reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Yaşananlara dair?(5)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

(Ah, benim şu kefilliklerim!)

?Oysa ben senedi önüme koyan kişinin ahlakın az çok biliyordum! Tabi yine biliyordum ki; karşımdaki kişiye söyleyeceğim, anlatacağım onun anlayacağı hiçbir şey de yoktu.

Bana karşı bunca yıl sonra,? eski tanıdığım hal ve tarzdaki hali ile gösterdiği içtenlikle benimsenen hal? bana diyecek bir şey bırakmıyordu.

O gün o anda biri bana;? bu adam bu borcunu öder mi?? diye sorsa, ben hiç mümkün değil derdim. Peki,? öyleyse senedi niye imzaladın?? derseniz, vallahi? ?o anda onu, o odada bulunana tanıdığım/tanımadığım insanların yanında reddederek mahcup edecek bir halde bırakmaya gönlüm razı olmuyordu!?

Oysa ben onun o senedini o gün, imzalamayarak mahcup etseydim, odada bulunan ve onu tanımayan pazarlamacılar veya o anda orada bulunan diğer tanıdıklarım ne düşünürse düşünsün?

Onu tanıyanlar, benim ona ait senetlere kefil olmamamı doğru bir davranış olarak kabul eder, hatta kefil olmadığımı duyan başka tanıdıklar bile beni anlayabilirdi.

Ama bir gerçek vardı ki; bu bildiklerimin hiçbir bu eski tanıdığım; uzun yıllardır hiçbir iliğim ve alakam olmayan, zaten olma ihtimalide olamayacak bu insana yok dememe sebep olamıyordu.

Ve olamadığı için;(parayı bilmediğimiz/tanımadığımız paranın, hayatımızda çokta yerinin olmadığı dönemlerde ?aynı ortamda bulunup onun, komik hal ve davranışlarına gülüp tebessüm ettiğimiz dönemin çağın zamanın hatırına olacak ki??) attım yine bir kefillik imzası.

İmzayı attım atmasına da,? peki, sonuç ne oldu??diye sormadan ne olacağını zaten tahmin etmiş olmalısınız!

Evet, bildiğiniz veya tahmin ettiğiniz mukadder sonuç yine olacak şekliyle sonuçlandı.

Yani çok geçmeden,? ödenmeyen çekler ?dolaysısı ile iş geldi kefile dayandı yani o bilinen,? kefilin ya saçı ya sakalı? diye ifade edilen husus gerçekleşti.

Gerçekleşti de, nemi yaptım? Söyleyeyim.

Bir kere şunu çok iyi biliyordum. Onu aramamın, hatta eğer bulabilirsem ona o anda her hangi bir şekilde laf anlatmamın, içinde bulunduğum duruma bir katkısı/faydası olmazdı. Hatta sizin şu anda aklınıza gelerek söylediğiniz veya söyleyeceğiniz sözleri ona o an söylemiş olsam da sonuç almamın imkânı yoktu. Hatta ona kızsam da sonuç değişmezdi.

Gerçi o kendine kızmama fırsat vermeden beni bir şekilde o şartlarda bile güldürecek bir muziplik yapar. Sen merak etme ben öderim diye ödemeleri tekrar üzerine alır ve daha sonra o gün ödenecek miktar tekrar katlanarak bana geri dönerdi.

Eh nede olsa kendince bir gönül adamı olan (!) paraya pula değer vermeyen bu enginlik psikolojisindeki zatı muhteremi hiç aramadım, sormadım. Tabi bu arada da kefillikten dolayı başıma bela olan,? borç miktarını da ödedim.

Sonrada onun çalıştığı kurumdaki biri iki arkadaşımın yardımı ile yine o adamla hiçbir zaman o konuda hiçbir şey konuşmadan; ödediğim paraları alma imkânı oldu.

İşin ilginci onun maaşından kestirilerek,? kesilen miktarı? alıp bana getiren arkadaşa da o kişinin bu kesilen paraya karşı hiçbir zaman itiraz etmediğini, tabi ki; kefillikten dolayı benim karşı karşıya kaldığım durum dolayısı ile de bana her hangi bir mazeret göstererek özür beyan etmediğini de söylemiş olayım.

Bu yaşananlardan sonra onunla hiçbir ortamda karşı karşıya geldiğimi hatırlamıyorum, ayrıca kaç kez karşılaştığımı da bilmiyorum. Ama şunu iyi biliyorum ki bu konu ile ilgili daha sonra onunla hiçbir konuşmamız olmadı.

Tüm bu yaşananlar dolayısı ile de doğrusu ona hiç kızmadım. Bugün yıllar önce vefat etmiş olan o abiye Allah rahmet etsin derken; onun isimi geçen bir ortama rast gelirsem hatırlayacağım şeyler ise; onun konuşmaları ile bize tebessüm ettirdiği yıllar olacak ve o yıllara ait yaşanmışlıklar aklıma gelecektir. Haftaya devam edelim.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...