Hür Adam
Hür Adam
Sinema uzun zamandır ilgi alanımdadır. Bilgisayar programcılığı okuduğum dönemde görsel programlamayı seçerken kafamda bu sektörün kullandığı programları öğrenmek fikri cirit atıyordu. Ama bunu öğrenecek ne vaktim ne de ortamım oldu. Ancak haftanın belli günlerini sinemaya ayırarak bu alandaki açlığımı gidermeye çalıştım. Her film bitişinde aslında şöyle olmalıydı, ya da neden bizim böyle bir filmimiz yok gibi hayıflanmalarda bulunduğumu hatırlıyorum. Özellikle sinemada bilgisayar efektlerinin kullanılıyor olmasına, ses, müzik ve görüntü üçgeninde ortaya sizi sahnenin içine atan bir fırtınanın çıkıyor olmasına hep hayran kalmışımdır. Yüzüklerin efendisi filmindeki atların nalını kafa hizanızda hissediyor olmanızı başka türlü izah edemeyiz.
Çok şey söylendi, söylenecektir de. Ben de haddim olmayarak Hür adam filminden bahsetmek istiyorum. Okuyucularım bilirler ki, her film ile ilgili yazı yazmam, ancak insanların izlemesinde fayda gördüğüm ve onların hayatına bir şey katacağına inandığım filmler için bir şeyler yazarım. Bunu 1998 yılından beri yapmaktayım Şimdi sahiplendiğim ve insanımızın hayatına bir şeyler katacağına inandığım bu filmle ilgili de bir şeyler yazmak istiyorum.
Filmlerimiz de ya senaryo güçlüdür, ya da sinema tekniğiyle senaryonun bu eksikliğini giderirsiniz, hepsinden önemlisi de seçtiğiniz oyuncular size yenir yutulur bir şeyler sunmayı başarabilirlerse ortaya güzel bir eser çıkarabilirsiniz. Senaryosu baştan sona vaaz havasında olan bir filmde en güzel kamuflaj iyi bir baş rol oyuncusudur. Ve bu başarılmış. Reisin etrafında dolaşan kabadayılar film sonuna kadar yaşlanmayınca buna biraz gölge düşüyor ama olsun. Asıl olan üstad.
Bir dava adamı, bir aksiyon adamı, eğilmeyen bir baş, zulme rıza göstermeyen bir duruş, sultaların ve sultanların önünde eğilmeyen bir adam, Allahtan başka kimseden karşılıksız bir şey kabul etmeyen mihnetsiz bir tavır (sözünün gücünü buradan aldığına inanıyorum) çileyle geçmiş bir ömür, ideale adanmış bir mücadele. Bunların tamamına yakınını filmde bulmak mümkün ortaya çıkan görüntü yer yer bu duruşları tam anlatamasa da üstadın hayatını bilenlerin zihninde tamamlayacağı bir sahne bu. Yönetmenin eski baskılardan kalma bir anlayışla olayı yumuşatmaya çalışıyor oluşu dikkatlerden kaçmasa da bu kadar çetrefilli bir konuya girmiş olmak başlı başına bir risk taşıyor zaten. Kime dokunsan yanacağın bir durum var ortada. Yönetmen ancak bu kadar anlatılabiliri seçmiş anladığım kadarıyla. Ve her on dakikası bir film konusu olabilecek yoğunlukta geçen film de yer yer anlatılmak istenen şeyler yarım kalmış. Bu kadar çok şey söylemek isteyince, birçok şeyin yarım kalması da normal.
Film tekniği açısından baktığımız da modern sinemanın muhteşem yapıtlarını izleyen türk seyircisini teknik olarak tatmin edemeyeceğini düşünüyorum. Filmin müzikleri ve efektlerin yetersiz olduğu aşikar. Ama bundan sonra yapılacak olan filmlere ilham kaynağı olacağından ve bu sahada onlarca daha film çekileceğini de şimdiden söylemek lazım. Ama bir şey özellikle istiyorum tarihimizde yüzlerce kahramanımız daha vardır filminin yapılması gereken ve yeni nesillerle buluşturmamızın gerektiği.
Sonuç olarak izleyelim mi diye soranlara evet izleyin, izlemesem bunları nasıl yazabilirdim