Farkında mısın?
Farkında mısın?
Zaman daralıyor. An yaklaşıyor. Tedirgin bir hal alıyor bedenini. Bezgin bezgin bakıyorsun hayata.
Yüzleşmekten korkuyorsun, kendinle ve herkesle.
Sana yardım edeyim. Bütünüyle savunulacak hayatlar, peygamberlerin hayatı. Onlar kendi heva ve heveslerinden konuşmazlar." Üstün bir ahlak üzeredirler."
Kutlu Elçilerin dışında her fert, günahla ve sevapla mükellef.
Peygamberlerden, müjdelenen ondan, ayette ve hadiste övülen sayılı insandan gayri, kimsenin cennetlik olduğunu bilmiyoruz.
İsminin sonuna k.s, gavs ı azam, mehdi, efendi, hocaefendi, üstad, reis, hazret eklediğimiz kimselerin Öte Dünyada nereye gideceğini bilmiyor; yine de hüsn-i zan besleyip cennette komşu olmayı murad ediyoruz. Kendimiz için nasıl korku ve ümit makamındaysak, onlar için de aynı duyguları paylaşıyoruz.
Din adamı kavramı sadece İslamda yok. İslamda her fert, kendini cennetlik edecek ahlak, takva, bilgi, amel, itikat düzeyine gelmek zorunda. İki kişiden biri namaz kıldıracak, bir kötülük gördüğünde tek başına ya da seçkin toplulukla müdahale edecek, iyilik için izin almayacak, yoldan bir taş kaldırırken sevap umacak.
Dogma yok, hareket var. Statik değil, işlek. Olaylar özel olsa da hükmü kıyamete kadar genel. Bu çağda mı?" demez, her asırda hükmünü icra eder. Hayat iman ve cihad
Bozulmuş inançlar öyle mi? Aracı koyacak, hediye sunacak, saygı duruşunda bulunacak, İngiliz usulü kortej yürüyecek, ölüsünü beythovınla gömecek, hürmette kusur etmeyecek, bağışla destekleyecek, anlık olacak Şekil var, öz yok; İslamda şekil de var, öz de Sürekli kulluk 7/24
Yüce Rab seni işitiyor, görüyor, duana icabet ediyor. Şahdamarından daha yakın." Sen Allahı imtihan etmiyorsun, O seni sınıyor. Samimiyet istiyor, şüpheyi sevmiyor. İnandıktan sonra hikmet aramak var. Düşünmez misiniz?" Akletmez misiniz?"
Duaya övgüyle başlıyor, Alemlerin Rabbine hamdediyorsun. Yalnız Ona güveniyor, sadece Ondan yardım diliyorsun.
Hesap soramayacağın fert yok. Yaşlı kadın, azalan mehrinin hesabını Devlet Başkanı Ömerden sorunca Halife: Susturun şunu, saçı uzun aklı kısa!" demiyor. Çağlarüstü bir söz söylüyor: Kadın beni düzeltti!" Uyarı rahmet, gevşeklik azap.
İslami hareketin tıkanmasının sebebi, Senin önderin şunu şunu yapmadı mı?" deyince İyi ama " cevabından kaynaklanıyor. Açıkça iftiraya uğruyorsa sevdiğin şahıs, sonuna dek savun. Yaşarken ve ölümünden sonra da.
Vahye tersse, davranışta hikmet arama. Bir bildiği vardır deme. Sen anlamazsın yollu, muhatabının kişiliğini ezen, silik şahsiyet yapan tavırdan uzaklaş.
Hocamız, müridinin hangi partiye oy verdiğini tek tek bilir gayb alemine müdahaledir. Allahın Elçisi, Beni Nadir Yurdunda, Yahudilerin bir damdan üzerine taş bırakma niyetini, Cebrail bildirmese bilmeyecekti. Uhudda okçuların yerlerini terk edeceklerini melek dahi haber vermedi.
Önderler, Önderlerin Önderine uydukları ölçüde önderdirler. Kimse yeni bir düzen getiremez. Kıyamete dek sürecek şaşmaz kaidelerdir, insanları kurtaran. Yeşil Devrimciler, milliyetçiler, sentezciler bir ömür didinip duruyor, İslamla kattıkları arasında bağ kuruyorlar.
İsrailiyattan sözler, uydurma hadisler, yanlış örnekler fayda etmiyor. Allah buyurdu ki!" sözünü kaale almayıp Bir de şu var!" demeleri sapkınlığa açılan pencere.
İslam aradan çekiliyor, bozuk itikatlar cascavlak kalıyor ortada. Bir kere, dinamizmi öldürüyor. Kitapa ve Sünnete götürülmesi gereken konuda, el yapımı eserlere müracaat da cabası.
Vahiy kesildi. Din tamamlandı. Buna karşın, Bana Allah ilham etti en hafifiyle Vahiy alıyorum demek. Eserlerin eleştirilmeden okunması asıl hata. Asrın tefsiri, çağa ışık tutan yegane kaynak denerek Kuranın ve Sünnetin yerine geçmesi, hastalığın daniskası.
Hal böyle olunca işaretle batıl desteklenir; haramlar helal, farzlar furuat, mücahidler terörist, abd barış elçisi oluverir. Malatyaya kurulacak Nato üssü uluslarası diyalog, Maccabi maçı yumuşama sinyali, ebced geçer akçedir artık.
Laik bir anayasa hazırlayın!"a cevap gecikmez. İşine bak! Senin ülkende insanlar zina ediyor, suç saymıyorsun. Yere batsın laiklik. Bunun için geldinse yolun Telavive!" bir Müslüman Kardeşler şuurudur.
Benna, Udeh, Kutub, İstanbuli öyle bir iz bırakmış ki, şehitler veren bir hareket asla bunalmaz.
İslami hareket özgürlük talebinde bulunamaz, aksine tüm evreni hürriyete kavuşturur. İstek, kurumu meşrulaştırır.
Farkında mısın?