reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

SİVAS’TA GÖÇÜN DURDURULMASI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Konu Sivas olunca çoğu Sivaslı övgüler dizer memleketine. Bir kültür medeniyetleri şehri, tarih, ozanlar, türküler şehri. Sözün yurdu, sazın yurdu, sözün, sazın canlı kaldığı yer. Üç büyük suyun ( Yeşilirmak, Kızılırmak, Fırat ) beslediği,oluşturduğu üç farklı Sivas coğrafyasında birbirini tamamlayan kültürlerin şehri.Selçuklu eserleriyle süslü, en çok Selçuklu eserlerini taşıyan il. Coğrafik olarak En Büyük ikinci il, 8 ille çevrili, tüm Orta Anadolu’yu yansıtan il.

Sivaslı memleket sevgisine de vurgu yapar.Sevince yüreğiyle sever, sırt verir Sivas’a. Hesapsız kabul eder Sivas’ın çilesini.Birleştiricidir insanı. Buradan doğmuştur Milli cemiyetlerin bir araya gelişi, Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nın kuruluşu, birleştiriciliği diyerek son sözünü söyler: “Anadolu’nun yüreğidir Sivas

Bu sözlerin altında göç vardır, memleket hasreti vardır. Ekonomik yönden hallenmeyişin ezikliğini kapama vardır. Gerçekleşmeyen hayallerin diri tutulması vardır. Anadolu insanının toprağa bağlılığı vardır. Gerçekten de yukarıda sayılan özelliklere, bağlılığa, sevgiye rağmen Sivas’ta ağır göç vardır. Sivas her beş yılda bir nüfusunun 1/5 ini kaybeden bir şehir. Sebep, aş ve iş kapılarının daralması, tarımın, hayvancılığın yani çiftçiliğinbırakılmasıdır. Göçü, günümüz şehirleşmesine bağlamak, tek sorumlu olarak şehirleşmeyi görmemek gerekir. Ana sebep yöre insanının aş ve iş kapılarını Sivas’ın dışında aramasındandır.

İlgililer o geniş coğrafyanın, 1200 köyün büyük bir kısmının terkedilişine, sahipsizliğine, ıssızlığına seyirci kalamazlar, STK’ları da hükümetlerin gözüne bakarak bekleyemezler.Sivas’ın zenginliğinin değerlendirilmesi, göçün durması, tersine göçün oluşması, yetişen nesile Sivas’ın cazip hale getirilmesi için düşünceler geliştirilmeli ve bu yönde eylemler yapılması gerekmektedir.

Sivas Hayvancılık şehri; Her birkaç ilçeyi hedefleyen et ve süt işleme, et ve süt son ürün oluşturma Organize sanayilerinin kurulması talep edilmelidir.

Sivas Tarım Şehri; Her bir kaç ilçesinde tarım ürünleri işleme, hububatta makarnadan irmiğe kadar, tutkala kadar uç ürünlerin oluşturulması için organize sanayilerinin kurulması talep edilmelidir.

Sivas Madenler Şehri; Yerinde maden işleme tesislerinin kurulması için tavır almak , baskı oluşturmak her Sivaslının, her STK’ nın görevi olmalıdır.

Bunlar olacak ki göç olmasın. Her kesime hitap eden iş kapıları olacak ki tersine göç olsun. Sivas içinde, Sivas dışında eğitim almış mühendisler, biyologlar, ziraatçılar, veterinerler, teknisyenler, kalifiye işçiler aş kapısı olarak, iş kapısı olarak Sivas’ı görsünler. İşte o zaman Sivas’ın taşı toprağı altın olur. Sivas da “ Altın Şehir “ olur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...