reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11

Kurumuş kalplere

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Şöyle söylenir: İlk yapılan kazadır, ikincisi hata, üçüncüsü ise tercih. İsrail terör örgütü, bir milletin direncini kırabilmek için, çocukları bilerek katlediyor. Ahlaken dibe vurmuş bir rejimin yaptıkları ve tahammülü güç sahneler, fotoğraflar. Bu çocukların hesabını nasıl vereceğiz? Evinin bahçesinde oynayan üç sabi, beş aylık bir bebek, güvercinlere yem vermek için çatıya çıkan kardeşler, kumsaldaki dört güzel arkadaş: Ahmet, İsmail, Muhammed, Zekeriya. Yaş ortalamaları, on. İnsanlığın vicdanına koşarken... Gazetecilerin gözü önünde... Bütün bu yaşananlar, bize hep şunu anlatıyor, hatırlatıyor: Bu dünyada İsrail oldukça, insanlık olmayacaktır. O halde, yüksek sesle yazalım: Katil İsrail, yeryüzünden defol!\n

Çocuk ne demek? Ümidimiz, neşemiz, kuvvetimiz; sadece geleceğimiz değil, geçmişimiz. İnsan yanımız. Gülen yüzümüz. Masumiyetimiz. Behçet Necatigil, `biz böyle eğilmezdik, çocuklar olmasaydı` demişti. Zayıf tarafımız. Siyonist katiller, adeta, çocuklar üzerinde atış talimi yapıyor. Birbirlerinden beterler. Sözde sivilleri de, benzin içirdikleri Filistinli bir genci ateşe veriyorlar. Sabah namazına giderken. Henüz on yedi yaşında. Bir Muhammed daha.

`Buna yürek dayanmaz` denilen ne varsa, hepsi, aynı anda yaşanıyor.

***

İsrail, iyiliğe karşı kötülük yapmanın adıdır. Şer kişidir. İnsafsızlığın ete kemiğe bürünmüş halidir. Dolayısıyla, insanlığa aykırıdır. Çünkü insana mahsus hiçbir değeri gözetmiyorlar. Cami, hastane, cankurtaran. Mübarek gün ve geceler. Neredeyse her ramazan ayında, masum insanların kanını akıtıyorlar. Pis işlerini, gâvurluğuna, iftar ve sahur saatlerine denk getiriyorlar. Öyle bir cinnetin, cenderenin, çıkmazın içindeler ki, ağaçları bile düşman olarak görüyorlar. Yazık.

Ateşkesin konuşulduğu vakitlerde, işgale kalkışıyorlar. Sözleri söz değil. Önce masayı yok et, sonra da `masaya oturmuyorlar` de.

Hiçbir ayrım yapmadan, bir milletin üzerinde, yasaklanmış silah ve zehirli gaz kullanıyorlar. Kalpleri kurumuş.

Evleri telefonla arıyor ve `vuracağız, otuz saniye içinde boşaltın` diyorlar. Sivil kayıpların çokluğu karşısında, cevapları hazır: `Uyarmıştık.` Utanmazlar. Unutmayalım ki, utanması olmayanın, kendisi de yoktur.

Duvarlarını, `Araplar gaz odalarına` yazıları süslüyor. Böylece, `merhametten maraz doğar` sözünü doğrulamış oluyorlar. Acı ama gerçek.

Evet, kötü niyetli birine, iyilikle ne anlatabilirsiniz? Yalancıya, doğru konuştuğunuzu ispat etmek. Devlet terörü uygulayanlara diplomatik dille karşılık vermek. Artık bunları geçelim.

***

İnsanlık haini İsrail`in kara operasyonuna başladığı saatlerde, Mısır`daki darbeciler, Mursi`nin oğlunu tutukladılar. Abdullah. Böyle bir ahlak. Böyle bir Müslümanlık.

Askerî darbeden bir gün sonra, `Kudüs`ün kurtuluşunu göreceğime inanıyordum. Mısır`daki silahlı adamlar, Mursi`ye değil, işte bu inanca darbe indirdiler` diye yazmıştım. Şimdi, ortaklaşa, Müslüman Kardeşleri katlediyorlar. Darbeciler, Gazze kuşatmasının eksik parçasını tamamlıyor. Hem ağız, hem işbirliği.

Bangladeş ve Yemen`den Suriye`ye, Filistin`den Mısır`a kadar geniş bir coğrafyada Müslüman Kardeşler`e operasyon düzenleniyor. Ümmetin umuduna. Kendi adıma, on yedi aralık girişimine de böyle bakıyorum. `Güneydeki dostlarını` rahatlatmak için.

Ölüsü olan gülmüş de, delisi olan gülmemiş. İsrail`in varlığından beri, İslam dünyasının durumu budur. O deliyi uslandırmak, umarım bize nasip olur.

Zamanın en karanlık yerindeyiz. Güneş, inşallah, bizim topraklarımız üzerinden doğacak. Bugün veya yarın. Bir kez daha görüyoruz ki, ne varsa, Türkiye`de var.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...