reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Yaşananlara dair?(6)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

On beş günlüğüne borç para veriyorum.

Yazının başlığından da anlamış olacaksınız ki bu seferki durum ve yaşanan kefillik değil bir borç para verme hikâyesi dir.

Hem de ne para verme ve ne biçim bir para vermedir ki sormayın. Bu konuda yaşananlar, daha önceki;? iki kefilliğe nerdeyse,? hâşâ rahmet okutacak? bir tarz daydı. Bu durum aslında borç vermek veya birisinin borç alması değil benim, taammüden paramı kaptırmam; borç alanlarında taammüden paramı kapması demekti.

Önceki,? iki kefilliklerin? manevi boyuttaki sıkıntılarına rağmen sonuçta, maddi bir kayıpları olmadan kurtulmuştum.

Elbette manevi kayıpları az olmasa da, içinde bulunduğum şartlar ve çevresel faktörlerin nedeni ile benim bana rağmen olan tesirlerinden dolayı,?Allaha havale ederek? bir nebze teselli bulabilmiştim. Ama bu durum çok başka bir acı tecrübeye sebep oluyordu ki sormayın gitsin. Neyse gelelim işin özüne:

Bana göre, bir dönem memleketimin ve o memleketimin insanları adına bir şeyler yapma dert ve ızdırapı içerisinde başlayıp devam ettirdiğim bir mücadele sonrasında,? zamanın asrına uygun şekilde? cevabını verdiği günler sonrasıydı.

Sıcak bir yaz günü işyerimde yine her gün ki işlerimden biri ile meşgulken birisi yanıma gelerek beni falancalarının önemli bir mesele için acilen çağırdığını söylüyor.

Çağırıldığım ev ise bulunduğum iş yerine çok yakın. Gerçi uzakta olsa ben hiç durur muyum?!!! Gelen kişiye nedir ne değildir demeden hemen kendimi o evin kapısını çalarken buluyorum.

İçeri girdiğimde baba, anne oğul yani tam bir ev ahalisi hep beraber evin içerisindeler. Daha ben hayırdır demeden, sana bir işimiz düştü bunu ne et et. Çok sıkıntıdayız diyorlar da başka bir şey demiyorlar!

Sıkıntılarının ne olduğunu bir kenara bırakarak işin özüne gelecek olursak netice itibari ile adamlara para lazım. Parayı da direk benden istemiyorlar. Kim bilir beklide buda başka bir taktik!

Benden istedikleri şu:Sen falanca adama söylersen o adam seni dinler.Bize on beş günlüğüne hem de,? faizi ile? şu kadar para verisin.Yani sen al ver!!! Buyur, ?ben, para ve istemek? Vay ki vay ?,hem de faizli para!!!...

Yalvarmalar? Mecburiyetleri? On beş gün sonra ödeyeceklerine dair yeminler? Anlatılanlar anlatılanlar? Tamam, hepsi tamamda? Ben hayatı boyunca birisin den ?borç para? istemiş bir adam değilim.

Bırakın ismi geçen insanı, kardeşimden en yakın arkadaşımdan dahi o güne kadar hiç para istemedim. Herhangi bir dostumdan yalandan borç istesem istediğimi varsa verecekleri konusunda en küçük bir tereddüdüm olmamasına rağmen, başkalarından bir şey istemek talep etmek? Vay babam vay! oysa bu benim en zayıf yönümdü ve ben onu çok iyi biliyordum.

İşte orada benim bu yönüm zorlanıyor oysa benim o yönde hiçbir becerim bulunmuyordu.

Buna rağmen onlara da yardım etmem gerektiğini düşünüyor, hatta kendimi ?doğrusu- mecburda hissetmiyor da değildim!

Ne yaparım diye düşünürken kendi elimle kendimi bir bela içerisine attım ki sormayın gitsin.

Haftaya devam edelim

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...