Durgun Sular...
Bir süredir böyleyim, ne bir şey yapmak ne de bir işe yaramak istemiyorum. Kendimi yaşlı ve bitkin bir ihtiyar gibi düşünüyorum. Bazen cıvıl cıvıl ihtiyarları görünce de acaba bu adamlar benim yaşımdayken nasıllardır diye meraklı gözlerle bakıyorum. Ama bu sorunun cevabına ulaşmam bir bilim kurgu filminin gerçek olması kadar imkansız. Uzun upuzun bir tatile çıksam ve bir daha dönmesem duygusu hakim içimde. Damarlarımda dolaşan kan bile ritmini yitirmiş yorgun yorgun akıyor sanki. Bu durumun sağlık sorunu olabileceğini düşünerek doktor Ahmet’e konuyu açtığımda hafta içi gidip İbrahim’e bir gösterelim seni abi diyor. Sözleşiyoruz. Bilmiyorum ne çıkacak ama durum bu, onlar çözebilirler belki.
Bu arada internette bugün gördüğüm bir haber biraz problemin çözümüne katkı sağlayacak gibi duruyor. Haber büyük puntolarla “Beyninizi diri tutmanın yolları” başlığıyla yayınlanmış. Merak edip devamını okuduğum haberin ilk sayfasında bir yorum dikkat çekici. “tek yol biliyorum, sigarayı bırakmak”. Bizim milletimiz her bir bilim dalından anlar, her şeyin uzmanıdır. Madem uzmansınız neden okursunuz ki. Hatta üşenmeden bir de yorum yazmaz mı?
Ben bu konuda kendimi cahil gördüğüm için haberin tamamını okumayı uygun gördüm hatta, kendime uyarlayabileceklerimi uygulamayı bile düşünüyorum. Ve haberin altına da yorum yapmayacağım baştan söyleyeyim.
1- Kelime öğrenin : Araştırmalar gösteriyor; zekânın kelime bilgisiyle doğrudan ilişkisi var. Yanınızda sözlük taşıyın, her gün yeni bir sözcük öğrenin: ‘Müşerref’ olun, ‘murtabit’te kalın.
2- Hikâye anlatın: Kendi kendinize kaldıkça karmaşık hikâyeler anlatın ya da daha iyisi yazın. Karakterler yaratın, sokaklar, evler, ağaçlar... Zihninizde sürekli resimler çizdiğiniz, ayrıntılarla boğuştuğunuz için işe yarayacaktır.
3- Test yapın : Beyninizin hangi faaliyetlerde eksik kaldığını öğrenmek için test yaptırın. Hafıza, problem çözme, hız, dikkat ya da esneklik gibi konuların hangisinde eksikseniz onun üzerine gidin ve eksiklikle ilgili antrenmanlar yapın.
4- Navigasyon kullanmayın
5- Bulmaca çözün: Gazetelerin hafta sonu eklerindekilere göz atsanız bile yeter. Çengel ya da kare bulmaca kesmezse sudokuya geçin. Basitten karmaşığa, kolaydan zora ilerleyin.
6-Sıkı bir kahvaltı: Annelerimiz boşuna dememiş okula giderken, “Kahvaltını etmezsen dersi anlamazsın” diye. Doğruymuş. İyi bir kahvaltı, gün içinde anahtarları nereye koyduğunuzu ya da her gün gördüğünüz ofis arkadaşınızın adını hatırlamak için elzemmiş.
7-Parçaları birleştirin: Venezüella neredeydi?’, ‘Bu Mona Lisa’nın gözbebeği olabilir mi?’, ‘Papatyanın bir yaprağı eksik’ derken, zihin çaktırmadan açılıyor. İster dünya haritası, ister çiçekli böcekli bir manzara resmi... Yeter ki, yap-boz’daki parçalar birleşsin.
8-Enstrüman çalın: Çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada, enstrüman çalan çocukların IQ’sunun çalmayan çocuklara oranla 7 puan yüksek olduğu ortaya çıkmış. Hemen bugün bir enstrüman çalmayı öğrenin. Çocuklarınıza da öğretin. Onları milli enstrümanımız olan blok flüte mahkum etmeyin.
9. Makale okuyun : Daha önce hiç ilginizi çekmeyen konularda makaleler okuyun. Google Random bunun için iyi bir yol. ‘Arıların sindirim sistemi’ ya da ‘kamp çadırı kurma teknikleri’ hakkında yeni şeyler öğrenin.
10. Dil öğrenin : İnsanların kendilerini ifade etme ve problem çözebilme yetenekleri, bildikleri dil sayısıyla doğru orantılı. Ayrıca araştırmalarda yeni bir dil öğrenme sürecinin kişiye hayatındaki başka alanlarda da epey motivasyon kazandırdığı düşünülüyor. Bir lisan, bir insan...
11. Şarkı sözü ezberleyin :Durup bir düşünün, kaç şarkının sözlerini ezbere söyleyebilirsiniz? Sonuç üzüntü verici değil mi? Hemen şimdi bir şarkı defteri edinin. Dinlediğiniz şarkıları hatırlayıp yazmaya çalşın. Bunu sevdiğiniz pek çok şarkı için tekrarlayın. Hem artık şarkılara doğru dürüst eşlik de edebilirsiniz.
Liste böylece uzayıp gidiyor. Bunlardan işime yarayanları alıp uygulamayı düşünüyorum. Sizlere de katkısı olur düşüncesiyle seçtiğim başlıkları buraya aldım. Haydi bismillah, kolay gelsin.