anlayışını değiştirecek, bir tek cümle bile duyamıyoruz.

Hükümetin açıklaması gerekir.

Ülkemize yerleştirilecek füze kalkanları kim için, kime karşı?

Böyle önemli bir sorunu gündemden düşürmek için üç generalin açığa alınma zamanlaması mı yapılıyor?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...