reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

GURBETTEN HASRETE YOLCULUK 9

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Şair Derdimend´in Çayırı?

Hasan Oflaz, o çayırın sahibi olan ailenin çocuğu idi. Güzel futbol oynamasının yanında, ?toplara kafa vurmama!? konusundaki prensibi ise ?ilginç diyaloglara? sebep olurdu!

O yılarda o çayırın bir nevi süsleri olan çocukların, yıllar sonra; artık saçları dökülmeye başlarken ve Hasan´ın dünden bugüne nerdeyse aynı kalan saçlarını gördükçe?

Sanki dökülen saçlarının sorumlusunu görmüş gibi olup? Senin bize attığın kafalık paslara biz büyük bir istekle kafa atarken, senin toplara kafa vurmamanın da demek ki bir sebebi varmış. Sen var ya sen!?

Diye söylüyor olmaları? Ogünlerden bugünlere yansıyan (çocukluk yıllarının, bu günlere taşınan) muhabbetimi, yoksa bir hakikatin, ifadesi mi?!!! Orayı tam bilemiyorum?

Ayrıca Bünyamin Abi´nin çağdaşları ve her biri bizim ayrı bir abimız olan, yine o mahalleden ve o civar dan gelerek zaman zaman beraber top oynadığımız,Yaşar ve Mehmet Buğra kardeşler, Taki Erdoğan, Salim Koç ve diğerleri.

Enver Fırtına, ağabeylerimizle yaptığımız maçlarda defansta durur, top geçer adam geçmez ifadesinden daha ileri bir ifade ile ?top da geçmez, adamda geçmez ?der gibiydi.

Turan´ın, Mehmet´in, Nurettin´in, İsmail´in, Nadir´in, Yunus´un, Yüksel´in, Metin´in ayrı ayrı halleri? O zamanlara ayrı güzellikler katardı.

Elbette yine takımın kalecilerinden Mahmut Emek´te o kuşak tarafından ´uçan kaleciler´ arasında yerini alırken daha ismi sayılması gereken nice insanlar vardı o çayırın müdavimleri arasında...

Burada ismi yazılanlar ise, ?hatırladığım kadarı ile? o çayırı, o zamanlar en fazla, adımlayan, o çayırın üzerinde- kuşak olarak-koşarak en fazla,? yeşeren otları yeşerdiğine pişman eden kişilerdi!?

Tabi sadece onlar değildi o çayırın müdavimleri. Zaman içerisin de bu isimlere eklenenler olduğu gibi, bu isimlerden çocukluğunu tam geçirmeden de ayrılıp gidenler oldu elbette kendi elinde olmadan.

Bu çayır bizden önce ne kadar kuşaklara oyun alanı oldu, bizden sonra daha ne kadar kuşakları tanıdığını haliyle tam bilmem mümkün değil elbette.

O çayırda oynanan top oyunları daha sonra çayırdan yaklaşık elli metre uzaklıktaki Kadir Ustaların (Muhit) boş olan arsasına taşınmıştı. O sahaya taşındığımız yıllarda, aramıza yeni katılımlar vardı.

Bunlar; Mehmet Sönmez´lere ait evde kiracı olan bir memurun oğlu, Deli Kuş (bu ona verilen bir lakaptı.) Hemen hemen her seferinde yanındaki Göze mahalleli arkadaşları ile o top sahamıza gelerek bizim oyunumuza katılan, Osman Mutlu. Ayrıca; İlhami Çınar, İlhan Özkan, bizden sonraki kuşaklardan olan ve daha sonra uzun yıllar birlikte Kangal Sporda futbol oynadığım Mustafa Buğra. Sonra Orhan Seyhan, Halife Karakaya ve daha niceleri.

Bu yazıyı okuyup benim ismim niye yazılmamış,? bende o çayırda, sizlerle berber olup;? azmı top oynadım?? diyen veya diyecek olanlara: Haklısınız sizleri de yazmalıydım, diyeceğimi çok iyi biliyorum. Hal böyle olunca da, onlara şöyle diyeceğimi de biliyorum.

Gerek sizler gerekse, bizim kuşaklardan önce ve sonra o çayırda benzeri zamanları geçirmiş olan kişiler, bu yazıya (gazetenin internet sayfasında) yorum yaparak kendinizi hatırlatır, böylece yine sizlerde o zamanların; hatıralarında yerlerinizi alabilirsiniz!

Haftaya devam edelim inşallah.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...