reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

İSTİAZE-3

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İbn Kayyım el Cevziyye (öl. M.1350) varlık dünyasında Allah a (c.c.) yapılan ilk isyanın sebebini şöyle açıklar: Bu alemde Allah a ilk edilen ,isyanın sebebi razı olmamak tır. İblis, Allah Teala nın, Adem i üstün tutması, ona ikram etmesi gibi ne kevni hükmüne, ne de Adem e secde etmesi emri gibi dini hükmüne razı olmamıştır. Adem, cennette kendine mübah kılınan şeye razı olmamış, nihayet ona yasak ağacından yemeyi de eklemiştir ¹

Allah tan (c.c.) razı olmamak demek; Allah ın takdirinden, kazasından, yarattıkları için belirlediği statüden, O nun (c.c.) kula yüklediği yükümlülüklerden razı olmamak demektir. Zariyat suresi ayet 56 da Yüce Rabbimiz Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. buyurmaktadır. Ayetten açıkça anlaşılan yaratılış amacımızın Rabbimize kulluk olduğu gerçeğidir. Bizim için takdir edilen statü budur. Allah a kulluğu hoş görmemek O nun emir yasaklarına itaat etmemek, emir ve yasaklarını yerine getirmeyi kerih görmek sonuç itibariyle O ndan (c.c.) razı olmamak demektir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) insan nefsinde süreklilik arzeden Allah tan kaçma eğilimini yok etmek ve kulun Rabbi ile irtibatının devamlılığını sağlamak için bir dizi söz, dua ve amel tavsiye etmiştir. Bunlardan bir tanesi sabah ve akşam söylenilmesini istediği şu sözlerdir; Radıytu billahi Rabben ve bil islami dinen ve bi Muhammedin Nebiyyen ve Rasulen ². Rab olarak Allah tan din olarak İslam dan Rasul ve Nebi olarak Muhammed (a.s) den razı oldum. Bunları her günün sabah ve akşamında tekrar eden bir mü min her gün doğal olarak razı olup olmadığının da kontrolünü yapar. Aşağıdaki sorular veya benzerleri ile razı olup olmamanın pratikteki konumunun ne olduğunun belirlenebilmesi mümkündür:

1. Allahu tealayı hayatın bütününü tanzim eden, hayatın her alanına müdahil olan, hayatın hiçbir diliminde dışarıda kalmayan bir Rab olarak kabul ediyor muyuz veya böyle olmasını hoşnutlukla karşılıyor muyuz?

2. İslamın yaşamımızın yegane rengi olmasını kabul ediyor muyuz veya böyle olması durumunda hoşnut olur muyuz?

3. Sevgili peygamberimizi kendimize yegane model olarak kabul ediyor muyuz veya onun hayatımızın her noktasında model olmasından hoşnut olur muyuz?

Mü min birey bu nebevi cümleyi her tekrar edişinde; Allah ın razı olduğu bir akla, anlayışa, ahlaka, yaşayışa uygun bir pozisyonda mıdır yoksa tam tersi bir pozisyonda mıdır? Diye kendisini baştan aşağı kontrolden geçirip aklındaki, kalbindeki, söz ve davranışlarındaki Allah ın (c.c.) razı olmadığı olumsuzlukları temizleme durumunda olması gerekir. Aklında, yüreğinde birikmiş tortuları, çöpleri atması gerekir.

Bu girizgah tan sonra yazımızın başat konusu olan iblisin karakter analizine geçebiliriz. Rabbimiz insanın varlık sahnesine ilk çıkışını ve bu çıkışa iblisin gösterdiği tepkiyi A raf suresinde şöyle açıklar:

Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem e secde edin! diye emrettik. İblis in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.A raf/11

Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi. A raf/12

Bakara suresinde ise Rabbimiz iblisin ilahi emre karşı gelişindeki temel hastalığını şöyle açıklar:

Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve (istikbar etti) büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.Bakara/34

İstikbar, istif âl babından türetilmiş bir fiil olup büyüklenmek istemek manasına gelir. Ragıp el isfehani Müfredatında istikbar ile ilgili şu notları düşer. İstikbar; sahip olunmayan bir şeyle veya özellikle övünüp kendini ona sahip gibi göstermektir. Yine istikbar ile ilgili olarak şunlar söylenir: İstikbar; kendisine verilen emre karşı tekebbür etmek, büyüklenmek, büyüklük taslamak anlamında kullanılır.³ İblis kendi iç aleminde büyüklük zehabına kapılıyor ve kendisini diğer varlıklardan üstün görüyordu bu gizli hal ancak Adem le (a.s) imtihan edilince ortaya çıktı.

Allahu Teala Kehf suresi ayet 50 de İblis cinlerdendi, (fe fesaga an emri rabbih) Rabbinin emrinden fısk etti (dışarı çıktı). Buyurur. İblis kainat ta fısk fiilini işleyen ilk varlık ve dolayısıyla ilk Fasık tır. Fasık Bakara suresi ayet 27 de Rabbimiz tarafından şöyle tarif edilir. Ellezîne yengudûne ahdallâhi min ba di mîsâkıh, Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, Evet iblis kul olsun için yaratılmıştı ve kendiside kulluk sözü vermişti. Ne varki, verilen bu söz öylesine ciddi sorumluluk taşıyan bir şeydi ki sözü taahhüt eden dahi sözünde sadakat sahibi olup olmadığını ancak o sözle sınandıktan sonra görebilecekti. İblis te Adem de (a.s) söz leriyle sınandılar. İkisi de sözlerinde duramadılar. Ancak sonrasında ise ikisinin de tavrı birbirinden çok farklı oldu!...

1 Medaricus Salikin Cilt 2 S.184

2 Tırmızi Hasen Sahih

3 Mukatil bin Süleyman El Eşbah v en-Nezair Fi l-Kur ani l-Kerim

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...