reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Hayatın içinden(3)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

?Hayatımıza neler hükmediyor??

Her dönem o dönemin muktedirlerine taraftar olma mecburiyetini hisseden akıl ve fikir sahipleri önceleri, taraf oldukları kişilerin yaptıkları veya yapmadıkları icraatları dokunulmaz kılarak alabildiğine yüceltiyorlar. Tıpkı ?şeyhi uçuran mürüdü dür? sözün de anlamını bulan tarzda üflüyorlar da üflüyor lar.

Böylesi dönemlerde her iş her icraat o kadar önem arz ediyor ki, sabrınıza sığınarak bu icraatları öğen insanları ne kadar çok dinlemiş olursanız olun. Bir o kadar daha dinleseniz bile övmeler tabi bu arada başkalarını yermelerin sonu gelmiyor.

İşler tıkırında gittiği zaman-elbette birilerinin- her şeye, her işe o gün başlanmış her şey o gün yapılmış. ?Ondan önce ne vardı? ?üzerine kurulan cümlelerin haddi hesabı olmuyor. Tıpkı, o meşhur; ?o olmasaydı bizler olmazdık ?sözü ters bir taraftan benzer şekilde öyle üst bir perdeden dile getiriliyor ki sormayın gitsin.

Tabi bu hep böyle gitmiyor. Zaman içinde şartlar değişiyor, ?dönemin muktedirleri? güç kaybediyor yeni arayışlar ortaya çıkıyor. Hal böyle olunca çok geçmeden; önce fikirlerin, sonra tavırların rengi değişmeye başlıyor. O anlarda her nasılsa hakikatlerle yüzleşiyor gibi oluyorlar, insanların bir kısmı. İşte tam bu zamanlarda, bir dönem kötü görünenlerin aleyhte bulunulanların hakkında olumlu sayılacak görüşler, hiç umulmayan ağız ve dillerde bahse konu olarak dökülmeye başlıyor.

Daha önce ölçüsüzce yapılan övgüler bezer bir şekilde farklı değişikliklere dönüşerek eleştirel yaklaşımlara değerlendirmelere kapı açıyor. Bir bakıyorsunuz ?o olmazsa olmazların? yokluğunda bile olduğumuz, bulunduğumuz da anlaşılabiliyor. Eh tam artık kişilerin, kişilere bağlılıkların dönemi sona erdi. Artık ?hayatımızın? ve tabi? ülkemizin? gerçek dert ve sıkıntıları daha iyi konuşulur. Yıllardır biriken artan ver insana farklı sıkıntı vermekte olan hal ve şartlar daha iyi tespit edilir diye düşünecek olsanız?

Haliyle yine olaylara iyi yönünden bakmış olursunuz. Ancak ne kadar siz iyi yönden bakarsanız bakın. Sizin gibi hayata ?olumlu yönden ?bakanlar ülke standart larını, partilere liderle onlara taraftarlık adına değil de hayatın gerçekleri adına bakarak yazmaya anlatmaya konuşmaya başlasalar işte o zaman hayatın asıl gerçekleri ile yüzleşiyoruz.

Bakıyoruz ki çeşitli dönemlerde ileri sürülen bütün olumlu görüşlere rağmen ortada çokta bir şey bulunmuyor. Ülkemizin bütün sektörlerinde ki mevcut hal? İthalat ihracat oranlarımızda ki durumumuz söylenilene, anlatılana çokta benzemiyor. O hemen hemen herkesin isteği arzusu kendi otomobilimizi, kendi uçağımızı yapmada, kendi teknolojimizi üretmede ve daha eklenecek nice insanımızı mutlu edecek üretimler acısından ortada var olan veya gerçekte olacak bir şeyler pek de görünmüyor. Ama olacak, oluyor, yapıldı, yapılacak üzerine üretilen söz ve idealar belki en iyi ifade ile arzular olarak kalmış oluyor.

Hal böyle olunca günümüze ve zamanımıza hep ?bir yerlerde oluşturularak üretilen? algılar hükmediyor. Her dönem ve o dönemin algıları ile oluşturulmuş kabuller hayatımıza öyle hükmediyor ki; insanlarımızı halden hale şekilden şekle sokarak oyalıyor. Bu yüzden ?gereksiz iddialara harcanan ?enerjiler boşa gitmiş oluyor.

Yaşananlardan bir ders çıkarmak gerekiyorsa, ?o ders ?herhalde, her dönemde ölçüyü kaçırmamaya dikkat edip, algılara, yönlendirmelere, zamanının muktedirlerine kaşı gösterilen aşırı sevgi ve nefretlere fazla itibar etmemeyi gerektiriyor.

Bunu yapabilmek içinde elbette elde sağlam ölçüler olması gerekiyor.

İyi ve güzel günler dileği ile?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...