reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

GÖZARDI EDİLEN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Çağımızda, ulaşılmaz bir suratle ve her gün birbirinden üstün, birbirinden daha müthiş, yığın yığın buluşlar ve gelişmeler ortaya konulmakta. İsteniliyor ki tüm bunlar günümüz insanının daha mutlu, daha huzurlu ve daha rahat yaşamasına katkı sağlasın. Ama görülen o ki, bu gelişmeler bir yandan ciddi manada hayatı bireysel anlamda kolaylaştırırken diğer yandan da insanların gerek bunlara sahip olma gerekse sahip oldukduktan sonra yaşamını sürdürürken alabildiğine yalnızlaştırmaktadır. Farkında olmaksızın teknolojik gelişme ve ilerlemenin sürüklediği ilişki zinciri insanların yaşama ve dayanma takatini de zedelemekte ve süreç içersinde tüketmektedir. Gelişen biIimsel ve teknolojik ilerlemenin en geniş uygulama alanı olan sanayi ve bilişim teknolojisinin globalleştirerek dünyayı küçücük bir köy haline getirmesinin oluşturduğu çağın gelişmiş yapısı, insanı sanal bir ortamın içersinde bireyselleştirmekte ve kalabalıkların içerisinde yalnızlaştırmaktadır.

Teknolojik olarak gelişmenin bir ifadesi olan bu durum, toplumu, dünyanın her bir tarafındaki insanı bir ahize, bir televizyon ve bilgisayar ekranı kadar birbirine yaklaştırmasına, bilgi ve birikimi birbirine aktarmasına rağmen daha çok, çarpık ilikilerin ve birbiriyle uyuşmayan kültürlerin anaforu içerisine sürüklemektedir. Bu kültürel uyumsuzluk insanları, aileleri ve toplumları hızla birbirinden koparmakta ve bunalıma sürüklemektedir. Ailelerin birlik ve beraberlik içerisinde yaşamalarında toplumsal huzurun tesisinde önemli bir işlev gören geleneksel kültür, bilgi teknolojilerinin ulaştırdığı uluslarası kültürle yer değiştirmektedir. Altyapısı olmayan kuşaklar ve insanlar arası ilişkilerin yazılı olmayan ama birbirine saygı ve sevgiyi öngörerek dayanışmanın ve yardımlaşmanın sağlandığı kültür geliştirilip olgunlaştırılması ve çağın bilgisiyle yenilendirilmesi yerine bireyi ve bireyin kendi önceliğini vazgeçilmez olarak gören bir kişisel yaklaşım ile yeryüzünün her köşesinde bütün gücüyle yaygınlaşmaktadır. Bu durum ise insan ilişkilerini bozmakta, bireyler arası bencilliği körüklemektedir.

Gelinen nokta ise; insani değerlerin bozulduğu, yaşama zorluklarının arttığı, gelirle giderin denk olmadığı, bir tarafta çılgınca israf, lüks ve konforun, öbür tarafta yürekler acısı yoksulluk ve perişanlığın oluşturduğu bir ortam.

İnsanlar ve toplumlar arası ekonomik uçurumların büyüdüğü ve insanların televizyon ekranlarıyla bütün bu çarpıklığı izlediği bir dünyada, kendisini öncelemesi ve ezilmişliğini, yoksulluğunu görmesi ve kendi çalışma ve çabalarının kimlere ve nasıl haksız şekilde gittiğini izlemesi, insanın kendinin saygı duyduğu ve önemsediği değerlerini terketmesine neden olmaktadır. Herkesin yolsuzluk ve haksızlıkla mal ve menfeat edindiği bir dünyanın egemen olduğunu görmesi ve ancak onlara sahibi olmak için bugünün geçer akçesinin usulsüzlük ve haksız kazançla elde edilebileceğine şahit olması toplumsal dayanışmayı dinamitlemekte ve çöküşü hızlandırmaktadır sadece.

Toplumu ayakta tutan, var eden ve yaşatan ahlaki değerlerdir. Bunların yok olması kimi bireyleri ayağa kaldırsa da toplumu çökertmekten başka bir şeye yaramaz. Öyle ki, dün düşünülmesi dahi utanç duyulan şeylerin bugün birer beceri, maharet ve övünç kaynağı olmasının sürükleyeceği sonuç budur.

Bu nedenledir ki, insanı huzurlu ve mutlu etmek, yaşama sevinci diri tutmak için, toplumsal kaynaşmanın, dayanışmanın canlılığını sürdürmesi gerekir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...