İnsanlık ölmedi, kalbimizde yaşıyor
İnsanlık ölmedi, kalbimizde yaşıyor
İsrail işgal devleti, tahammül sınırını bir kez daha aştı. Üstelik bu kez Türk topraklarına saldırmış, Müslüman Türk milletinin onurunu hedef almıştır.
Buna karşılık, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nin tavrı, ecnebi ülkelerden farklı olmamıştır. Mesela İspanya saldırıyı kınamış, Türkiye de kınamıştır. Yunanistan, İsrail le yaptığı tatbikatı durdurmuş; Türkiye de İsrail le yapılması planlanan üç adet tatbikatı iptal etmiştir. (Bu tatbikatları ne zaman planladınız?)
Hükümetin yapmadıkları da var. Mesela Filistinli yetkililer, saldırı sonrası Filistin topraklarında üç günlük yas ilan ederken; Türkiye Cumhuriyeti nin birinci kanalı, hiçbir şey olmamış gibi eğlence programları yayınlamaya devam etmiştir. Devletin haber kanalı ise "Mutlu günler sayın seyirciler" diyerek gelişmeleri duyurmuştur.
Başbakan a vekâlet eden Bülent Bey, daha ilk açıklamasında, "Bu bir hükümet projesi değildir. Sivil bir girişimdir" diyerek, esneklik payı bırakmıştır. Sormak lazım: Yardım gemileri ablukayı yarsaydı, bundan en büyük payı kendileri çıkarmayacak mıydı?
Bir diğer dikkat çekici ve anlamlı konu da şudur: Baskın sonrasında, iktidar ve muhalefet partileri, Yahudileri koruma veya aklama konusunda adeta birbirleriyle yarış içine girmişler; tarihlerinde belki de ilk kez bir konuda mutabakat sağlamışlardır. Tamam, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Museviler suçsuz olabilir. Bunu ayrıca tartışırız. Fakat "Yahudiler değil de, İsrail hükümeti kınanmalıdır" ne demek oluyor?
O ırkçı hükümeti, hükümeti oluşturan o rezil vekilleri seçip de İsrail meclisine gönderen kimler? Yahudi halkı değil mi? Katili seçenlerin veya kiralayanların hiç mi suçu yok?
İçimizdeki Musevilere gelince... Katliam sonrasında Amerika Birleşik Devletleri nin cılız açıklamasına kızdık, kızıyoruz. Amerika, "Ölenler için üzüntü duyduk" demiş, başka da bir şey dememişti. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Musevilerin hahambaşısı da, Amerika yla ağızbirliği etmişçesine aynı açıklamayı yaptı: "Üzüntü duyduk."
Küfür tek millettir ikazı, bana kalırsa, bir kez daha kendini göstermiştir.
Profesör Doktor Necmettin Erbakan, Pazartesi günkü toplantısında gelişmeleri değerlendirirken, "İsrail haktan, hukuktan ve doğruluktan anlamaz" demiş ve ilave etmişti: "İslam dünyasının her türlü yolu deneyerek İsrail i durdurması gerekir." Bu yol, hiç kuşku yok ki, maç iptal etmekten, tazminat davası açmaktan, cılız açıklamalar yapmaktan geçmez. Kanunlar ve hukuk, insanlar içindir. Siyonistlerden insanlık beklemek ise düpedüz akıl tutulmasıdır. İsrailli yetkililerin baskın sonrası açıklamalarına baktığımızda, bırakın pişmanlık duygusunu, hiçbir insani özellikten de nasip almadıklarını görüyoruz. Mesela Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantısında, İsrail temsilcisi, "Gazze de insani trajedi söz konusu değil" diyebildi.
Yine, İsrailli bütün yetkililer, cinayetlerine gerekçe olarak, "Askerlerimiz kendilerini korumuşlardır" gibi bir saçmalık ileri sürdüler. Sanki uluslararası sularda İsrailli askerlere bir saldırı oldu da, onlar da kendilerini savundu. Böyle basitçe yalanlar karşısında kahrolmamak elde değil.
Bu baskın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli ve belirleyici olaylarından biridir. Kore Harbi, Kıbrıs Barış Harekâtı ve Süleymaniye deki çuval hadisesinden sonraki dördüncü büyük olaydır.
Son ikisi, bizzat onurumuzu hedef almıştır.
93 Harbi olarak bilinen Osmanlı- Rus Harbi ne katılıp da sağ dönen bir askerin "Onurumuzdan başka her şeyimizi kaybettik" sözü, milli hafızamızdaki sıcaklığını korumaktadır. Artık onun peşindeler.
"Duygusal davranmamak lazım" şeklinde açıklama yapanlar, özellikle devlet yöneticileri, hükümet mensupları, derinlik ve cesaret yoksunu kimselerdir.
Bir düşünün... Bir Türk gemisi, burnumuzun dibinde, üstelik canlı yayında, terör saldırısına uğruyor. Buna karşılık, milyar dolarlık savaş gemilerimiz limanlarımızda çürüyor; pilotlarımız Yunanlı pilotlarla it dalaşı isimli oyunu oynuyor.
İşte ben bunu anlayamıyorum. Veya çok duygusalım.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Türk Ordusu; Müslüman Türk milletinin ve bu güzide devletin onurunu korumayacak da, başka ne iş yapacak?