KANGAL NEDEN UYUYOR?
Sevgili hemhşehrilerim.İlçemizin nabzını başarıyla tutan ve çoğu zaman da gündemini belirleyen, bilhassa uzaktaki hemşehrilerimize buralarda olup bitenleri aktaran ilçemizin gazetesinde yazı yazma fikri oluşunca heyecanlanmadım desem yalan olur.
Bizler Kangal ın çocuklarıyız. Burada doğduk bu sokaklarda büyüdük. Sevinçleriyle mutlu olduk, kederleriyle üzüldük. Oysa bu gün Hem ailelerimiz hem de toplumumuz adına sorumluluk alma çağına geldiğimizde ilçemizdeki bir çok şeyin küçükken gördüklerimizden daha vahim noktada olduğunu kavramaya başladık. Neydi bu Kangalın bahtsızlığı, bir adım dahi ilerleyemeyişi? Eminim birçoğumuzun kafasını kurcalar durur bu soru.
Bir toplumun elindeki sosyal,kültürel ve ekonomik imkanlar o toplumun ilerlemesindeki en büyük etmenlerdir. Sahip olduğumuz kültürel ve ekonomik imkanları gereği gibi değerlendirmek sosyal yaşantımızı güçlendirdiği gibi yaşam kalitemizi de yükseltir.. Bu anlamda ilçemizin elindeki bir çok imkanı değerlendiremediğini görmek hep içimizi acıtmıştır.Ekonomik anlamda ülkemizin birçok bölgesine nasip olmayan termik santrali,kömür işletmesi gibi kuruluşlara sahipken bu kuruluşlardan yeteri kadar yararlanamayışımız, yararlanamadığımız gibi de katkısının olmayışı bir çok soruyu beraberinde getiriyor. Sorun kuruluşlarda mı yoksa ilçe halkımızın da içinde bulunduğu siyasi iradelerde mi?
Dünya üzerinde bir örneği dahi bulunmayan balıklı kaplıca ve ismini ilçemizden alan Kangal çoban köpeği türü gibi turizm anlamında belkide dünya kültürel mirası korumasına alınabilecek değerlerimizi göz göre göre heba etmekteyiz. Bu iki değerin Türkiye üzerinde herhangi başka bir yörede olsa nasıl değerlendirileceğini düşünmek insanı ürkütmeye yeter. Köpeğimizle alakası olmayan birçok yörelerde açılan Kangal köpeği yetiştirme ve geliştirme çiftliklerini görünce Kendi tesisimizden utanıyoruz. Bizler ise sadece ismi uluslararası olan ama bölgesel bile olamayan Kangal çoban köpeği ve koyunu festivalini bile adına yakışır şekilde yapmaktan aciziz. 12 13 kez düzenlenen festivalimize bırakın uluslar arası katılım yaptırmayı siyasi anlamda kendi siyasetçilerimizi bile çekememişiz. Kaplıca turizmimiz ise başlı başına bir facia ve başlı başına bir yazı konusu.
Orta Anadolu nun neredeyse en kaliteli buğdayını yetiştiren ilçemiz bu konuda da sınıfta kalmıştır.Buğday yetiştirecek arazisi bile bulunmayacak durumda olan Gürün ilçesi Kangal buğdayını işleyerek Gürün bulguru, Gürün yarması markasıyla tekrar bizlere satması trajikomik bir olaydır. İlçe geçmişi Kangal ın dörtte biri olan Ulaş ilçesi bile Kendi adı ile ayran,yoğurt tereyağı gibi ürün patentleri oluşturmuşken bizlerin elindeki değerleri heba etmesi belki ağır bir ifade olacak ama ilçeye ihanete eşdeğerdir.
Geç kalmış olmakla beraber ivedi olarak yerel yönetimimiz ve kaymakamlık öncülüğünde sivil toplum örgütleri ve halkımızında katılımıyla birlik ve beraberlik içerisinde dinamiklerimizi harekete geçiremezsek maalesef ki çocuklarımıza bozkır içerisinde gelişmiş güzel bir ilçe yerine sıradan bir belde bırakmak zorunda kalacağız....
Gelin değerlerimize hep birlikte sahip çıkalım; çok daha geç olmadan.
Sevgiyle kalın